İSTİNAF İSTEMİNİN KONUSU: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, 675 sayılı KHK'nın 19. maddesi ile memuriyetten çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile öncelikle göreve iadesine, aksi takdirde uğradığı maddi ve manevi zararların tazmine karar verilmesi, kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davada, davacının göreve iade edilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptali, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verildiğinden işlem sebebiyle davacının mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işleyecek dönemsel yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yönünde Ankara 21. İdare Mahkemesi'nce verilen 03/02/2020 tarihli ve E:2018/3306, K:2020/719 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacının Bank ....'da hesabının bulunması, FETÖ/PDY'ye aidiyeti ve iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan .... Sendikasına üyelik kaydının olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat ve iltisak düzeyinde bağı bulunduğu, ihracına ilişkin Kanun Hükmünde Kararname'ye yapılan itirazın reddine dair Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, istinaf aşamasında dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, idare mahkemesi başkanlığına hitaben yazılmış imzalı dilekçeler ile açılacağı, dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrak örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un 14. maddesinin 3/g bendinde; dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği, 15. maddesinin 1/d bendinde ise; dilekçelerin 3 ve 5. maddelere uygun bulunmaması halinde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca,685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Yargı denetimi" başlıklı11/1. maddesinde; "Komisyon kararlarına karşı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenecek Ankara idare mahkemelerinde ilgilinin en son görev yaptığı kurum veya kuruluş aleyhine iptal davası açılabilir." hükmünün yer aldığı görülmektedir.
Anılan madde uyarınca, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından verilen kararlar haricindeki işlemlere yönelik açılan davaların, genel görevli ve yetkili idare mahkemelerince görülüp çözümlenmesi gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Sağlık Bakanlığı bünyesinde görev yapmakta iken, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından dava dilekçesinin "davanın konusu" kısmında, "675 sayılı KHK'nın 19. maddesi ile memuriyetten çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile öncelikle göreve iadesine, aksi takdirde uğradığı maddi ve manevi zararların tazmine karar verilmesi" isteminde bulunulduğu, "sonuç ve talep" kısmında ise, "OHAL kararında verilen ret kararının Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname Ek 1 sayılı listede isminin yer alması sebebiyle kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile işine iadesine ve bu işlem nedeniyle yoksun kalınan maaşları olan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi" isteminden bahsedildiği, dolayısıyla "675 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin" yanında "OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 16.08.2018 tarihli ve 2018/30391 sayılı işlemin" de iptalinin istenilip istenilmediği hususunun dava dilekçesinde net olmadığı, ancak dava dilekçesine OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 16.08.2018 tarihli ve 2018/30391 sayılı işlemin eklendiği, ayrıca dava dilekçesinin başı ve sonu ile içeriğinin birbiriyle uyumlu olması gerekirken dava dilekçesinin başındaki istem ile sonundaki istemin birbirinden farklı olduğu, bunun yanında dava dilekçesinin "davanın konusu" kısmında yer alan "öncelikle göreve iadesine, aksi takdirde uğradığı maddi ve manevi zararların tazmine karar verilmesi" isteminin terditli bir istem olduğu, İdari Yargı mercileriinden bu şekilde terditli istemde bulunulamayacağı, istemin terdit içermeksizin açık ve net olarak ortaya konulması gerektiği, yine uğranıldığı ileri sürülen maddi zarar kalemleri ile talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerekirken belirtilmediği görülmekte olup, Mahkemece davanın konusu açıklığa kavuşturulmadan 16.08.2018 tarihli ve 2018/30391 sayılı Komisyon kararı ile davacının parasal ve özlük haklarının ödenmesi talebi hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; İdare Mahkemesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca dilekçenin reddine karar verilerek, davanın konusu açıklığa kavuşturulmak suretiyle yargılamanın yapılması ve karar verilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmaksızın, davacının göreve iade edilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptali, işlem sebebiyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işleyecek dönemsel yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 21. İdare Mahkemesi'nce verilen 03/02/2020 tarihli ve E:2018/3306, K:2020/719 sayılı kararın kaldırılmasına, dava dosyasının 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine, istinaf nedeniyle doğan yargılama giderleri nihai hüküm verilirken Mahkemesince gözetileceğinden bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, anılan madde uyarınca kesin olarak 30/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)