İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 04/03/2020 gün ve E:2019/1949, K:2020/655 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Dava, Şereflikoçhisar C. Başsavcılığı Ön Büro bünyesinde Zabıt Katibi olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Kanun'un 125/A maddesi uyarınca Uyarma cezası ile tecziyesine ilişkin 29/05/2019 tarih ve 2019/1 sayılı işleme karşı yaptığı itirazının reddi yönünde tesis edilen 24/07/2019 tarih ve 2019/399 sayılı kararın iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 04/03/2020 gün ve E:2019/1949, K:2020/655 sayılı kararla; dava dosyasında bulunan tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe göre, hastalık raporlarının, izinli olunan zamanlar ve acil vakalar hariç, memuriyet mahallindeki sağlık hizmeti sunucularından alınması zorunlu olduğu halde Ankara İli, Şereflikoçhisar İlçesinde görevli olan davacının, mazeret, yıllık izin vs. olmadığı halde, görev yaptığı il ve belediye sınırları dışında Aksaray İlinde bulunan bir hastaneden rapor aldığı sabit olduğundan, davacının, söz konusu eylemine uyan 657 sayılı Kanun'un 125/A(b) bendi uyarınca "Uyarma" disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin 29/05/2019 tarih ve 2019/1 sayılı işleme karşı yaptığı itirazının reddi yönünde tesis edilen 24/07/2019 tarih ve 2019/399 sayılı kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, ''Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.'' olarak tanımlanmış, alt bentlerinde ise uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller sayılmıştır.
Anılan Kanun'un 126. maddesinde, "uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verileceği, Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi olmadığı, cezayı kabul veya reddedeceği, ret halinde atamaya yetkili amirlerin 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbest oldukları hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; Şereflikoçhisar C. Başsavcılığı Ön Büro'sunda Zabıt Katibi olarak görev yapan davacının, 25/03/2019 tarihinde bir gün süreyle mazeret izni aldığı, 26/03/2019 tarihinde görevine başlaması gerekirken, görev yaptığı ilin belediye sınırları dışında Aksaray İlinde bulunan Özel İnova Hastanesi'nden 26/03/2019 tarih ve 28407 sayılı iş göremezlik belgesi ile 4 gün, 01/04/2019 tarih 125169 sayılı rapor ile 5 gün ve 08/04/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere de 5 gün rapor aldığı, davacı hakkında mesai saatleri içinde mazeret, yıllık vs. izni olmadan görev yaptığı yer Belediye sınırları dışında alınan bu raporların, Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe aykırı olduğundan bahisle yapılan soruşturma sonucunda davacının 657 sayılı Kanun'un 125/A maddesi uyarınca uyarma cezası ile cezalandırılması yolunda getirilen teklife istinaden, davacının 657 sayılı Kanun'un 125/A maddesi uyarınca "Uyarma" cezası ile tecziyesine ilişkin 29/05/2019 tarih ve 2019/1 sayılı işlemin tesis edildiği, davacının işleme karşı yaptığı itirazın ise Aksaray Adli Yargı İlk Derece Adalet Komisyonu Başkanlığı (Disiplin Kurulu) tarafından reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Disiplin cezası verilmesine dayanak teşkil eden eylemlerin tereddüde yer bırakmayacak şekilde delilleriyle ortaya konulması, bu eylemlerin disiplin cezası gerektiren ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinde sayılan hangi fiil ve haller kapsamında görüldüğünün belirtilmesi disiplin hukukunun esasına ilişkin en temel iki öge olup, ancak bu iki verinin davalı idarece işlemin tesisinde açıkça ortaya konulması durumunda, gerek eylemin sübut bulup bulmadığı, gerekse sübut bulan eylemin ceza verilmesini gerektirir fiil veya hal kapsamında olup olmadığı yargı merciince incelenerek, hukukilik denetimi yapılabilecektir.
Uyuşmazlık konusu olayda, disiplin soruşturması sonucunda davacı hakkında getirilen teklif üzerine davacının 657 sayılı Kanun'un 125/A maddesi uyarınca uyarma cezası ile cezalandırıldığı görülmekle birlikte, dava konusu işlemde davacıya isnat edilen fiilin, uyarma cezasını gerektiren ve 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin alt bentlerinde sayılan fiil ve hallerden hangisine uyduğunun belirtilmediği, hangi fiil veya hale ilişkin tanım kapsamında olduğunun ifade edilmediği, hukuki gerekçesinin belirtilmediği görülmekte olup, disiplin cezasını gerektirir fiil ve halin mevzuatta tek tek sayılan tanımlardan hangisi olduğu açıkça ortaya konulmadan disiplin cezası verilmesi durumunda gerçekleştirilen eylemin hangi tanım çerçevesinde değerlendirileceği belirtilmemiş olacağından, böyle bir durumun işlemin hukukilik denetimini varsayımsal hale getireceği ve bunun da hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayacağı açıktır.
Bu durumda, davacıya isnat edilen eyleme karşılık gelen uyarma cezasını gerektiren fiil ve halin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin alt bentlerinde yer alan hangi tanıma uyduğunun açıkça ortaya konulması ve hukuki gerekçesinin belirtilmesi gerekirken, bent belirtilmeksizin ve hukuki gerekçesi ortaya koyulmaksızın "uyarma cezası'' verilmesine ilişkin işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddine karar veren İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, Dairemiz kararındaki gerekçe dikkate alınarak davalı idarece yeniden işlem tesis edilebileceği tabidir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin kabulüne, Ankara 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 04/03/2020 gün ve E:2019/1949, K:2020/655 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, Mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 294,75 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2040,00-TLvekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, fazla alınan 31,40-TL karar harcı ile artan posta ücretinin davacıya iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6.fıkrası uyarınca kesin olarak, 17/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)