(193 S. K. m. 61, 63, 94, 103) (2577 S. K. m. 2) (213 S. K. m. 4, 8, 122, 124)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, kamu görevinden çıkarıldığı sürelere ilişkin olarak, geriye dönük ödeme yapılırken, hatalı olarak gelir vergisi kesildiği ileri sürülerek, hatalı yapılan gelir vergisi kesintisinin hesaplanarak yasal faiziyle birlikte iadesi talebiyle yaptığı başvurusunun reddine dair Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığı'nın 17/04/2019 tarih ve E.1523 sayılı işleminin iptali ile yapılan kesintinin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açtığı davanın; bir gelirin vergilendirilecek aşamaya gelebilmesi için o gelirin vergi kanunlarında şartları belirlenen şekilde elde edilmiş olması gerektiği, gerçek usulde vergilendirilen ücret gelirlerinde elde etme, gelirin kişinin hukuki ve ekonomik tasarrufuna girmesi ile gerçekleştiği, ücret gelirinin de ancak bu şartların sağlanması ile vergilendirilecek aşamaya geldiği, dolayısıyla, bir ücret ödemesine vergi tevkifatı yapılabilmesi için nakten veya hesaben ödeme yapılmış olması gerektiği nazara alındığında; davacının 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 29.10.2016 tarihinde Afyon Kocatepe Üniversitesi'ndeki görevinin sonlandırılması, OHAL Komisyon Kararı ile 27.12.2018 tarihinde tekrar göreve başlaması nedeniyle, 2016, 2017 ve 2018 yılları için yapılacak ödemenin, tahakkuk ve ödemenin yapıldığı 2019 dönemi ücreti sayılması ve Gelir Vergisi Kanunu'nun 61, 63, 94 ve 103. maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerektiğinden, yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin Konya 1. Vergi Mahkemesi'nce verilen 16/07/2020 gün ve E:2020/86, K:2020/465 sayılı kararın, ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, OHAL döneminde yürürlüğe giren Kanun Hükmünde Kararnameler ile alınan kamu görevinden çıkartılma kararının, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile kaldırılması halinde, kamu görevinden çıkartılma işlemi tüm hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kalkacağından, yeniden görevine başlayan kamu görevlisinin mali ve sosyal hakları, eğer kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edilmemiş olsaydı hangi durumda olacak idi ise o duruma getirilmesi gerektiği iddia edilerek kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Bir ücret ödemesine vergi tevkifatı yapılabilmesi için nakden veya hesaben ödeme yapılmış olması gerektiği, ilgili mevzuata uygun şekilde, vergi sorumlusu sıfatıyla yapılan vergi tevkifatının hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının kamu görevinden çıkarıldığı sürelere ilişkin olarak, tarafına geriye dönük ödeme yapılırken, hatalı olarak gelir vergisi kesildiği ileri sürülerek, hatalı yapılan gelir vergisi kesintisinin hesaplanarak yasal faiziyle birlikte iadesi talebiyle yaptığı başvurusunun reddine dair Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığı'nın 17/04/2019 tarih ve E.1523 sayılı işleminin iptali ile yapılan kesintinin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılmıştır.
Konya 1. Vergi Mahkemesi'nin 10/09/2019 gün ve E:2019/725, K:2019/681sayılı kararı, Mahkememizin 26.12.2019 tarih ve E:2019/1393 K:2019/1643 sayılı kararı ile dava konusu işlemin yetki yönünden iptal edilmesi gerektiği gerekçesi ile kaldırılarak, yeniden bir karar vermek üzere dosyanın Mahkemesine iadesine karar verildiği halde, dosya kendisine gönderilen Mahkeme tarafından, istinafa konu kararla ve yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesinde, mükellefin, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu düşen gerçek veya tüzel kişiler olduğu, vergi sorumlusunun, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişi olduğu düzenlenmiş, aynı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasında, vergi dairesinin mükellefi tespit eden, vergiyi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden daire olduğu, ikinci fıkrasında da mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairesine bağlı olduklarının vergi kanunları ile belirleneceği hüküm altına alınmış, 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri red olunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94. maddesinde, vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın yirmiüçüncü günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecbur olduğu kurala bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, öğretim görevlisi olarak görev yapmakta iken kamu görevinden çıkarılan, daha sonra görevine iade edilen davacıya, geçmişe dönük olarak kamu görevinden çıkarılan sürelere tekabül eden mali ve sosyal haklarına ilişkin olarak ödeme yapıldığı, davacı tarafından, gelir vergisi hesaplamasında hatalar yapıldığı, 2016 ve 2017 yıllarında toplam vergi matrahlarının sıfırlanmadığı, 2016 yılının toplam vergi matrahının 2017 yılına aktarıldığı, 2017 yılının sonunda oluşan toplam vergi matrahının ise 2018 yılına aktarılarak hata yapıldığı, bunun sonucunda da tarafından fazla gelir vergisi kesildiği, fazladan kesilen vergi kesintisi nedeniyle eksik ödeme yapıldığından bahisle, hatalı yapılan vergi kesintilerinin yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesi talebiyle Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörlüğü'ne başvuruda bulunduğu, başvurusunun Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığı tarafından tesis edilen 17.04.2019 tarih ve 1523 sayılı dava konusu işlemle, Gelir Vergisi Kanunu'nun 103. maddesine istinaden 31.01.2019 tarihinde yapılan ödemenin 2019 yılı gelirine dahil olduğu, 2019 yılı için belirlenen gelir dilimleri üzerinden gelir vergisi tevkifatına tabi tutulduğu, bu nedenle geriye dönük yapılan ödemede vergi matrahının belirtilen yıllar için sıfırlanmadan ödendiği bildirilmek suretiyle davacının talebinin reddedildiği, bunun üzerine davacı tarafından bu işlemin iptali ile kesilen tutarın yasal faizi ile birlikte iadesi talebiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi göz önünde bulundurulduğunda, her idari işlemin beş unsuru bulunduğu ve bu unsurlardan birindeki hukuka aykırılık işlemin iptalini gerektirdiği, olayda, dava konusu işlemi tesis eden idarenin, uyuşmazlık konusu olay ile ilgili olumlu veya olumsuz bir işlem tesis etmeye ise yetkili olmadığı, buna göre yetkisiz makam tarafından tesis edilen işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi gereğince, yetkisiz makam tarafından tesis edilen işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne, Konya 1. Vergi Mahkemesi'nce verilen 16.07.2020 gün ve E:2020/86, K:2020/465 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, mahkeme ve istinaf aşamasında davacı tarafından karşılanan toplam 554,90-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin istinaf başvurusunda bulunan davacıya iadesine, kesin olarak, 08/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)