(4483 S. K. m. 2, 9) (1412 S. K. m. 154) (5237 S. K. m. 94, 95, 96) (765 S. K. m. 243, 245)
İstanbul Valiliği'nin 27/08/2019 tarih ve 10265759026 sayılı yazısı ile gönderilen ön inceleme evrakı ve Vali tarafından verilmiş olan "soruşturma izni verilmemesine" ilişkin 28/06/2019 tarih ve 198 sayılı karar, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun 9. maddesi hükmü uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun uygulama alanına ilişkin kapsamını düzenleyen 2.maddesine, 02.01.2003 gün ve 4778 sayılı Yasanın 33.maddesiyle getirilen ek fıkrasında, "765 sayılı Türk Ceza Kanununun 243 ve 245 inci maddeleri ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 154 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında açılacak soruşturma ve kovuşturmalarda bu Kanun hükümleri uygulanmaz." hükmü getirilmiştir.
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun “Uyum Hükümleri, Yollamalar” kenar başlığı altında düzenlenen 3/(1) maddesinde ise, “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 765 sayılı Türk Ceza Kanununa yapılan yollamalar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelere yapılmış savılır.” göndermesine ver verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Polis Memurları ve hakkında; Av. S. S.'nun, 13.04.2019 tarihinde İstanbul Çırağan Sarayında yapılmakta olan bir düğün nedeniyle trafiğin bir süreliğine kesilmesi sebebiyle trafiği durduran görevlilere bunun sebebini sorduğu, bunun üzerine görevli memurların kendisini polis aracına alarak Çırağan Sarayında bir yere götürdükleri, iki saate yakın bir süre kendisini darp ettikleri, ters kelepçe takıldığı, özellikle yüzüne vurmak suretiyle eziyet ve işkenceye maruz kaldığı, özgürlüğünden yoksun bırakıldığı, görevlilerin Av. S. S. hakkında Cumhurbaşkanına sövdüğü ve görevli memurlara direndiği iddiası ile gerçeğe aykırı tutanak tanzim ettikleri ve bu tutanağı tehdit yoluyla imzalattıkları, olay sırasında orada bulunan diğer görevlilerin de olaya müdahale etmedikleri iddiaları üzerine yapılan ön inceleme sonucu "soruşturma izni verilmemesine" ilişkin 28/06/2019 tarih ve 198 sayılı itiraza konu kararın alındığı anlaşılmaktadır.
Buna göre dosyada ilgililere atılı fiillerin; kamu adına kuvve-i cebriye imaline salahiyettar memurların, bu meyandaki hareketlerine mahsus kötü muamele iddiaları olması nedeniyle, meri 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun; yürürlükten kaldırılan 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 243 ve 245. maddelerine karşılık gelen94, 95 ve 96. maddelerine ilişkin olmasına göre; hazırlık soruşturması yapılmasının soruşturma iznine tabi olmadığı açıktır.
Açıklanan nedenlerle; 4483 sayılı Yasanın yukarıda anılan 2. maddesi hükmü gereği hazırlık soruşturması yapılmasının idari izne bağlanmasına gerek bulunmadığından, itirazın kabulüne İstanbul Valiliği'nin 28/06/2019 tarih ve 198 sayılı "soruşturma izni verilmemesi" kararının kaldırılmasına, 4483 sayılı Yasa uyarınca karar verilmesine yer olmadığına, genel hükümlere göre soruşturma yapılmak üzere dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına, kararın birer örneğinin taraflara da tebliğe çıkarılmak üzere İstanbul Valiliği'ne gönderilmesine, 10/10/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)