(2577 S. K. m. 31) (6100 S. K. m. 61, 63) (MENEMEN MİNİBÜSÇÜLER ODASI - TÜRKİYE DAVASI)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından; İstanbul ili ... ilçesi 805 ada 3 parsel numaralı yerdeki yapıya verilen yapı kullanma izninin iptali istemiyle yaptığı 25.04.2019 tarihli başvurusunun reddine dair 06.05.2019 tarih ve E.7565 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; "...Olayda; dava konusu yapıda, yapının mimari projesi ile fiili uygulama arasında farklılıklar olduğu binanın ana girişine göre Bodrum Kat sağ ve Zemin Kat sağ tarafta yer alan bağımsız bölümlerin mutfakları, onaylı mimari projede arka cephede planlanmışken, mevcut durumda ön cepheye bakacak şekilde konum aldığı, Zemin kat sol dairede arka cepheye bakan yatak odası projesinden farklılık içererek bölünmek suretiyle, kapısı koridora açılan ayrı bir “Wc” mahalli oluşturulduğu tespit edildiğinden; yapıya ait mimari projeye aykırı değişikliklerin tadilat ruhsatı ile kayıt altına alınması gerektiği, binanın tadilat projesine ve mer’i mevzuata uygun hale getirilmesi sonrası davalı idarece yeniden yapı kullanma izin belgesinin tanzim edilmesi gerektiği anlaşıldığından, dava konusu İstanbul ili ... ilçesi 805 ada 3 parsel numaralı yerdeki yapıya verilen yapı kullanma izninin iptali istemiyle davacının yaptığı 25.04.2019 tarihli başvurusunun reddine dair 06.05.2019 tarih ve E.7565 sayılı işlemde hukuka uygunluk bulunmamıştır." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline yönelik İstanbul 6. İdare Mahkemesi'nin 06/03/2020 tarih ve E:2019/1521, K:2020/526 sayılı kararının; haksız ve hukuka aykırı olduğu iddia edilerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından; İstanbul ili ... ilçesi 805 ada 3 parsel numaralı yerdeki yapıya verilen yapı kullanma izninin iptali istemiyle yaptığı 25.04.2019 tarihli başvurusunun reddine dair 06.05.2019 tarih ve E.7565 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinde, "davanın ihbarı" konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı ve davanın ihbarının Mahkemece re'sen yapılacağı belirtilmiş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61. maddesinin birinci fıkrasında, taraflardan birinin davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebileceği; 62. maddesinin birinci fıkrasında, ihbarın yazılı olarak yapılacağı, ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerektiği; 63. maddesinde ise, dava kendisine ihbar edilen kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabileceği belirtilmiştir.
Olayda, davacı İstanbul ili ... ilçesi 805 ada 3 parsel numaralı yerdeki yapıya verilen yapı kullanma izninin iptalini talep ettiğinden uyuşmazlık konusu olayda verilecek kararın üçüncü kişinin haklarını doğrudan etkileyeceği, dolayısıyla davanın taşınmaz sahibine ihbar edilmesi gerektiği ancak Mahkemece dava ihbar edilmeden taşınmaz malikinin gıyabında karar verildiğinden, adil yargılanma ilkesine aykırı hareket edildiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim, dava dışı kişilerin hak ve yükümlülüklerini doğrudan etkileyen davalarda, davanın anılan kişilere ihbar edilmesi gerektiğine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin(AİHM) Menemen Minibüsçüler Odası/Türkiye (Başvuru No:44088/04 09.12.2008) kararı da bu yöndedir.
Bu durumda; usul eksikliklerinin giderilmesi sonrasında yeni bir karar verileceğinden bu aşamada istinaf başvurusu hakkında bir değerlendirme yapılmaması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf talebinin kabulüne, İstanbul 6. İdare Mahkemesi'nin 06/03/2020 tarih ve E:2019/1521, K:2020/526 sayılı kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine iadesine, Mahkemece yapılacak yargılama sonucunda verilecek karar ile yargılama giderleri hakkında da hüküm kurulacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46.maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 30/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)