İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, pasaportuna idari yönden uygulanan tahditin kaldırılmasına yönelik başvurusunun reddine ilişkin Trabzon Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü'nün 26.03.2019 tarihli ve E.5022 sayılı işleminin iptali istemiyle açtığı davada; davanın reddine karar veren Trabzon İdare Mahkemesi'nin 24/10/2019 gün ve E:2019/550, K:2019/1088 sayılı kararının; pasaportuna idari yönden uygulanan tahditin kaldırılmasına yönelik başvurusunun reddi nedeniyle umumi pasaport sahibi bile olamadığı, hayatının hem bir birey olarak hem de akademik olarak kısıtlandığı, geçinme koşulları, hayatını idame ettirme koşullarının tamamen elinden alındığı, ceza yargılamasının neticesinin beklenmemesinin de kendisi için hakkaniyetli olmadığı, ceza davasından beraat ettiği, kaldı ki 17 Ekim 2019 tarihinde çıkan 7188 sayılı Yasa'nın Ek 7. maddesi hükmü karardan önce yürürlüğe girdiği halde yerel Mahkemece gözetilmediği ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının, pasaportuna idari yönden uygulanan tahditin kaldırılmasına yönelik başvurusunun reddine ilişkin Trabzon Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü'nün 26.03.2019 tarihli ve E.5022 sayılı işleminin iptali istemine ilişkindir.
İdare Mahkemesi'nce; "ihraç" şerhi ile pasaportuna şerh kaydı konulan davacının, …. Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu gerekçesi ile 2017 yılında ihraç edildiği anlaşıldığından, "Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirildiği, bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilebilir" hükmü uyarınca idareye verilen takdir yetkisi kapsamında tesis edildiği anlaşılan uyuşmazlık konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13. maddesinde; "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." hükmüne yer verilmiş, "Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında; "Savaş, seferberlik (…)(1) veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir." kuralı düzenlenmiş, "Yerleşme ve seyahat hürriyeti" başlıklı 23. maddesinde de; "Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir. Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak; Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek; Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir. (Değişik fıkra: 7/5/2010-5982/3 md.) Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir. Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz." hükmü yer almıştır.
5682 sayılı Pasaport Kanunu'nun 2. maddesinde; Türk vatandaşları ile yabancıların Türkiye'ye girebilmek ve Türkiye'den çıkabilmek için yolcu giriş - çıkış kapılarındaki polis makamlarına usulüne uygun ve muteber pasaport veya pasaport yerine geçerli bir vesika ibraz etmeye mecbur oldukları belirtilmiş, "Pasaport veya vesika verilmesi yasak olan haller" başlıklı 22. maddesinde; "Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmez. Ancak, yabancı memleketlere gitmeleri mahkemelerce yasaklananlar dışında kalanlara, zaruri hallerde Cumhurbaşkanının onayı ile pasaport veya pasaport yerine geçen seyahat vesikası verilebilir. Bu durumda olanların açık kimlikleri (adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, ana ve baba adı ile nüfusa kayıtlı olduğu yer) ve tahdit sebebi, ilgili daireler tarafından mahallin polis makamlarına bildirilir. (...) Bunların yurt dışına çıkışları engellenir ve kendilerine pasaport veya vesika verilmez, verilmişse geri alınır." kuralı düzenlenmiştir.
6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Yürütülen soruşturmalarda alınacak tedbirler" başlıklı 5. maddesinde; "(1) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirilir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilebilir. (2) Birinci fıkraya göre ilgili pasaport birimine isimleri bildirilen kişilerin eşlerine ait pasaportlar da genel güvenlik açısından mahzurlu görülmesi halinde aynı tarihte İçişleri Bakanlığınca iptal edilebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle …. Üniversitesindeki öğretim üyeliği görevinden ihraç edildiği, diğer yandan, belirtilen suçtan hakkında açılan kamu davası sırasında da adli tedbir olarak yurtdışına çıkış yasağı uygulandığı, yapılan yargılama sonucunda, Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.12.2018 tarih, E:2018/100, K:2018/403 sayılı kararıyla beraat ettiği, bunun üzerine 21.03.2019 tarihli dilekçeyle Trabzon İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü'ne başvurarak pasaportuna idari yönden konulan tahditin kaldırılmasını talep ettiği, cevaben davacı hakkında tesis edilen ihraç işlemine atıfla, davacının milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler kapsamında olduğu belirtilerek talebinin reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Yürütülen soruşturmalarda alınacak tedbirler" başlıklı 5.maddesinin 1.fıkrasının ilk hali; Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirilir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilir." şeklindeyken 29/4/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 690 sayılı KHK'nın 25.maddesiyle son cümlede yer alan "edilir" ifadesi "edilebilir" şeklinde değiştirilmiştir.
Nitekim bu değişiklikle uyumlu olarak, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 08.07.2017 tarihli ve 63044 sayılı yazısında; kamu kurum ve kuruluşlarınca idari işlem tesis edilerek isimleri bildirilen ve 667 sayılı KHK'nın 5.maddesine göre pasaportları iptal edilen şahısların pasaportlarının geçerli hale getirilmesi amacıyla müracaat etmeleri halinde; haklarında adli soruşturma/kovuşturma olmadığı, istihbarat, TEM ve KOM birimlerinden milli güvenliğe aykırı ve genel güvenlik açısından veya başkaca kanunen mani halleri bulunmaması hallerinde şerh kayıtlarının kaldırılarak pasaportlarının geçerli hale getirilebileceğinin bildirildiği görülmüştür.
Dava konusu işlem tarihinden sonra, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2.maddesiyle 5682 sayılı Kanuna eklenen ek 7.maddede "Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle;
A) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlar uyarınca kamu görevinden çıkarılmaları veya rütbelerinin alınması nedeniyle pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan,
B) 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 5 inci maddesi ve 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35 inci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan,
C) Mahkemelerce yurt dışına çıkmaları yasaklananlar hariç olmak üzere bu Kanunun 22 nci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan,
haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları hâlinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir.” düzenlemesiyle de; pasaport iptalinin, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle hakkında işlem tesis edilmiş olma halinin mutlak sonucu olmaktan çıkarılmasının ardından, daha önce pasaportları söz konusu işlemler nedeniyle iptal edilenlerin durumlarının da tekrar gözden geçirilmesi amaçlanmıştır.
Bakılan davada, Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/100 Esas sayılı dosyasında terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonucunda davacı hakkında beraat kararı verilerek yurt dışına çıkış yasağına dair adli kontrol kararının kaldırıldığı, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 12.06.2019 tarih, E:2019/979, K:2019/1173 sayılı kararıyla reddedildiği görülmüştür.
Diğer yandan, davacı hakkında tesis edilen ihraç işlemi hakkında OHAL Komisyonu nezdinde inceleme sürmekte ise de; 29/4/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 690 sayılı KHK ile yapılan değişiklikle birlikte, artık idarenin davacı hakkında tesis edilmiş ihraç işlemi nedeniyle pasaport iptali konusunda bağlı yetki içinde olmadığı, somut olayın özelliklerinin değerlendirilerek takdir yetkisinin kullanılmasının gerektiği, kaldı ki işlem tarihinden sonra yayımlanan 7188 sayılı Kanunun 2.maddesinde, daha önce pasaportları iptal edilenlerin, beraat etmeleri halinde durumlarının değerlendirilerek bu kişilere yeniden pasaport verilebileceği hususunun düzenlenmek suretiyle daha önce pasaportu iptal edilenlerle ilgili mevzuatta oluşan boşluğun giderildiği anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, davacının terör örgütü üyeliği suçundan yapılan yargılama sonucunda beraat ettiği, hakkında 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'da yer alan fiilerden dolayı başka bir soruşturma ya da koğuşturma bulunmadığı, dolayısıyla Anayasa ile korunan seyahat hürriyetini sürekli ve belirsiz bir zaman dilimi ile sınırlayacak şekilde hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Trabzon İdare Mahkemesi'nin 24/10/2019 gün ve E:2019/550, K:2019/1088 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava aşamasına ait 227,80-TL yargılama gideri ve istinaf başvuru aşamasına ait 234,50-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, artan posta giderinin davacıya iadesine, 09/06/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)