(657 S. K. m. 137, 138, 139, 140, 145) (İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Tüzüğü m. 20)
İSTEMİN ÖZETİ: Beşiktaş Belediye Başkanlığı'nda ……… olarak görev yapmakta iken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 138/b ve İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Tüzüğünün 20/D maddeleri uyarınca, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğinin 17.01.2018 tarih ve 7041-2 sayılı işlemiyle görevden uzaklaştırılan davacı hakkındaki görevden uzaklaştırma tedbirinin devamının uygun bulunmasına ilişkin 17.01.2019 tarih ve E.58/578 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; "davacı hakkında yürütülen inceleme ve devam eden soruşturmalar nedeniyle, soruşturmanın selameti açısından davalı idarece davacının görevden uzaklaştırılmasında usul yönünden mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı, yine idareye tanınmış olan takdir yetkisinin hukuka aykırı olarak kullanıldığına ilişkin başkaca bir husus bulunmadığı görülmekle, davacı hakkında kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tedbir niteliğinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı," gerekçesiyle davanın reddine ilişkin İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/09/2019 tarih ve E:2019/217, K:2019/1927 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu, kendisi ile aynı gerekçelerle müfettişlerce görevden uzaklaştırma alan diğer kişilerin görevlerine döndürüldükleri, kendisi hakkında açılmış herhangi bir dava olmadığı, hakkında şikayet bulunmadığı iddialarıyla kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi davacı tarafından istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava dosyasının tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi görüşülmeden işin esasına geçildi.
Dava; Beşiktaş Belediye Başkanlığı'nda …… olarak görev yapmakta iken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 138/b ve İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Tüzüğünün 20/D maddeleri uyarınca, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğinin 17.01.2018 tarih ve 7041-2 sayılı işlemiyle görevden uzaklaştırılan davacı hakkındaki görevden uzaklaştırma tedbirinin devamının uygun bulunmasına ilişkin 17.01.2019 tarih ve E.58/578 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 137. maddesinde; "Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir." hükmü, 138. maddesinde; "Görevden uzaklaştırmaya yetkililer şunlardır. a) Atamaya yetkili amirler b) Bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri; c) İllerde valiler ç) İlçelerde kaymakamlar (İlçe idare şube başkanları hakkında valinin muvafakati şarttır.) Valiler ve kaymakamlar tarafından alınan görevden uzaklaştırma tedbiri, memurun kurumuna derhal bildirilir." hükmü, aynı Yasa'nın 139. maddesinde de; "Görevinden uzaklaştırılan Devlet memurları hakkında görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanması şarttır. Memuru görevden uzaklaştırdıktan sonra memur hakkında derhal soruşturmaya başlamayan, keyfi olarak veya garaz veya kini dolayısıyla bu tasarrufu yaptığı, yaptırılan soruşturma sonunda anlaşılan amirler, hukuki, mali ve cezai sorumluluğa tabidirler." hükmü, 140. maddesinde; "Haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan Devlet memurları da 138.maddedeki yetkililer tarafından görevden uzaklaştırılabilirler." hükmü, 145. maddesinde ise; "Görevden uzaklaştırma; bir disiplin kovuşturması icabından olduğu takdirde en çok 3 ay devam edebilir. Bu süre sonunda hakkında bir karar verilmediği takdirde memur görevine başlatılır. Bir ceza kovuşturması icabından olduğu takdirde görevinden uzaklaştırmaya yetkili amir (Müfettişlerin görevinden uzaklaştırdıkları memurlar hakkında atamaya yetkili amir) ilgilinin durumunu her iki ayda bir inceleyerek görevine dönüp dönmemesi hakkında bir karar verir ve ilgiliye de yazı ile tebliğ eder." hükmü yer almıştır.
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Tüzüğü'nün 20/D. maddesinde; "Ceza ve disiplin kovuşturmasını gerektirir, görevle ilgili, başka önemli yolsuzluklarda bulunmaları veya açıkça ortaya konulması şartıyla kamu hizmeti gerekleri yönünden görev başında kalmalarının sakıncalı olması" hallerinde, teftiş, inceleme ve soruşturmanın her evresinde, geçici bir önlem niteliğinde olmak üzere, görevden uzaklaştırabilirler, düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Beşiktaş Belediyesi'nde yürütülen özel teftiş sırasında Beşiktaş Belediyesi'nde eski ….., ……. ve en son …. olarak görev yapan davacının sorumluluğunda gerçekleştirilen işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının usulüne uygun verilmediği, esnaftan ruhsat karşılığı bağış adı altında para talep edildiği, pazarlık usulü gerçekleştirilen ihalelerde usulsüzlükler yapıldığı gerekçeleriyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 138/b ve İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Tüzüğünün 20/D maddeleri uyarınca Mülkiye Müfettişliği'nin 17/01/2018 tarihli ve 7041-2 sayılı işlemi ile davacının görevden uzaklaştırıldığı, davacı hakkında idari yönden hakkında disiplin soruşturmasının başlatıldığı, ayrıca görevden uzaklaştırılmasına konu eylemin adli yönden suç oluşturduğundan bahisle düzenlenen tevdi raporunun İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği, 17.01.2019 tarih ve E.58/578 sayılı davalı idare işlemiyle davacı hakkında verilen görevden uzaklaştırma kararının 7. defa uzatıldığı, davanın da bu işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacının aynı nitelikteki diğer dosyalarında, Dairemizin 20.09.2019 ve 08.04.2019 tarihli ara kararıyla; "davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturmasının hangi aşamada olduğunun, soruşturma raporu tamamlanmış ise varsa davacıyla ilgili getirilen tekliflerin neler olduğunun bildirilmesinin ve soruşturma neticesinde ayrıca disiplin kovuşturması açılıp açılmadığının belirtilerek buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi" davalı idareden istenilmesi üzerine; davalı idarenin 10.10.2019 gününde kayda giren cevap dilekçesinde, davacı hakkında disiplin soruşturması yapılmadığı, mülkiye müfettişlerince davacının sorumluluğunu gerektiren konuların 4483 sayılı Yasa kapsamında olmadığının değerlendirildiği, 5237 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca genel hükümlere göre işlem yapılması kanaatıyla 12.03.2018 günlü tevdi raporunun düzenlenerek ekleriyle birlikte İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğinin belirtildiği görülmektedir.
Öte yandan, yine davacının aynı nitelikteki diğer dosyalarında, Dairemizin 20.09.2019 08.04.2019 tarihli ara kararıyla, "davacı hakkında şüpheli sıfatıyla yürütülen herhangi bir soruşturma dosyası olup olmadığının belirtilmesi, açılmış bir soruşturma varsa safahatının belirtilmesi ve davacı hakkında kamu davası açılmış ise mahkemesinin ve dosya esas numarasının belirtilmesi ve ilgili belgelerin birer örneğinin gönderilmesi," İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından istenilmiş olup, davacının savcılıkta bulunan dosya kapsamında ihbar eden sıfatıyla bulunduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Bu durumda, hakkında disiplin soruşturması yapılmadığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturma kapsamında sanık sıfatında olmadığı görülen davacı hakkında tesis edilen, 17.01.2019 tarih ve E.58/578 sayılı 7. kez görevden uzaklaştırma işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulüne İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin 26/09/2019 tarih ve E:2019/217, K:2019/1927 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 567,50-TL yargılama ve istinaf gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2590,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine kesin olarak, 09/06/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)