İSTEMİN ÖZETİ: Davacı Bakanlık tarafından, ....'ün Bursa Barosu levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin talebinin Bursa Baro Yönetim Kurulu'nun 08.11.2018 tarih ve 5/39 sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin .... Birliği Yönetim Kurulu'nca verilen 23.11.2018 tarih ve 11316 sayılı kararının Bakanlıkça bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin 23.12.2018 tarih ve 54759 sayılı Olur'una uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin .... Birliği Yönetim Kurulu'nun 10.01.2019 tarih ve 443 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 10. İdare Mahkemesince verilen 06/11/2019 gün ve E:2019/91, K:2019/2070 sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalının yürütmenin durdurulması talebi hakkında ayrıca karar verilmeksizin dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı Bakanlık tarafından, ....'ün Bursa Barosu levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin talebinin Bursa Baro Yönetim Kurulu'nun 08.11.2018 tarih ve 5/39 sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin .... Birliği Yönetim Kurulu'nca verilen 23.11.2018 tarih ve 11316 sayılı kararının Bakanlıkça bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin 23.12.2018 tarih ve 54759 sayılı Olur'una uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin .... Birliği Yönetim Kurulu'nun 10.01.2019 tarih ve 443 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5. maddesinin (a) bendinde, "Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak" avukatlığa kabule engel haller arasında sayılmış; anılan maddenin 3. fıkrasında ise; "Birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde, avukatlığa alınma isteği hakkında kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verileceği " hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçundan dolayı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/31962 sayılı dosyasında yürütülen ceza soruşturması bulunan ....'ün Bursa Barosu levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin talebinin kabulüne dair Bursa Baro Yönetim Kurulu kararının .... Birliği tarafından uygun bulunduğu, davacı Bakanlık tarafından kararın bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Onayına uyulmayarak .... Birliği Yönetim Kurulu'nun 10.01.2019 tarih ve 443 sayılı kararı ile ilk kararda ısrar edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince, Bursa Barosu levhasına yazılmak için başvuran .... hakkında, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olmak suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/31962 sayılı dosya ile ceza soruşturması yürütüldüğü görülmekte olup; hakkında Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a. maddesi kapsamında "Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar" kapsamında değerlendirilebilecek bu soruşturma konusu suçun niteliği ve ağırlığı itibariyle, Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri ile haklarında soruşturma ve kovuşturma bulunan kişilerin kamu görevinden uzaklaştırıldığı, avukatlık mesleğininin kamu görevi niteliği ve mesleki özelliği göz önüne alındığında, ilgilinin avukatlık mesleğine alınıp alınmayacağı hususundaki kararın kovuşturma sonuna kadar bekletilmesi yönünde kanuni bir zorunluluk bulunmayıp baro yönetim kuruluna takdir yetkisi tanınmış ise de, idare hukukunun genel prensipleri uyarınca davalının takdir yetkisini kamu yararı ve avukatlık hizmetinin gereklerine uygun olarak kullanmak zorunda olması karşısında, isnat edilen suçun niteliği ve ağırlığı itibariyle ceza soruşturması ve/veya kovuşturması sonucunun beklenmesi kamu yararı ve hizmet gereklerine daha uygun olacağı halde, bu husus gözardı edilerek, bu aşamada baro levhasına yazılmasına karar verilmesi kararının onaylanması yönünde tesis edilen dava konusu ısrar kararında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bu durumda, müdahil .... hakkında Fetö terör örgütü üyeliği nedeniyle ceza soruşturması bulunduğu gerekçesiyle baro levhasına yazılmasının soruşturma sonucuna kadar bekletilmesi gerektiği gerekçesiyle dava açılmış ve İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, dosyaya ibraz edilen .... hakkındaki Fetö terör örgütü üyeliği suçlaması ile ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair 25/12/2018 tarih ve Sor.No:2017/31962, K:2018/66085 sayılı Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı kararı karşısında adı geçen hakkında ceza soruşturmasının ortadan kalktığı, kovuşturma bulunmadığı, kamu görevinden veya meslekten çıkarılması yönünde bir işlem olmadığı, baro levhasına yazılmasına engel halin ortadan kalktığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, adı geçenin hak yoksunluğuna sebebiyet vereceği açık olan mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf isteminin KABULÜ ile Ankara 10. İdare Mahkemesinin 06/11/2019 gün ve E:2019/91, K:2019/2070 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan Mahkeme aşamasına ait 190,80-TL yargılama giderinin davacı idare üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasına ait 194,80-TL yargılama gideri ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacı idareden alınarak davalı idareye verilmesine, müdahil tarafından yapılan mahkeme safhasına ait 245,90-TL yargılama giderinin davacı idareden alınarak müdahile verilmesine, davalı idare tarafından yatırılan ve kullanılmayan 73,10-TL harcın davalı idareye iadesine, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunana iadesine, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 10/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)