(2709 S. K. m. 11, 36, 40) (6183 S. K. m. 79) (2577 S. K. m. 7)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket adına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79'uncu maddesi kapsamında düzenlenen ödeme emrine karşı dava açılmayarak kesinleşmesi nedeniyle İdarece taşınmazına uygulanan haczin kaldırılması için davacı tarafından ihtirazi kayıtla ödenen toplam 161.545,46 TL'nin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali ile ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu ..... Turizm İnş. Tic. ve San. A.Ş.'nin 26.06.2019 tarih ve 131198 sayılı dilekçe ile Milas Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne mal beyanında bulunduğu, beyanında davacı şirketten 5.375.000,00 ₺ alacağı olduğunu beyan ederek dilekçe ekinde alacağa ilişkin faturaları sunduğu, İdarece asıl borçlu şirketin beyanı ile davacıya ait Ba-Bs formlarının karşılaştırılması sonucu asıl borçlu şirket tarafından sunulan faturalar ile davacı şirkete ait Ba-Bs formlarındaki tutarların uyumlu olduğunun tespiti üzerine 6183 sayılı Kanunun 79'uncu maddesi uyarınca davacı şirket adına 27.06.2019 tarih ve 72988 sayılı haciz bildirisinin düzenlenerek 02.07.2019 tarihinde e-tebligat yoluyla davacıya tebliğ edildiği, tebliğ edilen haciz bildirisine davacı şirket tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi nedeniyle borcun davacı şirket zimmetinde kabul edildiği ve 27.08.2019 tarih ve 2019/1 ana takip nolu ödeme emrinin düzenlendiği, anılan ödeme emrinin davacı şirkete 03.09.2019 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği, davacı tarafından anılan ödeme emrinin dava konusu edilmemesi ve borcun süresinde ödenmemesi üzerine davacı şirket adına kayıtlı gayrimenkuller üzerine 01.11.2019 tarih ve 137429 sayılı yazı ile haciz konulduğu, davacı şirket tarafından hacze konu borcun 03.12.2019 tarihinde ihtirazi kayıt ile ödenmesi üzerine anılan taşınmazlar üzerindeki hacizlerin aynı tarihte davalı idarece kaldırıldığı, davacı şirket tarafından 13.12.2019 tarih ve 256021 sayılı dilekçe ile asıl borçluya herhangi bir borcun bulunmadığı, tapuda işlem yapabilmek için asıl borçluya ait borcun ihtirazi kayıtla ödenmek zorunda kalındığı belirtilerek gerekli düzeltmenin yapılarak ödenmek zorunda kalınan tutarın iadesinin talep edildiği, davacı şirket tarafından yapılan başvuru üzerinden 60 gün geçmesine karşın iade talebinin yerine getirilmediği gibi herhangi bir cevapta verilemeyerek yapılan başvurunun zımnen reddedildiği ileri sürülerek işlemin iptali ile ihtirazi kayıtla ödenen tutarının geri verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı, her ne kadar, dava dilekçesinde davalı idareye yapılan 13.12.2019 tarih ve 256021 sayılı dilekçe ile yapılan başvuru üzerine davalı idarece 60 gün içerisinde iade talebinin yerine getirilmediği gibi başvuruya herhangi bir cevapta verilmediği belirtilmiş ise de, Mahkeme kayıtlarına giren 30.04.2020 tarihli savunma dilekçesinde, davacı şirketin 13.12.2019 tarih ve 256021 sayılı dilekçe yaptığı başvuruya 02.01.2020 tarih ve 175 sayılı yazı ile cevap verildiği, anılan yazının 07.01.2020 tarihinde davacıya e-tebligat yoluyla tebliğ edildiğinin belirtilerek anılan yazı örneğinin savunma dilekçesi ekinde sunulduğu ancak anılan yazının davacıya tebliğine ilişkin tebliğ belgesinin savunma dilekçesi ekinde yer almadığının görüldüğü, bunun üzerine, Mahkemelerince verilen 05.05.2020 tarihli ara kararı ile davalı idareden 02.01.2020 tarih ve E.175 sayılı yazının davacı şirkete tebliğ edildiğini gösterir e-tebliğ evrakı ile davacı şirkete ait kayıtlı elektronik posta hesabı bilgilendirme formu istenilmiş olup, davalı idarenin 10.06.2020 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren ara kararına cevap dilekçesi ekinde sunulan belgelerin incelenmesinden, Şişli Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne sunulan Kadıköy 29. Noterliği'nin 09.01.2018 tarih ve 775 yevmiye nolu imza sirkülerine dayanarak davacı şirketi münferiden temsile yetkili ..... tarafından e-tebligat aktivasyonunun yapıldığı, aktivasyonda SMS ve e-posta ile bilgelendirme tercihlerinin seçildiği, 02.01.2020 tarih ve E.175 sayılı yazının 02.01.2020 tarihinde mükellefe tebliğ için gönderildiği, otomatik okunma tarihi olan 07.01.2020 tarihinde mükellefe e-tebligat yoluyla tebliğ edildiğinin görüldüğü, bu durumda, 03.12.2019 tarihinde ödeme ile başlayan dava açma süresinin davacı tarafından düzeltme ve geri iade istemiyle yapılan başvuru tarihi olan 13.12.2019 tarihinde durdurduğu, davalı idarenin davacının düzeltme ve iade isteminin reddine ilişkin 02.01.2020 tarih ve E.175 sayılı yazısının davacıya 07.01.2020 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği, Mahkemelerince usulüne uygun olarak tebliğ edildiği kabul edilen davacının düzeltme ve iade isteminin reddine ilişkin 02.01.2020 tarih ve E.175 sayılı yazının tebliğ tarihi olan 07.01.2020 tarihinden itibaren duran dava açma süresinin 08.01.2020 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, kalan 20 günlük dava açma süresi içerisinde en son 27.01.2020 tarihinde dava açılması gerekirken 02.03.2020 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dava dilekçesi ile açılan iş bu davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle süre aşımı nedeniyle reddine karar veren Muğla Vergi Mahkemesi'nin 25/06/2020 tarih ve E:2020/461, K:2020/511sayılı kararının; asıl borçlu şirkete borcu olmadığı, açılan davanın tam yargı davası olduğu, süresinde açıldığı ileri sürülerek kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1.Vergi Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ''Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü'' başlıklı 11'inci maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu, ''Hak arama hürriyeti'' başlıklı 36'ncı maddesinde; herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip bulunduğu, ''Temel hak ve hürriyetlerin korunması'' başlıklı 40'ncı maddesinde de; Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkesin, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahip olduğu, 4709 sayılı Kanun'la eklenen 2'nci fıkrada; devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulu Kanunu'nun ''Dava Açma Süresi'' başlıklı 7'nci maddesinin 1'nci fıkrasında; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, 2'nci fıkrasında; bu sürelerin; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ve benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin: tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; tarihi izleyen günden başlayacağı hüküm altına alınmış, ''İdari makamların Sükûtu'' başlıklı 10'un maddenin 1'nci fıkrasında; ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, 2'nci fıkrada; altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri, altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idarî makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır.
Devletin işlemlerinde, bireylerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu öngören Anayasa'nın 40'ncı maddesinin ikinci fıkrasının, ayrı bir yasal düzenlemenin varlığını gerektirmeyen, doğrudan uygulanabilir nitelik taşımasından dolayı yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulabilecek idari veya yargı mercileri ve kanun yolları ile sürelerinin belirtilmesi zorunludur.
İncelenen dosyada, asıl borçlu ..... Turizm İnş. Tic. ve San. A.Ş.'nin 26.06.2019 tarih ve 131198 sayılı dilekçe ile Milas Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne mal beyanında bulunarak, davacı şirketten 5.375.000,00 ₺ alacağı olduğunu beyan etmesi ve dilekçe ekinde alacağa ilişkin faturaları sunması üzerine İdarece asıl borçlu şirketin beyanı ile davacıya ait Ba-Bs formlarının karşılaştırılarak, 6183 sayılı Kanunun 79'uncu maddesi uyarınca davacı şirket adına 27.06.2019 tarih ve 72988 sayılı haciz bildirisinin düzenlenip, 02.07.2019 tarihinde e-tebligat yoluyla davacıya tebliğ edildiği, tebliğ edilen haciz bildirisine davacı şirket tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi üzerine borç davacı şirketin zimmetinde kabul edilerek, 27.08.2019 tarih ve 2019/1 ana takip nolu ödeme emrinin düzenlenip, 03.09.2019 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği, bu ödeme emrinin de dava konusu edilmemesi ve borcun süresinde ödenmemesi üzerine davacı şirket adına kayıtlı gayrimenkuller üzerine 01.11.2019 tarih ve 137429 sayılı yazı ile haciz uygulandığı, davacı şirket tarafından ise, hacze konu borç 03.12.2019 tarihinde ihtirazi kayıtla ödenerek, 13.12.2019 tarih ve 256021 sayılı dilekçe ile asıl borçluya herhangi bir borcun bulunmadığı, tapuda işlem yapabilmek için asıl borçluya ait borcun ihtirazi kayıtla ödenmek zorunda kalındığı belirtilerek gerekli düzeltmenin yapılması ve ödenmek zorunda kalınan tutarın iadesi istenildiği, İdarece 02.01.2020 tarih ve 175 sayılı yazı ile istem reddedilerek, 07.01.2020 tarihinde davacıya e-tebligat yoluyla tebliğ edilmesi üzerine bu işlemin iptali ve ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.
Vergi Mahkemesince, 03.12.2019 tarihinde ödeme ile başlayan dava açma süresinin davacı tarafından düzeltme ve iade istemiyle yapılan başvuru tarihi olan 13.12.2019 tarihinde durdurduğu, davalı idarenin davacının düzeltme ve iade isteminin reddine ilişkin 02.01.2020 tarih ve E.175 sayılı yazısının davacıya 07.01.2020 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği, düzeltme ve iade isteminin reddine ilişkin 02.01.2020 tarih ve E.175 sayılı yazının tebliğ tarihi olan 07.01.2020 tarihinden itibaren duran dava açma süresinin 08.01.2020 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, kalan 20 günlük dava açma süresi içerisinde en son 27.01.2020 tarihinde dava açılması gerekirken 02.03.2020 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dava dilekçesi ile açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle süre aşımı nedeniyle karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından adına asıl borçlu ..... Turizm İnş. Tic. ve San. A.Ş.'nin kesinleşen vergi borcunun tahsili için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79'uncu maddesi kapsamında düzenlenen ödeme emrine karşı dava açılmayarak kesinleşmesi nedeniyle İdarece taşınmazına uygulanan haczin kaldırılması için ihtirazi kayıtla ödeme yapılarak, İdareye 13.12.2019 tarih ve 256021 sayılı dilekçeyle; asıl borçluya herhangi bir borcun bulunmadığı, tapuda işlem yapabilmek için asıl borçluya ait borcun ihtirazi kayıtla ödenmek zorunda kalındığı belirtilerek gerekli düzeltmenin yapılması ve ödenmek zorunda kalınan tutarın iadesi istemiyle yapılan başvuru, 2577 sayılı Kanun'un 10'uncu maddesi kapsamında yapılan bir başvuru ise de, dosyaya ekli dava konusu edilen 02.01.2020 tarih ve E.175 sayılı işlemde; başvurulacak yargı mercii ve başvuru süresinin gösterilmediği anlaşıldığından, bu durum; Anayasa'nın 40'ncı maddesinin ikinci fıkrasına ilişkin gerekçede belirtildiği gibi son derece karışık olan mevzuat karşısında bireylerin yargı yeri ve idari makamlar önünde haklarını sonuna kadar arayabilmelerini olanaklı kılmak amacıyla öngörülen zorunluluğa aykırı ve dolayısıyla Anayasa'nın 36'ncı maddesinde öngörülen hak arama hürriyetini sınırlayıcı bir sonuç doğurarak, Anayasa'nın temel hak ve hürriyetlerinin korunmasını düzenleyen 40'ıncı maddesine aykırılık yaratmıştır.
Bu durumda, başvuru mercii ve süresi gösterilmeyen yazılı bildirim dava açma süresini başlatmayacağından, açılan davanın süresinde olduğunun kabulü Anayasal bir zorululuktur.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüyle istinaf başvurusuna konu Muğla Vergi Mahkemesi'nin 25/06/2020 gün ve E:2020/461, K:2020/511 sayılı kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesi'ne gönderilmesine, 18/11/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olmak üzere karar verildi. (¤¤)