(213 S. K. m. 353) (2577 S. K. m. 45, 46)
İSTEMİN KONUSU: Adana 2. Vergi Mahkemesi'nin 30/01/2020 tarih ve E:2019/1000, K:2020/65 sayılı davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair kararının davacı şirket tarafından istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına 2016 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporunda bir kısım dönem alımlarının sahte faturalarla belgelendirildiğinin tespit edildiğinden bahisle söz konusu sahte faturalara isabet eden katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2016/Aralık döneminden sonraki döneme devreden indirilebilir katma değer vergisinin değişmesi nedeniyle sonraki dönem beyanları düzeltilerek 2017/Mayıs, Haziran ve Temmuz dönemleri için re'sen salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca 2016/Kasım dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin 21/07/2016 tarih ve 39342 sayılı Elektronik Talep Bildirim Formunu doldurarak idareye başvuruda bulunduğu, söz konusu başvuruda şirketin e-posta adresinin "mugetasan@gmail.com" olarak bildirildiği, e-tebligat aktivasyonunun 10/11/2017 tarihinde yapıldığı, dava konusu ihbarnamelerin bilgilendirme e-postalarının 24/09/2019 tarihinde "mugetasan@gmail.com" adresine gönderildiği ve 05056259006 nolu cep telefonuna sms yoluyla mesaj gönderildiği, ihbarnamelerin, adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda 29/09/2019 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, 24/02/2017 tarihli "internet hizmetleri kullanım başvuru formu"nda davacı şirketin e-posta adresi "mugetasan@hotmail.com" olarak bildirilmişse de 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca "elektronik tebligat talep bildirimi"nde belirtilen adresin esas alınması gerektiği, dava konusu ihbarnamelerde, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde Vergi Mahkemesinde dava açma hakkının bulunduğunun belirtildiği, bu durumda 29/09/2019 tarihinde yapılan tebligata ilişkin 30 günlük dava açma süresinin sonu olan 29/10/2019 tarihi resmi tatil olduğundan, davanın en son olarak 30/10/2019 tarihinde açılması gerekirken yasal dava açma süresinin bitiminden sonra 16/12/2019 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, süresinde açılmayan davanın esasının incelenmesine yasal olanak bulunmadığı gerekçesiyle süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF EDENİN İDDİALARI: Davacı şirketin 29/11/2019 tarihinde elektronik posta adresine girdiğinde dava konusu ihbarnamelerden haberdar olduğu, davacı şirkete daha önce 29/09/2019 tarihinde yapıldığı varsayılan tebliğ işleminin açıkça usulsüz olduğu, öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak esas alınması gerektiği, yerel mahkemece davacı delileri ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan karar verildiği, mahkemece tebligatın salt e-tebligat kutusuna düşmüş olmasından hareketle usulüne uygun yapıldığı sonucuna varıldığı, daha önce öğrenildiği ispat edilemediği takdirde tebligatın açıldığı ve görüldüğü tarihte yapılmış sayılması gerektiği, davanın esası yönünden ise, davacı şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun tebliğ edilmemesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı, raporun eksik ve hatalı tespitlerle hazırlandığı, sadece başka raporlara atıfla hazırlandığı, alımların gerçek olduğu, ödemelerin banka kanalıyla yapıldığı, raporda sahtelik iddiasının ispatına yönelik hiçbir somut tespit bulunmadığı ileri sürülerek Mahkeme kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi'nce, Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi’nin 25/06/2020 tarih ve 565 sayılı kararı ile Adana Bölge İdare Mahkemesi’nin 01/09/2020 tarihi itibariyle faaliyete geçirilmesi kararlaştırılmış olup, uyuşmazlığa ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun çözüme kavuşturulması yetkisi bu haliyle Adana Bölge İdare Mahkemesi’nde olduğundan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45'nci maddesi uyarınca dava dosyası incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45'nci maddesinin 1'inci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 2'nci fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 3'üncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı karara vereceği; 4'üncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemelerinin 46'ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler ile dosyada mevcut bilgi-belgeler kapsamında, ortada, kararın kaldırılmasını gerektiren nitelikte bir neden bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı şirketin, Adana 2. Vergi Mahkemesi'nin 30/01/2020 tarih ve E:2019/1000 , K:2020/65 sayılı kararına yönelik İstinaf isteminin REDDİNE,
2. Aşağıda dökümü yapılan 255,50 TL istinaf yargılama giderinin istinaf isteminde bulunan davacı şirket üzerinde bırakılmasına,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davacı şirketten 54,40 TL maktu karar harcı alınmasına,
4. Artan posta giderinin karar kesin olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333'üncü maddesi uyarınca Mahkemesince re'sen davacı şirkete iadesine,
5. Kararın taraflara yedi (7) gün içinde tebliği için dosyası ile birlikte Mahkemesine gönderilmesine,
6. Dava konusu tutar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46'ncı maddesinin (b) bendinde belirtilen parasal sınırın altında kaldığından temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak, 15.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)