(5237 S. K. m. 30) (5271 S. K. m. 223) (667 S. KHK. m. 3, 4)
İSTEMİN ÖZETİ: Kars İlinde uzman çavuş olarak görev yapan davacı tarafından, 23/07/2016 tarih ve 29779 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-a maddesi uyarınca Kara Kuvvetleri Komutanı'nın teklifi, Genelkurmay Başkanı'nın inhası ve Milli Savunma Bakanı'nın onayı ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 2016/28 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, her ne kadar davacının 667 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname esaslarına göre, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirdiğinden bahisle kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiş ise de; davacı hakkındaki Ceza Mahkemesi kararında davacının; Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya Veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya Veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçları açısından kaçınılmaz bir hataya düştüklerinin, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçu açısından da bu suçu işlediğinin sabit olmadığının kabul edildiği ve beraatine karar verildiği anlaşıldığından davacının kamu görevinden çıkarılmasına dair tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptali yönündeki Erzurum 1. İdare Mahkemesi'nin 17/01/2019 gün ve E:2018/446, K:2019/62 Sayılı kararının; 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe girişimi sonrasında gerçekleştirilen ihraçların, Devletin görevi ve vatandaşlarına karşı yükümlülüklerinin gereği, terör örgütleriyle mücadele ve yeni bir darbe kalkışmasını önlemeye yönelik zorunlu, acil ve orantılı tedbir niteliğine haiz olup haklı ve hukuka uygun bulunduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinafa konu kararın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; Kars İlinde uzman çavuş olarak görev yapan davacı tarafından, 23/07/2016 tarih ve 29779 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-a maddesi uyarınca Kara Kuvvetleri Komutanı'nın teklifi, Genelkurmay Başkanı'nın inhası ve Milli Savunma Bakanı'nın onayı ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 2016/28 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
23/07/2016 tarih ve 29779 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler" başlıklı 4.maddesinde; "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; a) 27/7/1967 tarihli ve 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel, ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Genelkurmay Başkanının inhası, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır, b) 10/3/1983 tarihli ve 2803 Sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununa tabi personel Jandarma Genel Komutanının teklifi, İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır, c) 9/7/1982 tarihli ve 2692 Sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununa tabi personel Sahil Güvenlik Komutanının teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır, ç) Milli Savunma Bakanına bağlı personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır, d) 11/10/1983 tarihli ve 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personel, Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla kamu görevinden çıkarılır, e) Mahalli idareler personeli, valinin başkanlığında toplanan ve vali tarafından belirlenen kurulun teklifi üzerine İçişleri Bakanının onayıyla kamu görevinden çıkarılır, f) 14/7/1965 tarihli ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır, g) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır. (2) Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bu fıkrada sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu fıkra hükümleri uygulanır. (3) Bu maddeye göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından onbeş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamazlar. (4) Bu madde kapsamında kamu görevi sona erdirilen personele ait kadro ve pozisyonlara, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ve diğer mevzuattaki kısıtlamalara tabi olmaksızın Bakanlar Kurulunca belirlenecek sayıda kadro ve pozisyon için atama yapılabilir." hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Kars İlinde uzman çavuş olarak görev yapan davacının, 23/07/2016 tarihli ve 29779 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname esaslarına göre, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirdiğinden, aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi gereğince, Kara Kuvvetleri Komutanı'nın teklifi, Genelkurmay Başkanı'nın inhası ve Milli Savunma Bakanı'nın onayı ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 2016/28 Sayılı işlemin işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; davacının, "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya Veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme" suçlarından 24/07/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 30/07/2016 tarihinde tutuklandığı, hakkındaki ceza soruşturması devam ettiği sırada 29/08/2016 olur tarihli Milli Savunma Bakanlığı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği, Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19/02/2018 tarih ve E:2017/177 K: 2018/60 Sayılı karar ile davacının da aralarında bulunduğu bir kısım sanıklar hakkında; "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya Veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya Veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçlarından kamu davaları açılmış ise de; TCK 30/4 maddesi uyarınca kaçınılmaz bir hataya düştüğü kabul edildiğinden adı geçen sanık yönünden CMK 223/3-d madde ve fıkrası gereğince ceza verilmesine yer olmadığına", "aynı sanıklar yönünden Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olmak suçunu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve atılı suçu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2-e madde ve fıkraları gereğince ayrı ayrı beraatlerine" karar verildiği, bu kararın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'nin 04/4/2019 gün ve E:2019/420, K:2019/535 Sayılı kararı ile "Kars ilindeki kamu kurumlarının zapt edilmesi, bazı kamu görevlilerinin alıkonulması, darbe girişiminin engellenmesi için gerek vatandaşlar gerekse kamu görevlileri tarafından girişilen faaliyetlerin sekteye uğratılması ve bu surette ülke genelinde girişilen darbe girişiminin özelde Kars ilinde, genelde ise tüm yurtta başarıya ulaşmasını temin etmek amacıyla yapılan iş bölümü ve görevlendirmeler çerçevesinde hareket ettiği iddia edilen sanıkların, sübutu kabul edilen eylemlerinin ve bunun delillerinin neler olduğunun açık ve kesin bir şekilde ortaya konulmasından sonra, bu eylemlerin hukuki nitelendirilmesinin yukarıda özetlenen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 14.07.2017 tarih ve 2017/1443 Esas, 2017/4758 Karar ve 23.01.2019 tarih ve 2018/2519 Esas, 2019/323 Karar sayılı ve benzer mahiyetteki diğer ilamları çerçevesinde belirlenmesi," gerektiği belirtilerek ilk derece kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, bunun üzerine Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10/02/2020 gün ve E:2019/419, K:2020/94 Sayılı kararı ile davacının netice itibariyle 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda, Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10/02/2020 gün ve E:2019/419, K:2020/94 Sayılı kararı ile dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY mensubiyeti, iltisakı ve irtibatı olduğundan bahisle tesis edilen 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-a maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Erzurum 1. İdare Mahkemesi'nin 17/01/2019 gün ve E:2018/446, K:2019/62 Sayılı kararının KALDIRILMASINA, davanın REDDİNE, aşağıda dökümü yazılı yargılama giderinden ilk derece aşamasına ait 263,70-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasına ait 29,20-TL yargılama giderinin ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun (1) ve (3) sayılı tarifelerine göre bütün işlemlerinin harçtan müstesna olması nedeniyle davalı idareden istinaf aşamasında alınmayan 121,30-TL istinaf yoluna başvurma harcının aynı maddenin devamında yer alan "Yukarıdaki işlemlerin hesaplanacak harçlarının Genel Bütçeye dahil idarelerin haklılığı nispetinde karşı taraftan tahsiline ilgili merciince karar verilir" hükmü gereği davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciye müzekkere yazılmasına, artan posta avansının kararın kesinleşmesi halinde taraflara Mahkemesince iadesine, bu kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 28.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)