(2577 S. K. m. 45)
DAVANIN KONUSU: Antalya ili, Güllük …… Merkez Müdürlüğü'nde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki II sayılı cetvele tabi sözleşmeli personel olarak görev yapan davacı tarafından; Konyaaltı ….. Merkez Müdürlüğü'nde görev yaptığı döneme ilişkin 2018 yılı sicil ve başarı değerleme notunun 84 puan verilmek suretiyle (B) düzeyinde belirlenmesine ilişkin işlemin; hukuka aykırı olduğu, 2018 yılı sicil ve başarı değerleme notunun düşük olarak belirlenmesi ile ilgili olarak tarafına bilgi verilmesinin istenilmesi üzerine tesis edilen Antalya F1 Başmüdürlüğü'nün cevabi yazısında 12.10.2018 tarih ve 18648 sayılı, 29.08.2018 tarih ve 15767 sayılı ve 13.04.2018 tarih ve 7319 sayılı yazılar ile yazılı olarak uyarıldığının tespit edildiğinin bildirildiği, söz konusu yazıların içeriğine ilişkin olarak, işe devamsızlık yapmak suretiyle merkezdeki iş ve organizasyonu olumsuz etkilediğinin belirtilmesi hususuna ilişkin olarak belirtilen tarihlerde sağlık durumu nedeniyle raporlu olması sebebi ile işe gelmediği, posta gişesinde eksiklik meydana geldiğinin belirtilmesi hususuna ilişkin olarak söz konusu eksikliğin posta gişesinin kendi uhdesinde olduğu dönemde meydana gelmediğinin tarafınca tespit edilerek ilgili birime bildirildiği, kargo tesliminin yanlış yapıldığının belirtilmesi hususuna ilişkin olarak kendisinin herhangi bir kastının olmadığı, olayın tamamen iş yoğunluğu sebebiyle gerçekleştiği, öte yandan, Konyaaltı …… Merkez Müdürlüğü'nde görev yaptığı dönemde müdür …...'nin kendisine sürekli mobbing uyguladığı belirtilerek hakkında yaptığı şikayete istinaden inceleme ve araştırma yapıldığı, bunun üzerine düzenlenen raporda şikayete konu hususların sübut bulduğunun belirtildiği, üzerine yüklenen zimmetin iadesi yönünde karar verildiği, tarafına yapılan mobbing nedeniyle görev yeri değişikliği talebinin uygun bulunduğu, sicillerin objektifliği ilkesi çerçevesinde yetkili sicil amirlerinin kanaatinin oluşmasına etki eden hususların somut bilgi ve belgeye dayandırılmadan kasıtlı davranıldığı ileri sürülerek iptaline ve bu işlem nedeniyle uğradığı belirtilen maddi kayıpların (başarı ücreti oranının %8'den %4'e düşürülmesi sebebiyle) yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dosyada yer alan tüm bilgi ve belgeler ile konuya ilişkin mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; sicil döneminde edinilen bilgi ve gözlemler dikkate alınmak suretiyle davacı hakkında yapılan genel değerlendirme sonucunda yetkili sicil amirleri tarafından kanaatlerinin oluşmasına etki eden hususların "sicillerin objektifliği" ilkesi uyarınca somut bilgi ve belgelere dayandırılması gerekmekte olup, davacının 2018 yılı sicil ve başarı değerleme notunun belirlenmesine ilişkin işleme dayanak teşkil ettiği belirtilen davacı hakkında tesis edilmiş üç adet uyarı yazısının yukarıda ayrıntılarına yer verildiği şekliyle içerikleri incelendiğinde ve değerlendirildiğinde, bu yazılara konu olan hususların davacının sicilinin (B) düzeyinde belirlenmesini gerektirecek nitelikte olmadığı kanaatine varılmış olması, davacı hakkında sicil dönemine ilişkin olarak tesis edilen herhangi bir disiplin cezası işleminin de bulunmaması, davacının geçmiş yıllara ait sicil ve başarı değerleme notlarının (A) düzeyinde olması, davacı ile 1. sicil amiri olan merkez müdürü ..... arasındaki ilişkinin niteliği dikkate alındığında davacı hakkında kanaat belirtilirken objektif davranılmadığının açık olması, davacının 2018 yılı sicil ve başarı değerleme notunun 84 puanla (B) düzeyinde belirlenmesini gerektirecek hukuken geçerli bir nedenin bulunmaması hususları karşısında, objektif olarak tesis edilmediği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan; davacının 2018 yılına ilişkin sicil ve başarı değerlendirme notunun 84 puan verilmek suretiyle (B) düzeyinde belirlenmesine ilişkin işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıpların yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkin olarak; Mahkememizce işbu karar ile dava konusu işlemin hukuka uygun olmadığı ortaya konulmuş ise de, davalı idare tarafından davacıya yeniden verilecek puanlar sonucunda ortaya çıkacak yeni sicil notu ortalaması belirlendikten sonra parasal haklara yansıyacak bir husus bulunup bulunmadığı anlaşılabilecek olup, bu aşamada davacının parasal bir hak kaybı olup olmadığı hususu değerlendirilemeyeceğinden, davacının bu istemi hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyleAntalya4.İdareMahkemesi'nce verilen 11/03/2020tarih ve E:2019/141, K:2020/149sayılı karar ile dava konusu işlemin iptaline, davacının parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkin kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF DİLEKÇESİNİN ÖZETİ: Davalı idare vekili tarafından; davacı hakkındaki iddiaların sübuta erdiği, mevzuat gereği işlem yapıldığı, idare mahkemesinin yapılan tüm açıklamalar ve somut delilleri dikkate almadığı hatalı bir karar verdiği ve idarenin işleminin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Usul ve esas bakımından hukuka uygun Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesi kararlarının istinafen incelenerek kaldırılması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45 inci maddesinin 4 üncü ve 5 inci fıkralarında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
İstinaf başvurusuna konu karar usul ve hukuka uygun olduğundan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45 inci maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
SONUÇ:
1-)İstinaf isteminde bulunulan mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, istinaf isteminin REDDİNE,
2-)İstinaf aşamasında yapılan 213,60-TL yargılama gideri toplamının istinaf talep edenin üzerinde bırakılmasına,
3-)Artan posta ücretinin istinaf isteminde bulunan tarafa Mahkemesince iadesine,
2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca, 29/09/2020 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)