(1319 S. K. m. 8) (213 S. K. m. 122, 124) (2577 S. K. m. 14, 15)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacıya ait İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Beylerbeyi Mahallesi, Fıstıklı Mescit Mevkii, 1332 ada, 68 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar için emlak vergisi tahakkukunun hatalı yapıldığından bahisle, 13.03.2019 tarihli dilekçeyle yapılan düzeltme başvurusunun reddine dair 28.03.2019 tarih ve E.6239 Sayılı davalı Belediye işleminin iptali ile 68 parselin arsa kabul edilmesi sebebiyle fazladan tahakkuk ettirilen vergilerin ve 68 ve 12 parseller için fahiş matrah üzerinden vergilendirme yapılması sebebiyle fazladan tahakkuk ettirilen vergilerin son 5 yıllık kısmının tecil faizi ile birlikte davacıya iadesi istemiyle açılan davada; davacının iki temel iddiasının bulunduğu, ilkinin Taşocağı Çıkmazı Sokak için belirlenen arsa m2 birim değeri üzerinden vergi tahakkuk ettirilmesinin hatalı olduğu yolundaki iddia olduğu, savunma ekinde dosyaya sunulan krokide davacıya ait parsellerin işaretlendiği, taşınmazların Taşocakları Çıkmazına cepheli olduğu, Fıstıklı Mescit Sokağı ile davacı parselleri arasında bir irtibat bulunmadığının görüldüğü, 03.07.2017 tarih ve 30113 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde, parsel cephesinin, parselin üzerinde bulunduğu yoldaki cephesini ifade edeceğinin düzenlendiği, taşınmazların, fiilen cephesinin bulunduğu sokak için belirlenen arsa m2 birim değeri üzerinden vergilendirilmesi gerektiğinin açık olduğu, davacının MERNİS adresinin Fıstıklı Mescit Sokağı olarak görünmesi, yahut diğer belgelerde bu yönde kayıtlar bulunması vergilendirme açısında önem teşkil etmediği, dolayısıyla bu iddiaya ilişkin olarak vergi hatasından söz edilmesinin mümkün bulunmadığı, dava konusu ret işleminin bu iddiaya ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği, davacının ikinci iddiasının 12 parsel için bina vergisi tahakkuk ettirilmesi gerektiği yolunda olduğu, bu iddianın, davacının binasının bir kısmının bu parselde yer aldığı ve bu parselde havuz bulunduğu iddialarına dayandığı, 6 Seri numaralı Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde; Kanunun 2/2. maddesinde, Vergi Usul Kanununda yazılı bina mütemmimlerinin de bina ile birlikte nazara alınacağının öngörüldüğü, buna göre, belediye sınırları içindeki binaların bütünleyici olan arazisi ile ticaret ve sanata tahsis edilmiş binalarla birlikte kullanılan arazinin vergi değerinin tayininde binayı bütünleyen arazi sayılacağı, binayı çevreleyen ve kullanış tarzı itibariyle bina ile birlik teşkil eden avlu, bahçe ve benzeri arazinin de binanın bütünleyicisi sayılacağı, buna karşılık binadan ayrı olarak kullanılması kabil olan ve bina ile birlik teşkil etmeyen bahçe ve benzeri arazinin, arsa veya arazi olarak değerlendirileceğinin belirtildiği, bu düzenleme çerçevesinde, davacıya ait 12 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak, burada bulunduğu iddia edilen havuz ile bina kısmı dışındaki bölümünün, bu yapılardan ayrı kullanımı mümkün ise arsa vergisi alınması gerektiği, bina ile birlik teşkil etmekte ise bina vergisi alınması gerektiği, bu durumun da hukuki ihtilaf içeren bir husus olması sebebiyle, arsa vergisi alınmasının, 213 Sayılı Kanunda düzenlenen şekilde bir vergi hatası teşkil ettiğinin kabulünün mümkün olmadığının anlaşıldığı, Emlak Vergisi Kanunu'nun 8. maddesinin son fıkrasında, inşasının sona erdiği yılı takip eden bütçe yılından itibaren dört yıl boyunca, yeni inşa edilen binaların vergisinin, arsasının vergisinden az olamayacağı düzenlenmiş olduğundan, bu binaların ne zaman bu parsele inşa edildiği hususunun da ayrı bir ihtilaf konusu teşkil ettiğinin görüldüğü, 12 parsele ilişkin bu iddiaların da vergi hatası olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp, dava konusu ret işleminin bu iddiaya ilişkin kısmında da hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar veren İstanbul 8. Vergi Mahkemesi'nin 25/11/2019 gün ve E: 2019/998, K:2019/2391 Sayılı kararının; 68 parsel için binde 2 oranında bina vergisi alınırken 12 parsel için binde 6 oranında arsa vergisi alındığı, ancak 12 parselde havuz bulunduğu, emlak vergisi mevzuatına göre havuzun bina niteliğinde olduğu ve davacıya ait binanın bir kısmının 12 parselde yer aldığı, ayrıca davacıya ait parseller Fıstıklı Mescit Sokağında bulunmakta iken Taşocağı Çıkmazı Sokak için belirlenen rayiç değer üzerinden vergi tahakkuk ettirildiği, halbuki tapu kayıtları, davacının MERNİS adresi, sokak tabelaları ve davalının düzenlediği tahakkuk fişleri incelendiğinde taşınmazın Fıstıklı Mescit Sokağında bulunduğu iddialarıyla istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci Vergi Dava Dairesince gereği görüşüldü:
KARAR: İstinaf başvurusu, davacıya ait İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Beylerbeyi Mahallesi, Fıstıklı Mescit Mevkii, 1332 ada, 68 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar için emlak vergisi tahakkukunun hatalı yapıldığından bahisle, 13.03.2019 tarihli dilekçeyle yapılan düzeltme başvurusunun reddine dair 28.03.2019 tarih ve E.6239 Sayılı davalı Belediye işleminin iptali ile 68 parselin arsa kabul edilmesi sebebiyle fazladan tahakkuk ettirilen vergilerin ve 68 ve 12 parseller için fahiş matrah üzerinden vergilendirme yapılması sebebiyle fazladan tahakkuk ettirilen vergilerin son 5 yıllık kısmının tecil faizi ile birlikte davacıya iadesi istemiyle açılan davayı reddeden Mahkeme kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Düzeltme Talebi" başlıklı 122. maddesinde; mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri, aynı Kanun'un 124. maddesinde de, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme başvurusu reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri, bu madde gereğince il özel idare vergileri hakkında valiliğe ve belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat edileceği kurala bağlanmıştır.
Anılan düzenleme uyarınca vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yapılan vergi hatalarının düzeltilmesi istemlerinde, davaya konu olabilecek idari işlem, 213 Sayılı Kanun'un 124. maddesi hükmü gereğince, düzeltme isteminin reddine ilişkin işleme karşı şikayet yoluyla yapılacak başvuru sonucu, Belediye Başkanlığı tarafından tesis edilecek ret işlemidir.
Öte yandan, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinde, açılan davada, idari merci tecavüzü bulunup bulunmadığının ilk inceleme esnasında inceleneceği belirtilmiş; aynı Kanunun 15. maddesinde de, idari merci tecavüzü halinde, dilekçelerin görevli idari merciine tevdiine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacıya ait İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Beylerbeyi Mahallesi, Fıstıklı Mescit Mevkii, 1332 ada, 68 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar için emlak vergisi tahakkukunun hatalı yapıldığı iddiasıyla davalı idareye 12.03.2019 tarihinde düzeltme başvurusu yapıldığı, bu başvuruda 12 parsel için binde 6 oranında arsa vergisi alınmasının hatalı olduğunun ileri sürüldüğü, buna ilişkin olarak 12 parselde havuz bulunduğu ve emlak vergisi mevzuatına göre havuzun bina niteliğinde olduğu, ayrıca davacıya ait binanın bir kısmının 12 parselde yer aldığı iddialarının ileri sürüldüğü, ayrıca davacıya ait taşınmazlar Fıstıklı Mescit Sokağında bulunmasına rağmen Taşocağı Çıkmazı Sokak için belirlenen arsa m2 birim değeri üzerinden vergi tahakkuk ettirilmesinin de vergi hatası teşkil ettiğinin ileri sürüldüğü, düzeltme başvurusunun reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yapılan vergi hatalarının düzeltilmesi istemlerinde, davaya konu olabilecek idari işlem, 213 Sayılı Kanun'un 124. maddesi hükmü gereğince, düzeltme isteminin reddine ilişkin işleme karşı şikayet yoluyla yapılacak başvuru sonucu Belediye Başkanlığı tarafından tesis edilecek ret işlemidir.
Dava konusu olayda davacının, Üsküdar Belediye Başkanlığı'na İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Beylerbeyi Mahallesi, Fıstıklı Mescit Mevkii, 1332 ada, 68 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar için emlak vergisi tahakkukunun hatalı yapıldığından bahisle, 13.03.2019 tarihli dilekçeyle yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine Belediye Başkanlığı husumetiyle açılan davada, ret işlemini mali hizmetler müdürünün imzaladığı görüldüğünden, başvurunun reddi üzerine Belediye Başkanlığı'na şikayet başvurusunda bulunulması gerektiği halde Belediye Başkanlığı makamına yapılmış bir başvuru ve anılan makamca tesis edilen bir işlem bulunmadığından şikayet başvurusunun sonuçlandırılması için dilekçenin idari merci tecavüzü nedeniyle, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca Belediye Başkanlığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, vergi hatası bulunmadığından bahisle davanın reddi yolunda verilen kararda isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin kabulü ile, İstanbul 8. Vergi Mahkemesi'nin 25/11/2019 gün ve E:2019/998; K:2019/2391 Sayılı kararının kaldırılmasına, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/5. maddesi uyarınca dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri Mahkemesince yeniden verilecek kararla hüküm altına alınacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 27/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)