İSTEMİN ÖZETİ: Antalya İli, ... Komutanlığı'nda Uzm.J.III.Kad.Çvş. olarak görev yapan davacının, "Muhafazası veya sevkiyle görevli olduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün kaçmasına bilerek ve isteyerek imkan vermek" ve "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiillerini işlediğinden bahisle, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/6/f ve 8/6/h maddeleri uyarınca "Meslekten Çıkarma" cezasıyla tecziyesine ilişkin Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Disiplin Kurulunun 10.01.2019 tarih ve 2019/38 sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin 18/01/2019 tarih, 2019/31 sayılı Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu Kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacının 7068 sayılı yasanın 8/6/f maddesinde belirtilen "Muhafazası ve sevkiyle görevli olduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün kaçmasına bilerek ve isteyerek imkan vermek" fiili bakımından yapılan değerlendirmede, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile 12.12.2017 tarihli inceleme ve 01.11.2017 tarihli soruşturma raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacının anılan soruşturma kapsamında alınan ifadesinde; 17 Ağustos 2017 tarihinde Hacıobası Jandarma Yol Kontrol ve Araç Araması görevini icra etmek üzere devriyede davacı ile beraber görevli uzman erbaşlar ..., ... ve ...'in 16.08.2017 günü saat 23:50 sıralarında Hacıobası Arama noktasına vardıkları, önceki görevli vardiyadan görevi teslim alıp aramaya başladıkları burada 24 saat esasına göre arama yapıldığı için ve Emniyet Müdürlüğü personeli de görevli olduğu için talimat gereği çift saatlerde Jandarma tek saatlerde de Polisin arama yaptığı, her ne kadar böyle olsa da polise gelen ihbarlarda polis memurlarının da dâhil olarak araç durdurup arama yapabildiği, Manavgat Emniyet Müdürlüğü Narkotik Ekiplerinin .... isimli şahsı teknik takibe aldıkları ve takip ettikleri, olay günü de Konya İli istikametinden Manavgat İlçesi istikametine gideceği Hacıobası noktasında görevli polislere ... aracılığı ile bildirdikleri, bu hususu davacının sonradan öğrendiği, noktada görevli polislerin herhangi bir şey söylemedikleri, saat 00:06 sıralarında polislerin durdurdukları ... Turizm firmasına ait otobüste seyahat eden .... isimli şahsı alıp ve üzerini aradıktan sorara 1-2 gram civarında “Kristal" diye adlandırılan metamfetamin maddesi ele geçirdikleri ve tüm bu işlemlerden davacı ve yanındaki personelini bilgilendirenin olmadığı , aynı gün saat 08:30 sıralarında polisler devriyede görevli J.Uzm.Çvş....'a .... isimli şahsın üzerinde esrar maddesi bulduklarını söylemeleri üzerine ...’un da bunu davacıya söylediği, bunun üzerine polislerin oturduğu ve sorgu yaptıkları kamelyaya gittiği, yakalanan .... isimli şahsın kelepçesiz olarak oturduğunu gördüğü, uyuşturucu maddenin bulunduğunu söylediği, sigara paketinin masa üzerinde durduğunu gördüğü, sabah saatlerinde arama noktasının yoğun olmasından dolayı .... isimli şahsa kelepçe taktırdığı , maddenin bulunduğu sigara paketi ile şahsın kimliğini devriye aracının içine gönderdiğini, arama noktasında yakalanan şahısları Merkez J.Krk.K.lığına bilgi verip karakoldan gelecek Jandarmaya teslim etmeleri gerektiği, ancak karakol personelinin yoğun olduğunu bildiği için ve de vardiya değişim saatine 1 saat kadar süre kaldığı için yakalanan şahsı kendilerinin götürmelerinin uygun olacağı düşüncesi ile karakola bilgi vermediği, görevlerinin devam ettiği sırada UYAP'tan aranan başka bir şahsın daha yakalandığı, yine devriye gelemeyeceğini düşündüğü için devriyede görevli J.Uzm.Onb....'i yakalamalı şahsın aracına bindirerek Merkez J.Krk.K.'lığina gönderdiği, değişim saatine kadar polislerin yakalama tutanağı yazıp kendilerine vermedikleri, yakalanan uyuşturucu maddeyi, şahsı ve tutanağıda kendilerine teslim etmedikleri, arama noktasının genel sorumluluğunun Jandarmada olduğu için yakalama tutanağını vermeseler dahi kendisinin karakolda tutabileceği düşüncesi ile görevi teslim ettiklerini ve .... isimli şahsı da Jandarma aracına bindirip yola çıktıkları, davacının devriye aracının önünde bulunan kapaklı sigara kutusunun kapağını açtığı, paketin içerisinde sigaraların olduğu, paketin tabanında ise küçük Jelatine sarılı malzemenin bulunduğu, devriye personeli J.Çzm.Çvş....'un söylediği polislerin esrar yakalamışlar cümlesini hatırlayıp bu muymuş yakalan esrar, buna işlem mi yapılır düşüncesiyle jelatini açtığı, devriye aracının camlarının açık olması nedeniyle jelatini açar açmaz uyuşturucu maddenin rüzgârda savrulduğu, 1-2 gram kadar olan uyuşturucu maddenin adeta yok olduğu, suç delilinin uçması ve kaybolması olayını amirlerine anlatamayacağı, anlatması durumunda kendisine kızacaklarını düşündüğünden Antalya-Alanya yolunu çıktıklarında devriye aracını durdurduğu, ...' yü uyuşturucu madde kullanmaması konusunda uyardıktan sonra serbest bıraktığı bu olaydan dolayı amirlerine ve nöbetçi Cumhuriyet Savcısına bilgi vermediği Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 22.09.2017 tarih ve 22119 sayılı yazısıyla olaya ilişkin tanzim edilen tutanakların istenilmesi üzerine gizlenen olayın açığa çıktığı anlaşıldığından, davacının sevkiyle görevli olduğu şüpheli .... yü bilerek ve isteyerek serbest bıraktığı, soruşturma esnasında alınan ifadesinde de bu durumu ikrar ettiği, neticeten her ne kadar suç delili yok olduğundan şüphelinin serbest bırakıldığı söylenmiş olsa bu durumun üzerine atılı bulunan eylemi işlemiş olmasında haklı bir gerekçe olmadığı dolayısıyla davacının sübut bulan eylemine karşılık gelen disiplin cezası ile tecziye edilmesine ilişkin işlemde bu madde hükmü bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, davacının, 7068 sayılı Yasa'nın 8/6/h maddesinde belirtilen " Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek." filli bakımından yapılan değerlendirmede ise, dava dosyasında her yan bilgi ve belgeler ile 12.12.2017 tarihli inceleme ve 01.11.2017 tarihli soruşturma raporunun birlikte değerlendirilmesinden, her ne kadar davacı yanca dava dilekçesinde, herhangi bir evrakta imzasının olmadığı dolayısıyla gerçek dışı rapor hazırladığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı iddia olunmuş ise de, 17.08.2017 tarihinde meydana gelen olayla ilgili, 27.11.2017 tarihinde alınan ifadesinde, şüpheli ... bilerek ve isteyerek serbest bıraktığı olayla ilgili amirine bilgi vermediği, dönüş raporunda herhangi bir olayla karşılaşmadığı yönünde yanlış bilgi yazdırarak amirine onaylattığı hususunu ikrar ettiği, dolayısıyla madde hükmünde belirtilen disiplinel eylemin sadece imza atılması durumunda ilgili suça vücut vereceğini belirtmediği, aynı zamanda gerçeğe aykırı bilgi verilerek hazırlatılan raporu imza ettirmek fiilinin de suça vücut vereceği dolayısıyla davacının sübut bulan eylemine karşılık gelen disiplin cezası ile tecziye edilmesine ilişkin işlemde bu madde hükmü bakımından da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle Antalya 2. İdare Mahkemesi'nce verilen davanın reddine ilişkin 30/12/2019 tarih ve E:2019/903, K:2019/1278sayılı kararın, davacı vekili tarafından; müvekkilinin hizmet kağıdında herhangi bir imzasının bulunmadığı ve müvekkil tarafından tanzim edilen gerçek dışı bir evrak bulunmadığından soruşturma konusu edilen gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek suçunun unsurlarının oluşmadığı, .... İsimli şahısta yakalanan ve toz halinde bulunan maddenin uyuşturucu madde olup olmadığı hususunda yapılmış net bir tespitin bulunmadığı bunun ancak yapılacak bir analiz sonucunda tespitinin yapılabileceği, sözü edilen maddenin rüzgar nedeniyle uçup gitmesi nedeniyle müvekkilinin ... isimli şahsı bıraktığı zira o anda ...'nün şüpheli biri olarak sayılamayacağı dolayısıyla bu iddia bakımından da disiplinsizliğin sübut bulduğuna ilişkin tespitin usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca müvekkilinin savunma hakkının ihlal edildiği, savunması alınmadan meslekten çıkarma cezası verilmesinin uluslararası sözleşmelere, usul ve yasaya aykırı olduğu, müvekkiline atfedilen eylemlerin meslekten çıkarma cezasını gerektiren kanun maddelerine uyduğu kabul edilse dahi geçmiş hizmetleri ve olumlu sicili dikkate alınarak bir alt ceza uygulanması gerektiği iddialarıyla istinafen incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Soruşturma kapsamında davacı hakkındaki iddiaların sübut bulduğu, davacının 10/01/2018 tarihinde yazılı savunma yaptığı, verilen disiplin cezası, disiplinsizliğin işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, hizmete olumsuz etkisi, meydana gelen tehlike, personelin kastı, disiplin durumu ve samimi ikrar ve pişmanlığı gibi hususlar değerlendirilerek takdir yetkisi kapsamında bir alt cezanın uygulanmadığı, verilen kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
Başvuruya konu mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45 inci maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf aşamasında yapılan 227,10.-TL yargılama giderinin istinaf yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin Mahkemesi'nce davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde doğrudan Dairemiz'e veya Dairemiz'e iletilmek üzere anılan Kanun'un 4 üncü maddesinde sayılan yerlere verilecek dilekçe ile Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 23/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)