İSTEMİN ÖZETİ: Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde teknisyen olarak görev yapmakta olan davacının, hakkında yapılan soruşturma sonucunda Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ/PDY) faaliyetleri ile ilişkili olduğu gerekçesiyle 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 8/d fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına dair Afyon Kocatepe Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun 06.09.2016 gün ve 2016/410 karar sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacının Fetullahçı Terör Örgütü ile irtibat yahut ilgisinin olup olmadığının tespiti için davalı idarece yapılan inceleme ve araştırma sonucu elde edilen bulgular ile dosyada bulunan diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının anılan örgüt ile irtibatlı olduğu sebebiyle OHAL döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kapatılan .......... üyesi olduğu ve bu üyeliğini 15 Temmuz 2016 tarihinden sonrasına kadar devam ettirdiği, örgütle irtibatlı Bank-..........'da hesabı bulunduğu, çocuklarının örgütle ilintili Afyon Zafer Koleji'nde eğitim aldıkları, örgütle ilintili olup Afyonkarahisar’da yapılan Türkçe Olimpiyatları'na görevli olarak katıldığı, örgütle ilintili kimse yok mu derneğine zaman zaman bağışta bulunduğu, arkadaşları ile yaptığı konuşmalarda içinde bulunduğu grubun Türkiye'nin en büyük cemaati olduğu ve Cumhurbaşkanı tarafından bitirilecek ilk cemaat olduğu yönünde beyanlarının bulunduğu anlaşılmış olup, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY) ile irtibatı, iltisakı olan ve bu irtibat-iltisakını kesmeyerek anılan örgüt tarafından 15.07.2016 tarihinde gerçekleştirilen hain darbe teşebbüsüne kadar örgütün güdümündeki sendika üyeliğini devam ettiren ve 22.11.2016 tarihli ve 29896 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli listede ismine yer verilmek suretiyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılan davacının Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY) ile bağlantısının bulunduğunun tespiti nedeniyle 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Afyonkarahisar İdare Mahkemesi'nce verilen davanın reddine ilişkin 20.02.2018 tarih ve E:2017/876, K:2018/120 sayılı kararın, davacı tarafından; Devlet kurumlarının izni ve onayı ile kurulan ve faaliyetlerine devam eden kurumlarla ilişki içinde olmanın, banka kartının olmasının suç oluşturan eylem olarak kabul edilemeyeceği, Bakanlar Kurulu'nun Anayasa ve yasaların kendisine vermediği bir yetkiyi kullanmak suretiyle işlem tesis ettiği, hakkında soruşturma açılmadığı ve savunma hakkı verilmediği, dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturacak herhangi bir delil veya belge ortaya konulmadığı için işlemin sebep unsuru yönünden de iptal edilmesi gerektiği, tesis edilen işlem sebebiyle hiçbir gelirinin bulunmadığı ve ailesine bakmak için gerekli maddi yeterliliğin olmadığı, dava konusu işlemin Anayasa'ya aykırı olduğu, şekil, konu, yetki ve maksat unsurları açısından sakatlık içerdiği iddialarıyla istinafen incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi ile istinafa konu Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce, Afyonkarahisar İdare Mahkemesi'nin 20.02.2018 tarih ve E:2017/876, K:2018/120 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Dairemizin 07.06.2018 tarih ve E:2018/1005, K:2018/1090 sayılı kararının, Danıştay Beşinci Dairesi'nin 27.11.2018 tarih ve E:2018/4608, K:2018/17734 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularakişin gereği görüşüldü;
Dava, Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde teknisyen olarak görev yapmakta olan davacının, hakkında yapılan soruşturma sonucunda Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ/PDY) faaliyetleri ile ilişkili olduğu gerekçesiyle 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 8/d fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına dair Afyon Kocatepe Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun 06.09.2016 gün ve 2016/410 karar sayılı işlemininiptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini, temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik Devletimize ve milletimize karşı 15.7.2016 günü başlatılan darbe girişimi üzerine; kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasa’nın 120. maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nu çerçevesinde; Milli Güvenlik Kurulu'nun 20.7.2016 tarihli ve 498 sayılı kararı ile Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesi üzerine, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu'nca ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde onaylanan karar 21.7.2016 tarihli ve 29777 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu çerçevede; Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnameler yürürlüğe girmiş ve bu Kanun Hükmünde Kararnamelerle, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu belirlenen kişiler, iki yöntemle kamu görevinden çıkartılmıştır. Bunlardan birincisi, Kanun hükmünde kararnamelerin ekindeki listede isimlerine yer verilmek suretiyle başka bir işleme gerek kalmaksızın doğrudan kamu görevinden çıkartılma şeklinde, diğeri ise yine Kanun hükmünde kararnamelerde yer alan "kamu görevlilerine ilişkin tedbirler"başlığı altında çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin kamu görevinden çıkartılmasının usul ve esaslarını düzenleyen ve bu kapsamda personelin görev yaptığı kurumda oluşturulan kurullar tarafından tesis edilen işlemlerle kamu görevinden çıkartılma şeklinde olmuştur.
Kanun hükmünde kararnamelere ekli listelerde isimlerine yer verilmek suretiyle başka bir işleme gerek kalmaksızın doğrudan kamu görevinden çıkartılan personelin açmış olduğu davalarda idare mahkemelerince, genellikle anılan kanun hükmünde kararnamelerde söz konusu kamu görevinden çıkarılma konusunda idareye herhangi bir değerlendirme yapma ya da başka yönde işlem kurma yetki ve görevi verilmediği, kanun niteliğini taşıyan hukuki bir düzenleme ile kamu görevinden çıkarılma işlemi gerçekleştirildiği, dolayısıyla davalı idarece tesis edilmiş, idari davaya konu olabilecek bir idari işlemin bulunmadığı ve davanın esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle "davaların incelenmeksizin reddi yönünde"kararlar verilmiştir. Buna karşın, Kanun hükmünde kararnamelerde belirlenen usul ve esaslara göre personelin görev yaptığı kurumda oluşturulan kurullar tarafından tesis edilen kamu görevinden çıkartılmaya ilişkin işlemlere karşı açılan davalarda, idare mahkemelerince uyuşmazlığın esasının incelenmesine devam edilmiştir.
Bu arada, personelin görev yaptığı kurumda oluşturulan kurul tarafından tesis edilen kamu görevinden çıkartılmaya ilişkin işlemlere karşı açılan davaların incelemesi devam ederken, aynı personelin bu kez Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamelerin ekindeki listelerde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı hallerde, yasa hükmünde olan kanun hükmünde kararname ile kamu görevinin herhangi bir işleme gerek kalmaksızın doğrudan sonlandırılmış olması karşısında, idare tarafından oluşturulan kurulun tesis ettiği kararın kendiliğinden ortadan kalktığı ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle kimi idare mahkemelerince dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde kararlar verilmiştir.
Bir idari işlem açıkça idare tarafından geri alınmadığı veya bir başka işlemle yürürlükten kaldırılmadığı ya da idare mahkemesince iptal edilmediği sürece hukuk aleminde varlığını sürdürecektir. Bu nedenle, kanun hükmünde kararnamenin ekindeki listelerde ismine yer verilmek suretiyle başka hiçbir idari işleme gerek kalmaksızın doğrudan kamu görevinin sonlandırılmasına dair tasarruflara karşı açılan davalarda idare mahkemelerince, kanun hükmünde kararnamelerin kanun niteliği taşıdığı gerekçesiyle "incelenmeksizin ret" kararları verildiği de göz önünde bulundurulduğunda, personellerin görev yaptığı kurumda oluşturulan kurullar tarafından tesis edilen kamu görevinden çıkarma işlemlerine karşı açılan davaların (idari işlemden sonra çıkartılan kanun hükmünde kararnamenin eki listesinde aynı personelin ismine yer verilmek suretiyle ikinci kez görevine son verilmiş olsa bile idari işlemin hukuken yürürlükte olması nedeniyle) esastan sonuçlandırılması gerektiği açıktır.
Ancak, 23.01.2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 1 inci maddesi ile Anayasa'nın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21.07.2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuş; Komisyonun, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi konularındaki başvuruları değerlendirip karar vereceği belirtilmiş, yine aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin "yargı denetimi" başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasında, Komisyon kararlarına karşı idari dava açma hakkı tanınmış olup, Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nca belirlenecek Ankara idare mahkemelerinde iptal davası açılabileceği hükme bağlanmış, "Geçiş Hükümleri" başlıklı geçici 1 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında ise; komisyonun görev alanına giren konularda daha önce herhangi bir yargı merciine başvurmuş veya dava açmış olanlar için de 7 nci maddedeki usul ve sürelerin uygulanacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, 29.4.2017 tarih ve 30052 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 690 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 56 ncı maddesiyle 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yukarıda yer verilen geçici 1 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına, "Bu dosyalar hakkında yargı mercilerince karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların yaptıkları masrafların üzerlerinde bırakılmasına dosya üzerinden kesin olarak karar verilir, vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu dosyalar, yeni bir başvuru şartı aranmaksızın incelenmek üzere Komisyona gönderilir." hükmü eklenmiştir.
Böylece, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnamelerin ekindeki listelerde isim belirtilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılma yönündeki idari tasarruflara karşı dava açılmadan önce Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na başvurunun zorunlu bir yol olduğu, bu kapsamda Komisyonun görev alanına giren konularda daha önce herhangi bir yargı merciine başvurulmuş veya dava açılmış ise bu dosyaların da yargı yerlerince yeni bir başvuru şartı aranmaksızın incelenmek üzere Komisyona gönderileceği, dolayısıyla doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen işlemlere karşı değil, Komisyonca verilen kararlara karşı iptal davası açılabileceği dikkate alındığında; personelin çalıştığı kurum bünyesindeki kurul kararı ile ilk olarak kamu görevinden çıkarıldığı, daha sonra da Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamelerin ekindeki listelerde ismine yer verilmek suretiyle ikinci kez kamu görevine son verildiği hallerde, hem kurum bünyesinde oluşturulan kurul kararına hem de inceleme komisyonunca verilen karara karşı iptal davaları açılmasına olanak bulunduğu ve esasen personelin hem kurul kararıyla hem de kanun hükmünde kararname ile kamu görevinden çıkarılmasının "sebep" unsurunun her iki halde de aynı olduğu; yani Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamelerden kaynaklandığı ve ilgililerin "(...) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatının (...)" bulunduğundan bahisle kamu görevinden çıkarıldığı açıktır. Bu nedenle, anılan her iki işleme karşı açılan davalarda yargı yerlerince verilecek kararların uygulanması aşamasında ortaya çıkabilecek hukuki sorunların da önlenmesi amacıyla Mahkemece; öncelikle personelin ilgili kanun hükmünde kararnamenin ekli listesinde isminin yer alması nedeniyle kamu görevinden çıkartılması işlemine karşı dava açıp açmadığı, dava açmış ise 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gereğince dava dosyasının İnceleme Komisyonuna gönderilip gönderilmediği, kanun hükmünde kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına karşı dava açmamış (ya da dava açmış) olsa bile Komisyona başvurma hakkını da kullanabileceğinden, personelin Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuruda bulunup bulunmadığı ve Komisyonca başvuru hakkında bir karar verilip verilmediği veya Kanun Hükmünde Kararnamenin ekli listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmasının iptali istemiyle açılmış dava nedeniyle 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince Komisyona gönderilmesi gereken bir dosyasının mevcut olup olmadığı (Komisyonca verilecek karar hem personelin hukuki durumunu hem de davacının çalıştığı kurum bünyesinde oluşturulan Kurul tarafından verilen kamu görevinden çıkarma işlemine karşı açtığı davada yargı mercilerince verilecek kararın hukuki sonucunu etkileyeceğinden) araştırılması, şayet personelin herhangi bir davası veya Komisyona başvurusu yok ise Anayasa'nın 36 ncı maddesiyle de koruma altına alınan hak arama hürriyetinin engellenmemesi için, davacının çalıştığı kurum bünyesinde oluşturulan kurul kararı ile ihraç edilmesi işleminin iptaline konu uyuşmazlığın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde teknisyen olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinin 8. fıkrası ile değişik (d) bendi uyarınca Üniversite Yönetim Kurulu'nun 06.09.2016 tarih ve 2016/410 sayılı kararıyla kamu görevinden çıkarıldığı ve bu işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davayı açtığı, dava açıldıktan sonra davacının bu kez de22.11.2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin ekindeki 4 sayılı listenin Yükseköğretim Kurumları İdari Personel kısmının 77. sırasında ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ekindeki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmasına dair tasarrufa karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurabileceği ve Komisyonun vereceği karara karşı da dava açabileceği, söz konusu Kanun Hükmünde Kararnameden önce davacının çalıştığı kurum bünyesinde oluşturulan Kurulun kararına karşı açtığı davanın sonuçlandırılması halinde, anılan yargı kararının Komisyonun vereceği kararı etkileyeceği gibi Komisyon kararına karşı açılacak davada verilecek kararı da etkileyeceği dikkate alındığında, idare mahkemesince, anılan hususular araştırılmaksızın verilen kararda hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun KABULÜNE, istinaf istemine konu Afyonkarahisar İdare Mahkemesi'nin20.02.2018 tarih ve E:2017/876, K:2018/120sayılı kararının KALDIRILMASINA, Dairemiz kararında yer verilen gerekçe doğrultusunda yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Afyonkarahisar İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, mahkemece verilecek kararla birlikte istinaf ve temyiz aşamalarına ilişkin yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde doğrudan Dairemiz'e veya Dairemiz'e iletilmek üzere anılan Kanun'un 4 üncü maddesinde sayılan yerlere verilecek dilekçe ile Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 12/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)