(2577 S. K. m. 45) (3194 S. K. m. 5) (Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği m. 4, 6, 7, 8, 25)
İSTEMİN ÖZETİ: Trabzon İdare Mahkemesi'nin 25/06/2019 tarihli ve E:2018/947, K:2019/635 Sayılı kararının istinaf kanun yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
CEVABIN ÖZETİ: İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, istinaf başvurusunun reddedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince dava dosyası 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; Trabzon ili, Yomra ilçesi, Yalı Mevkii, 55 ada, 18 parsel sayılı, davacıya ait taşınmazın bulunduğu alanda yapılan ve Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 16/01/2018 tarih ve 246 Sayılı kararıyla onaylanan Yomra ilçesi Merkez ve Mahalleleri 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının iptali istemiyle açılmıştır.
Trabzon İdare Mahkemesi'nin 25/06/2019 tarihli ve E:2018/947, K:2019/635 Sayılı kararıyla; planların kademeli birlikteliği ilkesi doğrultusunda üst ölçekli planda yapılan değişikliklerin alt ölçekli planlara aktarılması amacıyla hazırlanan planların, imar mevzuatı, planlama esasları ve şehircilik ilkeleri açısından bir zorunluluk olduğu, dava konusu parselin bulunduğu alana 1/5000 nazım imar planında getirilen kullanım kararlarının üst ölçekli plan olan 1/100000 ve 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı ile 1/25000 ölçekli nazım imar planı hükümlerine aykırılık veya çelişki oluşturmadığı, aksine planların kademeli birlikteliği ilkesinin gereği olduğu, öngörülen gelişme yapısının Yomra ilçesinin mevcut gelişme yapısı ile uyumlu olduğu, nüfus ataması yapılırken ve buna göre konut ve donatı alanları düzenlenirken nüfusun gelişme dinamiklerinin dikkate alındığı, üst ölçekli planlarda düzenlenen çevre yolunun dava konusu plan kapsamında kalan kısmının kaldırılmasının dayanak 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/25000 ölçekli nazım imar planı hükümlerine aykırı olduğu, mevcut plana göre donatı miktarı artırılsa da dava konusu planda açık ve yeşil alanlar ile sosyal ve kültürel tesis alanları dışında diğer donatı alanlarına Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen asgari standartların altında alan ayrıldığı, bu nedenle planlama alanında donatı dengesinin sağlanamayacağı ve bölgede yaşayanlara sunulan hizmet kalitesinin yetersiz olacağı, donatı miktarı açısından mevcut plandaki olumsuzlukların dava konusu planda da devam ettiği, özellikle gelişme konut alanlarında öngörülen donatı alanları açısından dava konusu planın Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğu, dava konusu parselin batı kısımlarının dere yatağında kaldığı, bu kapsamda, mevcut planda dava konusu parselin bir kısmı “Kanal Alanında” kaldığı, dava konusu planda kanala alanı yeşil alan sistemi içinde park alanı olarak düzenlendiği, dava konusu planda dere yatakları ve taşkın alanların kendine özgü coğrafi ve jeolojik durumu dikkate alınarak yapılaşma dışı tutulmasının doğru bir yaklaşım olduğu, dava konusu parselin bir kısmına “Park Alanı” kullanımı getirildiği, planlama alanının bu bölümünün kendine özgü jeolojik yapısı ve yapılaşma açısından elverişsiz olmaları nedeniyle yapılaşma dışı tutulması ve bu tür alanların yeşil alan sisteminin bir parçası olarak kurgulanmasının şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından doğru bir yaklaşım olduğu, plan genelinde kurgulanan yeşil alan sistemine uygun olduğu, ayrıca dava konusu parselin bir kısmının “Park Alanı” olarak düzenlenmesinin, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve dayanağı 1/25000 ölçekli nazım imar planında yeşil alanlarının bütünlük ve süreklilik içinde kurgulanması yaklaşımının gereği olduğu, bu kapsamda, davacıya ait 55 ada, 18 parselin bir kısmının park alanı olarak düzenlenmesinde planda kurgulanan yeşil alan sistemi açısından bir sakınca bulunmadığı görülmekle, Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 16/01/2018 tarih ve 246 Sayılı kararıyla onaylanan dava konusu Yomra ilçesi Merkez ve Mahalleleri 1/5000 ölçekli revizyon+ilave nazım imar planının davacının parseline yönelik kısmının imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olmadığı anlaşıldığından anılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; yapılması planlanan yeşil alanın, parseline büyük kayıplar verdirdiği, dava konusu plan sebebiyle bırakılan kendine alanların ticari-konut parseli olma niteliğinin kalmadığı, planın uygulanması halinde bırakılan alandaki projelendirilecek inşaat alanının ekonomik ve işlevsel fonksiyonunda değer kaybedeceği, dava konusu parsel kıyı alanı içerisinde olmamakla birlikte kıyıdan karayolu ile ayrıldığı, dava konusu imar planının fiili durumla örtüşmediği ve imar mevzuatı ile Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırı olduğu ileri sürülerek anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmakta ve kararın kaldırılması istenilmektedir.
3194 Sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (i) bendinde de benzer bir tanıma yer verilerek; "Nazım imar planı: Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı," olarak tanımlanmış, 'Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri' başlıklı 6.maddesinde; "(1) Mekânsal planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planları, Çevre Düzeni Planları ve İmar Planları olarak hazırlanır. Buna göre planlama kademeleri, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; Mekânsal Strateji Planı, Çevre Düzeni Planı, Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından oluşur.(2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. (3) Arazi kullanım ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. (4) Plan kademelenmesi uyarınca il bütününde yapılan çevre düzeni planları, yürürlükteki bölge veya havza düzeyindeki çevre düzeni planının genel kararlarına aykırı olmamak kaydıyla hazırlanır." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 'Genel planlama esasları' başlıklı 7.maddesinin (i) bendinde; Planlama süreci; araştırmaların yapılması, sorunların ortaya konulması, veri ve bilgi toplama ile ilgili analiz aşaması; bilgilerin biraraya getirilmesi, birleştirilmesi ve sonuçların değerlendirilmesi ile ilgili sentez aşaması ve plan kararlarının oluşturulması aşamalarından oluşur." kuralı, 'Araştırma ve analiz' başlıklı 8.maddesinin 9.fıkrasında "Planlama alanı ve yakın çevresi ile alanın bölge veya kent bütünü içindeki konumunu belirlemek üzere; eşik analizi, yerinde yapılan incelemeler gibi fiziksel çalışmalarla birlikte, bilimsel tekniklere dayalı, ekonomik, sosyal, kültürel, politik, tarihi, sektörel ve teknolojik araştırmalar ile sorunlar ve potansiyel analizi yapılır. Ayrıca yürürlükteki planla ilgili gerekli çalışma ve değerlendirmeler de yapılır. Gerektiğinde güçlü, zayıf yönler ile fırsatları ve tehditleri içeren analiz yöntemi kullanılır. Bu çalışmalar araştırma raporunda yer alır." kuralı, 'İmar planı revizyonu ve ilaveleri' başlıklı 25.maddesinde ise "(1)İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılır. (2) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği durumlarda, mevcut plana bitişik ve mevcut planın genel arazi kullanım kararları ile süreklilik, bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde, bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak ilave imar planı yapılabilir." kuralı getirilmiş, Yönetmeliğin ekinde ise sosyal ve teknik altyapı alanlarına ilişkin asgari standartlara ve alan büyüklüklerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, dava konusu parselin bulunduğu Trabzon ilinin alt ölçekli imar planlarını ve uygulamaları yönlendirici biçimde, kullanımların yer seçimi, büyüklük ve dağılımı ile ilgili mekansal karar ve stratejiler ile makro ölçekte nüfus dağılımı ve yoğunluk kararlarını düzenleyen Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 03.04.2017 tarih ve 644 Sayılı oluru ile onaylandığı, alt ölçekli planlara esas olacak şekilde ana ulaşım, sektörel ve mekânsal planlama kararları, gelişme önerileri ile sorunlara müdahale stratejilerini kapsayan Trabzon ilinin tamamını kapsayan 1/50000 ölçekli il çevre düzeni planının Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 11.04.2017 tarih ve 146 Sayılı kararı ile onaylandığı, askı ilan süresi içinde yapılan itirazların Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 15.05.2017 tarih ve 182 Sayılı kararıyla değerlendirilerek 1/50000 ölçekli il çevre düzeni planının kesinleştiği, Trabzon ili, Akçaabat, Ortahisar, Yomra ve Arsin İlçelerinin oluşturduğu 1. alt bölgeye ilişkin olarak hazırlanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planının Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 15.01.2018 tarih ve 8 Sayılı kararıyla onaylandığı, davaya konu edilen Yomra ilçesi merkez ve mahalleleri 1/5000 ölçekli revizyon+ilave nazım imar planının Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 16.01.2018 tarih ve 246 Sayılı kararı ile onaylandığı, söz konusu planda davacı taşınmazının kısmen ticaret+konut alanı, kısmen düşük yoğunluklu konut alanı, kısmen park alanı ve kısmen de 15 metrelik imar yolunda kaldığı, bu planda öngörülen park alanı kullanımının kaldırılması istemiyle askı ilan süresi içerisinde yapılan itirazın Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 17.04.2018 tarih ve 1389 Sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine Yomra ilçesi merkez ve mahalleleri 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Trabzon İdare Mahkemesi tarafından mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan, 22/04/2019 tarihinde mahkeme kayıtlarına giren ve taraflara tebliğ edilerek bir örneği dosya içine alınan bilirkişi raporunda dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planına yönelik olarak öncelikle plan geneli açısından değerlendirme yapıldığı ve bu kısma yönelik olarak özetle; "Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 03.04.2017 tarih ve 644 Sayılı oluru ile onaylandığı, planların kademeli birlikteliği ilkesi çerçevesinde, planların en üst ölçekten başlayarak birbirine uygun yapılmasının zorunlu olduğu, dolayısıyla, kentin ana planında yapılan değişikliklerin ve plan müdahalelerinin alt ölçekli planlara da aktarılması gerektiği, bu kapsamda sırasıyla 1/50000 ölçekli il çevre düzeni planı, 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının hazırlanıp onaylandığı, dava konusu edilen planlar ile planların kademeli birlikteliği ilkesi doğrultusunda üst ölçekli plan olan 1/100000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği hükümlerinin aktarılmasının amaçlandığı, bu kapsamda dava konusu edilen planların, imar mevzuatı, planlama esasları ve şehircilik ilkeleri açısından bir zorunluluk olduğu, 1/5000 ölçekli nazım imar planında, dava konusu parsele 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planında getirilen kullanım kararın aynen korunduğu, dava konusu parsele getirilen arazi kullanım kararı açısından dava konusu edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planın dayanağı 1/25000 ölçekli nazım imar planı kararlarıyla çelişmediği, ölçeğinin gerektirdiği ayrıntıda hazırlandığı, üst ölçekli planda genel planlama kriterleri belirlenmekte olup alt ölçekli planlarda kentsel kullanım kararlarının ayrıntılandırılması gerektiği, bu açıdan dava konusu parselin bulunduğu alana 1/5000 nazım imar planında getirilen “konut alanı”, "ticaret+konut alanı", "park alanı" ve "imar yolu" kullanım kararlarının üst ölçekli plan olan 1/100000 ve 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı hükümlerine aykırılık veya çelişki oluşturmadığı, aksine planların kademeli birlikteliği ilkesinin gereği olduğu, Yomra ilçesinin hem kırsaldan hem de diğer ilçelerden göç alma potansiyelinin yüksek olması da dikkate alındığında, Yomra ilçesi merkez ve mahalleleri 1/5.000 ölçekli revizyon nazım imar planında öngörülen toplam nüfusun, Yomra ilçesi mevcut nüfusunun gelişme yapısıyla uyumlu olduğu, dava konusu planla öngörülen gelişme yapısının Yomra ilçesinin mevcut gelişme yapısı ile uyumlu olduğu, nüfus ataması yapılırken ve buna göre konut ve donatı alanları düzenlenirken nüfusun gelişme dinamiklerinin dikkate alındığı, 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/25000 ölçekli nazım imar planında, planlama alanının güneyinde doğu-batı doğrultusunda düzenlenen çevre yolunun 1/5000 ölçekli nazım imar planında düzenlenmediği, 1/5000 ölçekli nazım imar planında söz konusu çevre yolunun kaldırılmasının planların kademeli birlikteliği ilkesinin imkan tanıdığı alt ölçekli planda üst ölçekli planın temel ilkelerinin korunması koşuluyla değişiklik yapılabilme yaklaşımı kapsamında olmadığı, söz konusu çevre yolunun dava konusu plan kapsamında kalan kısmının kaldırılmasının dayanak 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/25000 ölçekli nazım imar planı hükümlerine aykırı olduğu, dava konusu plan gibi tüm kente yönelik revizyon planlarda, yürürlükteki imar planlarının doğrudan kabul edilmesi yerine üst ölçekli planının genel kurgusu doğrultusunda irdelenmesinin planlama esaslarının gereği olduğu, plan yenilendiği için de özellikle donatı kurgusunun öngörülen nüfusun ihtiyacını karşılayacak miktarda düzenlenmesi gerektiği, meskun ve yapılaşmış alanlarda donatı miktarını artırmaya yönelik plan müdahaleleri sınırlı olsa da gelişme alanlarında yönetmelikte tanınan asgari miktarının karşılanmasının mümkün olduğu, mevcut plana göre donatı miktarı artırılsa da dava konusu planda sosyal açık ve yeşil alanlar ile sosyal ve kültürel tesis alanları dışında diğer donatı alanlarına Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen asgari standartların altında alan ayrıldığı, donatı alanlarının yetersizliğinin sadece meskun alanlarda değil yeni gelişme konut alanlarında da görüldüğü, bu kapsamda, sadece meskun konut alanlarında değil gelişme konut alanlarında da donatı alanlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen asgari standartların altında olması nedeniyle planlama alanında donatı dengesinin sağlanamayacağı ve bölgede yaşayanlara sunulan hizmet kalitesinin yetersiz olacağı, donatı miktarı açısından mevcut plandaki olumsuzlukların dava konusu planda da devam ettiği, özellikle gelişme konut alanlarında öngörülen donatı alanları açısından dava konusu planın Mekansal Planlar Yapım Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu" gerekçelerine yer verilmiş, bu tespitlerden sonra davacı parseline getirilen kullanım kararları açısından değerlendirme yapılarak özetle; "dava konusu parselin batı kısımlarının dere yatağında kaldığı, bu kapsamda, mevcut planda dava konusu parselin bir kısmı "Kanal Alanında" kaldığı, dava konusu planda kanal alanı yeşil alan sistemi içinde park alanı olarak düzenlendiği, dava konusu planda dere yatakları ve taşkın alanların kendine özgü coğrafi ve jeolojik durumu dikkate alınarak yapılaşma dışı tutulmasının doğru bir yaklaşım olduğu, taşkın alanlarının çevresinde bir koruma bandı oluşturularak yapılaşma dışı tutulmasının önemli olduğu, bu kapsamda, dava konusu parselin de içinde yer aldığı alanda yeşil ve açık alan kullanımları öngörüldüğü, dava konusu parselin bir kısmına "Park Alanı" kullanımı getirildiği, planlama alanının bu bölümünün kendine özgü jeolojik yapısı ve yapılaşma açısından elverişsiz olmaları nedeniyle yapılaşma dışı tutulması ve bu tür alanların yeşil alan sisteminin bir parçası olarak kurgulanmasının şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından doğru bir yaklaşım olduğu, dava konusu plan genelinde kıyı şeridinin de yeşil alan sisteminin bir parçası olarak düzenlendiği, kıyı alanlarının park kullanımına ayrılmasının gerek kıyı mevzuatının uygulanması gerekse de bölgenin ekolojik yapısının korunması ve kamusal kullanıma açılması ile kamu yararının sağlanması açısından doğru bir planlama yaklaşımı olduğu, dere yatağı ve taşkın alanı olmaları nedeniyle yeşil alan olarak kurgulanan bir bölgenin kıyı şeridinde düzenlenen yeşil alan sistemi ile birlikte mekansal ve görsel birlikteliğini sağlamak ve bu birlikteliğin güçlendirilmesi amacıyla park alanlarının yeşil alan sisteminin bir parçası olarak süreklilik ve devamlılık oluşturularak kurgulanmasının doğru bir planlama yaklaşımı olduğu, bu kapsamda, dava konusu parselin bir kısmının park alanı olarak düzenlenmesinin plan genelinde kurgulanan yeşil alan sistemine uygun olduğu, ayrıca dava konusu parselin bir kısmının “Park Alanı” olarak düzenlenmesinin, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve dayanağı 1/25000 ölçekli nazım imar planında yeşil alanlarının bütünlük ve süreklilik içinde kurgulanması yaklaşımının gereği olduğu, bu kapsamda, davacıya ait 55 ada, 18 parselin bir kısmının park alanı olarak düzenlenmesinde planda kurgulanan yeşil alan sistemi açısından bir sakınca bulunmadığı değerlendirildiğinden Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 16.01.2018 tarih ve 246 Sayılı kararı ile onaylanan Yomra ilçesi Merkez ve Mahalleleri 1/5.000 ölçekli revizyon nazım imar planının dava konusu parsele getirilen kullanım kararı açısından imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırılığı bulunmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
İmar planları genel düzenleyici işlemler olduğundan, bireysel işlemlerden farklı olarak daha ayrıntılı ve uzun hazırlık süreci bulunmaktadır. Planların hazırlanması aşamasına ait olan bu süreçte uyulması gereken ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği ile ayrıntılı düzenlemeye konu edilen araştırma, sentez, katılım, projeksiyon nüfus, plan müellifi yeterliliği, plan dili, yürüme mesafesi etki alanı, sosyal teknik altyapı alanı standartları, plan açıklama raporu vb hususlarda planın genelini etkileyen eksiklikler tespit edilmesi halinde parsel bazında üretilen plan kararları hukuka uygun olsa bile, söz konusu eksiklikler nedeniyle imar planının geneli hukuka aykırı hale gelecektir.
Dava konusu işlemle, Trabzon ili, Yomra ilçesi, Yalı mevkii, 55 ada, 18 parsel sayılı, davacıya ait taşınmaza getirilen park alanı plan kararı imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmakla birlikte; dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında açık ve yeşil alanlar ile sosyal ve kültürel tesis alanları dışında diğer donatı alanlarına Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen asgari standartların altında alan ayrılması ve ulaşım-dolaşım sisteminin bir parçası olan çevre yolunun 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/25000 ölçekli nazım imar planında olmasına rağmen 1/5000 ölçekli nazım imar planına işlenmemesi ve kaldırılması nedenleriyle imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı, söz konusu hukuka aykırılıkların planın genelini etkileyen hususlar olması nedeniyle, davacıya ait 55 ada, 18 parsel sayılı taşınmaza getirilen park alanı plan kararı açısından da dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüyle Trabzon İdare Mahkemesi'nce verilen 25/06/2019 günlü, E:2018/947, K:2019/635 Sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan toplam 2.522,20-TL dava ve istinaf yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta gideri avansının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un 46. maddesinin (f) bendi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 07/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)