(6183 S. K. m. 55, 58) (213 S. K. Mük. m. 227)
İSTEMİN ÖZETİ : Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacının muhasebe kayıtlarını tuttuğu ve beyannamelerini imzaladığı Tasfiye Halinde ..... Kum Ocağı İnşaat Nakliyat Otomotiv Petrol Metal Mobilya Orman Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne ait 2018 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin farklı nevideki vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla adına düzenlenen 18/01/2019 tarih ve 13, 14 ve 15 takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davayı; davacının sadece asıl borçlu Gevher Nesibe Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (Tasfiye Halinde) ..... Kum Ocağı İnş. Nak. Otom. Pet. Met. Mob. Or. Ür. San. Tic. Ltd. Şti.'ni gayriresmî idare eden ..... .....'dan temin ettiği belgelere dayanarak beyannamelerini ve ilgili dönem Ba-Bs formlarını düzenleyerek, elektronik ortamda ilgili vergi dairesine gönderdiği, bunun dışında belgelerin gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığına ilişkin mal alınan firmaların faal olup olmadığının tespiti dışında başkaca bir araştırmada bulunmadığı, hatta davacının "..... .....'yı, alım satımların yüksek olması nedeniyle depo olmamasının ileride sıkıntı doğurabileceği konusunda uyardığı", aynı zamanda 11.201.234,00-TL tutarında Bs bildiriminde bulunduğu, asıl borçlu şirketin resmi yetkilisi/yetkilileri ile irtibata geçmediği, sadece asıl borçlu şirketin ortağı veya temsilcisi olmayan ..... ..... ile irtibata geçerek onun getirdiği evrakları kayıtlara intikal ettirdiği, ayrıca asıl borçlu şirketin nakliye hizmeti verebilecek aracı olmamasına rağmen nakliye hizmetine ilişkin düzenlenen faturaların da kayıtlara intikal ettirildiği, bunun yanı sıra davacının eşinin de asıl borçlu şirkette işçi olarak çalıştığı da göz önüne alındığında, davacının firmanın iş ve işleyişi hakkında malumat sahibi olmamasının gerçeklikle bağdaşmadığı, ayrıca asıl borçlu şirketin 16/01/2017 tarihinde mükellefiyet tesis ettirmiş ve ilk faturalarını 24/01/2017 tarihinde bastırıp teslim almış olmasına rağmen 01/01/2017 tarihli faturaların da düzenlendiği ve yine şirketin kayıtlarına davacı tarafından intikal ettirildiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermeden mesleğini ifa ettiği anlaşıldığından, davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden Kayseri Vergi Mahkemesinin 17/09/2019 tarih ve E:2019/75, K:2019/638 sayılı kararının; asıl borçlu şirket ile birlikte müteselsil olarak sorumlu tutulamayacağı, sadece kaydi sorumluluğunun bulunduğu, şirketle herhangi bir bağının bulunmadığı, şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun tebliğ edilmediği, sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiğinin ortaya konulamadığı, benzer olaylarda lehe verilmiş emsal yargı kararlarının bulunduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince gereği görüşüldü:
Dava, Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacının muhasebe kayıtlarını tuttuğu ve beyannamelerini imzaladığı Tasfiye Halinde ..... Kum Ocağı İnşaat Nakliyat Otomotiv Petrol Metal Mobilya Orman Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne ait 2018 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin farklı nevideki vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla adına düzenlenen 18/01/2019 tarih ve 13, 14 ve 15 takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55/1. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere borçlarını ödemeleri lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58/1. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın 15 gün içinde "böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği, alacağın zamanaşımına uğradığı" iddialarıyla dava açabileceği öngörülmüştür.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde, Maliye Bakanlığı'nın; vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu, bu hükme göre beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 2017 ve 2018 yıllarında muhasebe hizmeti verdiği Tasfiye Halinde ..... Kum Ocağı İnşaat Nakliyat Otomotiv Petrol Metal Mobilya Orman Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen 11.06.2018 tarih ve 20 sayılı Vergi Tekniği Raporunda, şirketin gerçek bir faaliyetinin olmadığı ve düzenlediği tüm faturaların gerçek bir mal ve hizmet teslimi olmaksızın komisyon karşılığında düzenlendiği sonucuna varılması üzerine, bu rapordaki tespitler esas alınarak takdir komisyonu tarafından takdir edilen matrahlar üzerinden şirket adına vergi ziyaı cezalı tarhiyatlar yapıldığı, şirket adına kesinleşen vergilerin, hakkında 13.06.2018 tarih ve 22 sayılı SMMM Sorumluluk Raporu düzenlenen davacıdan tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında düzenlenen sorumluluk raporunda, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlere atıfla, şirketin 2017 Nisan ayından itibaren imzalanan beyannamelerinde, şirketin ortağı veya kanuni temsilcisi olmayan ..... .....'ya ait e-posta adresinin yazılması, şirketin deposunun olmaması, şirketin Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirdiği çalışanlardan birinin davacının eşi olması, diğer çalışanların kısa süreli çalışmış gösterilmesi, tahakkuk eden vergilerin ödenmemesi karşısında söz konusu işçi bildirimlerinin göstermelik olması, yeterli araç, depo ve organizasyon olmadan yüksek tutarda mal/hizmet alışı ve satışına ilişkin fatura alınması ve verilmesi, bankalar hesabının kullanılmaması, katma değer vergisi beyannamelerinde ödenecek vergi çıkmaması, tahakkuk eden vergilerin ödenmemesi, fatura ciltlerinin belli bir sıra takip edilmeden düzenlenmesi, bazı faturaların boş bırakılması, şirketin 16.01.2017 tarihinde mükellefiyet tesis ettirmiş olmasına ve basılan faturaların 24.01.2017 tarihinde teslim alınmasına rağmen 01.01.2017 tarihinden itibaren fatura düzenlemesi yolunda yapılan tespitlerin, davacının mükellef kurumun kayıtları ve beyannamelerinin doğruluğu konusunda gerekli mesleki özeni göstermediğini, harici bir araştırmayı gerektirmeden sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğu anlaşılabilen, miktar veya tutar itibariyle işletmenin faaliyet konusu veya iş hacmiyle mütenasip olmayan, ticari örf ve teamüle uygun olmayan belgeler konusunda mevzuatla kendisine yüklenen sorumluluğa uygun davranmadığını ortaya koyduğu görüşüyle, takdir komisyonu kararları üzerine yapılacak tarhiyatlar ve kesilecek cezalar ile gecikme faizlerinin kesinleşen kısımlarından mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir.
Davacının sözleşme döneminde muhasebeci olarak şirketin muhasebe kayıtlarını tuttuğu ve beyannameleri usulüne uygun olarak verdiği, gerek asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, gerekse davacı hakkında düzenlenen sorumluluk raporunda davacının sahte fatura düzenleme fiiline bilerek iştirak ettiği veya düzenlediği beyannamelerdeki belgelerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmadığını ortaya koyan somut nitelikte tespitler yapılmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının şirketin sahte belge düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde etmesi faaliyetine ilişkin vergi ve cezalardan müteselsilen sorumlu tutulması suretiyle adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf isteminin kabulü ile Kayseri Vergi Mahkemesinin 17/09/2019 tarih ve E:2019/75, K:2019/638 sayılı kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesi uyarınca esastan incelenen davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline, aşağıda dökümü yapılan toplam 491,20-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere 18.06.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
X- KARŞI OY
Dava konusu ödeme emirleri içeriği vergi ziyaı cezalarına uygulanan tekerrür hükümlerinin asıl borçlu şirketin fiili nedeniyle şirket adına kesilen cezalarda uygulanmasının mümkün olduğu, ancak davacıdan bu kısımların istenilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, diğer kısımlar yönünden ise mahkeme kararının hukuka uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı, istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum. (¤¤)