İSTEMİN ÖZETİ: ………'nun, Baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Trabzon Barosu Yönetim Kurulunun 20.06.2019 tarih ve 31/9 sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca verilen 12.07.2019 tarih ve 3860 sayılı kararının uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin 21/08/2019 tarih ve 30282 sayılı Olur'una uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 03/09/2019 tarih ve 6812 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; kişinin baro levhasına yazılma talebinin, hakkında anılan suçlardan yürütülen kovuşturma sonucuna kadar bekletilmesi konusunda davalı idareye takdir yetkisi verildiği ancak halen yürütülen ceza soruşturmasının bu hüküm kapsamında değerlendirilemeyeceği açık olup, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/63000 sayısına kayden ceza soruşturması yürütülen müdahil hakkında tesis edilen dava konusu Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ısrar kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 12. Mahkemesince verilen 14/07/2020 gün ve E:2019/1791, K:2020/944 sayılı kararın hukuka aykırı olduğu müdahilin avukatlık yapmasına engel bir soruşturma bulunduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
MÜDAHİL (DAVALI) ... SAVUNMASININ ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, ...'nun, Baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Trabzon Barosu Yönetim Kurulunun 20.06.2019 tarih ve 31/9 sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca verilen 12.07.2019 tarih ve 3860 sayılı kararının uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin 21/08/2019 tarih ve 30282 sayılı Olur'una uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 03/09/2019 tarih ve 6812 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin (a) bendinde, "Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak" avukatlığa kabule engel haller arasında sayılmış; anılan maddenin 3. fıkrasında ise; "Birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde, avukatlığa alınma isteği hakkında kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebileceği " hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu isnadıyla 2019/63000 sayısına kayden ceza soruşturması yürütülen müdahil ...'nun Baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Trabzon Barosu Yönetim Kurulunun 20.06.2019 tarih ve 31/9 sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca verilen 12.07.2019 tarih ve 3860 sayılı kararının uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin 21/08/2019 tarih ve 30282 sayılı Olur'una uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 03/09/2019 tarih ve 6812 sayılı kararının, iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
UYAP kayıtlarının incelenmesinden; müdahil ... hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olmak suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ceza soruşturması neticesinde kamu davası açıldığı, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/104 esas numarası üzerinde yapılan yargılama neticesinde müdahil hakkında beraat kararı verildiği ve beraat kararının istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5. maddenin 3. fıkrasında, adayın 5/1-a maddesinde yazılı cezalardan birini gerektiren kovuşturma altında bulunması halinde avukatlığa alınma isteği hakkında kararın bu kovuşturma sonuna kadar bekletilmesine karar verileceği hükme bağlanmış olmasına karşın, kovuşturmanın kapsamı ile ilgili açık bir düzenlemeye yer verilmemiş ve bu konuda idareye takdir yetkisi tanınmıştır.
İdare mahkemesince; müdahil hakkında tesis edilen dava konusu Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ısrar kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda karar verilmiş ise de yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar doğrultusunda 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin (a) bendi kapsamında devam eden soruşturmalara da ilişkin de idarenin takdir yetkisinin bulunduğu ancak müdahil hakkında yapılan soruşturma neticesinde kamu davası açıldığı, müdahil hakkında "beraat" kararı verildiği ve kararın kesinleştiği dikkate alındığında, müdahilin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin (a) bendi kapsamında avukatlığa engel bir halinin bulunduğundan söz edilemeyecektir.
Ankara 12. İdare Mahkemesince verilen 14/07/2020 gün ve E:2019/1791, K:2020/944 sayılı karar neticesi itibariyle usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davacı idarenin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan gerekçelerle REDDİNE, istinaf safhasındaki yargılama giderlerinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak 17/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)