(2577 S. K. m. 17) (3201 S. K. m. 55) (Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik m. 4)
İSTEMİN ÖZETİ: ... İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde emniyet amiri olarak görev yapan davacı tarafından, 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun 25.05.2018 tarihli ve 2018/1 Sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı maaşlarının yasal faiziyle birlikte idarece ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddine yönelik İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin 28/12/2018 tarih ve E:2018/1362, K:2018/2242 Sayılı kararının; işleme dayanak alınan adli dosyalarla ilgili takipsizlik verildiği, disiplin dosyalarının işlemden kaldırıldığı, meslek hayatı boyunca aldığı tek disiplin cezasının 2010 yılındaki kınama cezası olduğu, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek ve istinaf dilekçesinde belirtilen diğer iddialarla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince; duruşma yapılmasına gerek bulunmadığından, davacının bu yöndeki istemi 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek dava dosyasındaki bilgi/belgeler incelendi ve işin gereği görüşüldü:
KARAR : Dava;... İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde emniyet amiri olarak görev yapan davacı tarafından, 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun 25.05.2018 tarihli ve 2018/1 Sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı maaşlarının yasal faiziyle birlikte idarece ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; "...Olayda, dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının .... Emniyet Müdürlüğü kadrosunda Emniyet Amiri olarak görevli iken; ...Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2017 tarih ve Sor.No:2016/910 Karar No:2017/646 Sayılı "Adli Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs" suçlaması ile yapılan soruşturmada Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına dair karar verilmesi üzerine araştırma/gerekirse soruşturmak üzere muhakkik görevlendirildiği, (davacının 14.12.2018 havale tarihli beyan dilekçesinde ise disiplin soruşturma dosyasının 05.09.2018 tarihinde işlemden kaldırılması kararı verildiği beyan edilmiştir) ; İstanbul Emniyet Müdürlüğü kadrosunda Emniyet Amiri olarak görevli iken; İstanbul Emniyet Müdürünün emriyle başlatılan kursa geç geldiğinden bahisle hakkında soruşturma başlatılmış ise de İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü'nün 11.10.2018 tarih ve E.2018101008483989091 Sayılı yazısıyla, soruşturmada görevlendirilen soruşturmacı tarafından "Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına" dair görüş bildirildiği, dosyanın son savunma aşamasında olduğu; Sivas Emniyet Müdürlüğü kadrosunda Emniyet Amiri olarak görevli iken; hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı Sivas Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada, 13.11.2017 tarih ve Soruşturma No:2017/15624 Karar No:2017/8517 Sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verilmesi üzerine araştırma /gerekirse soruşturmak üzere muhakkik görevlendirildiği, tahkikatın devam ettiği, (davacının 14.12.2018 havale tarihli beyan dilekçesinde ise disiplin soruşturma dosyasının 20.07.2018 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verildiğini beyan ettiği); İstanbul Emniyet Müdürlüğü kadrosunda Başkomiser olarak görevli iken; Maltepe İlçe Emniyet Müdürlüğü bağlı araçların akaryakıt ihtiyacının 2010 yılında yapılan ihaleyi kazanan şirket tarafından sınırlı sayıda düzenlenen manyetik kartlarla yapıldığı, yapılan denetimlerde; davacıda bulunan manyetik kart ile kendisine ait araca yakıt aldığının kamera kayıtlarından tespit edilmesi üzerine yapılan idari soruşturmada; İstanbul İl Polis Disiplin Kurulunca 09.11.2010 tarih ve 2010/4306 Sayılı kararıyla görev sırasında veya dışında yasaklanan tutum ve davranışlarda bulunmak suçundan dolayı kınama cezasının verildiği, Uyap üzerinden yapılan sorgulamada, anılan cezanın iptali istemiyle İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nin 2011/424 esasına kayden açılan davada, Mahkemenin 26.04.2012 tarih ve K:2012/909 Sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan mahkeme kararının ise temyiz edilmeden kesinleştiği görülmüş olup, adli yönden yapılan soruşturmada ise, Kartal Sulh Ceza Mahkemesi'nin 27.10.2011 tarih ve 2011/1103 Sayılı dosyasından ise görevi kötüye kullanmak suçundan ise beraat kararı verildiği, anılan kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Yüksek Değerlendirme Kurulunun disiplin ve hiyerarşiyi bozmamak için mevcut boş kadrolara en kıdemli ve liyakatliyi tespit ederek bu sıralamaya göre terfi işlemlerini yapması gerekmektedir. Polis amirlerinin bir üst rütbeye atanmalarında kıdem ve liyakatın esas olduğu, bulundukları rütbedeki en az bekleme sürelerini dolduranların bu esaslara göre yasa ve yönetmelikte yer alan diğer hususların değerlendirilmesi sonucu bir üst rütbeye atanabilecekleri açıktır. Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmeliğin 4. Maddesinde de; liyakatin "...personelin geçmiş hizmetlerinde almış olduğu cezalar ve geçirdiği soruşturmaların niteliğine göre belirlenecek terfi yeterliliği olarak" tanımlandığı, 3201 Sayılı Kanun'un 55. maddesiyle; idareye, kişileri kıdem ve liyakata göre değerlendirmeye tabi tutarak terfi ettirirken kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olarak takdir yetkisi tanınmış olması hususları dikkate alındığında; terfi ettirilecek personelin sadece bulunduğu rütbedeki soruşturma ve cezalarının değil, tüm meslek geçmişinin bir bütün olarak değerlendirilerek karar verilmesinde mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Dolayısıyla olayda, davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmesi yönünden kıdemi yerinde olmakla birlikte, bir üst rütbeye terfi durumu değerlendirilirken, emniyet hizmetinin özelliği ve gereklerine uygun olarak, kıdemin yanı sıra, geçmiş hizmetlerinin de dikkate alınacağı açık olduğundan, yukarıda açıklanan hizmete ilişkin hususlar değerlendirilmek suretiyle ve idarenin takdir yetkisi kapsamında olacak biçimde tesis edilen davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin idari işlemin davacıya ait kısmında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 55. maddesinin 4. fıkrasında; ''Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurallarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır.'', 11. fıkrasında; '' Kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülmesi için;
a-) Bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması,
b-)Bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanının alınması,
c-) Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması,
d-) Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitimde başarılı olunması, şarttır.'' hükümlerine yer verilmiştir.
10.5.2015 tarih ve 29351 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinde "Liyakat", personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliği olarak tanımlanmış; "Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının değerlendirme ve karar usulü" başlıklı 20. maddesinde, " (1) Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurulları, terfi edecek personel hakkında;
a-) Bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini,
b-) Mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini,
c-) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarını,
ç) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, verilen disiplin cezalarını,
d-) Hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini,
e-) Bu Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verirler.
(2) Birinci fıkranın (d) bendi kapsamında yapılacak değerlendirmede; soruşturma açılmasına neden olan ihbar ve şikâyetlerin personeli mağdur etmek amacıyla yapıldığı yönünde Kurul üyelerinde kanaat oluşması halinde, yapılan soruşturma ve kovuşturmalar dikkate alınmaz.
(3) Liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında; terfi edeceği rütbede boş kadro bulunması halinde “Terfi eder.”, boş kadro bulunmaması halinde “Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.” kararı verilir. Bir üst rütbeye terfi etmek için yetersiz görülen personel hakkında ise “Terfi etmez.” kararı verilir." hükmüne; "Kurullara hazırlık ve toplanma zamanı" başlıklı 21. maddesinde ise, " (1) Genel Müdürlük Personel Dairesi Başkanlığı tarafından;
a-) Yıl içinde terfi edecek polis amirlerinin sicili, adı, soyadı, rütbesi, grubu, bulundukları rütbedeki bekleme süreleri, bulunduğu rütbe ve üst rütbeye terfi tarihleri, performans değerlendirme puanlarının ortalaması, bulunduğu rütbedeki cezaları, başarı ve üstün başarı belgeleri, rütbede değerlendirilmeyecek süre ve sebepleri, yazılı ve sözlü sınav sonuçları, yöneticilik ile ilgili hizmetiçi eğitim başarı durumları ve liyakate esas alınacak diğer bilgi ve belgeler ilgili değerlendirme kuruluna sunulur." hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlığın irdelenmesinden; her ne kadar mahkeme tarafından davacının tüm mesleki geçmişi beraat ve işlemden kaldırma şeklinde neticelenen durumlarla beraber göz önüne alınarak davanın reddine ulaşılmış ise de, bu şekilde bir yaklaşıma mevzuat cevaz vermediği gibi Hukuk Devletinde kabul görebilecek bir yaklaşım da olmadığı (aksi yorum kişilerin meslek hayatları boyunca lekelenmesine de yol açacaktır), öte yandan; Dairemizce yapılan ara kararı üzerine dosyaya ibraz edilen ve davacının güncel hizmet durumunu gösteren belgenin irdelenmesinden; davacının devam eden bir idari/adli soruşturmasının bulunmadığı, 2010 yılında aldığı kınama disiplin cezası dışında hakkında işlemden kaldırma, beraat ve ceza verilmesine yer olmadığı mahiyetinde adli/idari kararların mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı, davalı idarece ileri sürülen hususların terfi yazılı notu 92,5, sözlü sınav notu 100, yöneticilik sınav notu 97,5, performans puanı ortalaması 5 üzerinden 4,99, son performans puanı 5 olan, yürüyen soruşturması bulunmayan ve hizmet durumu da yukarıda aktarıldığı mahiyette olan davacı hakkında terfi etmez kararı verilmesine hukuki dayanak teşkil edemeyeceği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddine hükmeden mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan; Dairemizce hukuka aykırı olduğu belirlenen işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı maaşlarının yasal faiziyle birlikte idarece ödenmesi ve diğer tüm özlük haklarının iadesine karar verilmesi Anayasal ve yasal bir zorunluluktur.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; istinaf talebinin kabulüyle İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin 28/12/2018 tarih ve E:2018/1362, K:2018/2242 Sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı maaşlarının dava tarihi olan 05.07.2018'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine ve diğer tüm özlük haklarının da idarece iadesine, aşağıda dökümü yapılan 326,30-TL yargılama gideri ile işbu hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.590,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta avansından varsa artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 30/06/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)