İSTEMİN ÖZETİ: İran uyruklu olan davacı hakkında 6458 sayılı Kanun'un 77/ç maddesi uyarınca "değerlendirmenin durdurulması ve başvurunun geri çekilmiş sayılması" yönünde tesis edilen Denizli Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 10/10/2019 tarih ve E.13908 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; olayda, İran uyruklu olan, uluslararası koruma başvurusu bulunan ve bu kapsamda Denizli ili ikamet yeri olarak belirlenen davacının, Parmak İzi (Yüz tanıma) cihazında yapılan sorgulamada en son 22/04/2019 tarihinde bildirimde bulunduğu ve bu durumun 10/10/2019 tarihli tutanakla kayıt altına alındığı, davacının en son bildirim yaptığı tarih ile tespitin yapıldığı tarih arasında yaklaşık 6 aylık süre olduğu, uluslarası koruma başvurusu yapan davacıya Denizli Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünce tercüman eşliğinde hem Türkçe hem de kendi ana dili olan Farsça yazılmış uyulması zorunlu olan hususların tebliğ edildiği, buna göre belirtilen günlerde imza şeklindeki bildirim yükümlülüğüne uymaması halinde uluslarası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılacağı ve değerlendirmenin durdurulacağı" hususlarının tercüman eşliğinde bizzat davacıya tebliğ edildiği, buna rağmen davacının kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen yükümlülüğü ihlal ederek bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği sabit olduğundan 6458 sayılı Kanun'un 77/1-(ç) maddesi uyarınca davacı hakkında tesis edilen "değerlendirmenin durdurulması ve başvurunun geri çekilmiş sayılmasına" karar verilmesi yönündeki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde davacının psikolojik rahatsızlığı ve buna ilişkin raporları ve reçeteleri olduğu, ayrıca 3 hafta üst üste sistem olmadığı gerekçesiyle imza atamadığı iddia edilmiş ise de dosyaya sunulan raporların 2016 ve 2017 yıllarında davacının özel bir poliklinikten aldığı ve o gün randevusu olduğuna dair olduğu, imza atmasına engel bir hastalığı olduğuna dair herhangi bir rapor olmadığı, ayrıca dava dilekçesinde herhangi bir tarih belirtilmeksizin sistem olmadığından 3 hafta üst üste imza atamadığı iddia edilmiş ise de bu durumu destekler mahiyette somut bir bilgi ve belge olmadığı, ayrıca davacının yaklaşık 6 aylık süre içerisinde imza yükümlülüğünü ihlal ettiği, en son 22/04/2019 tarihinde imza yükümlülüğünü yerine getirdiği, bu süreden sonra imza yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu şekilde 3 defa üst üste bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği sabit olduğundan bu iddialara itibar edilmediği, öte yandan, dava dilekçesinde davacının İran'da yaşamını sürdürmesinin mümkün olmadığı iddia edilmiş ise de işbu davanın konusunun sınır dışı etme işlemi olmadığı, dava konusu edilen işlemin davacı hakkında "değerlendirmenin durdurulması ve başvurunun geri çekilmiş sayılması"na dair olduğu, bu nedenle davacının sınır dışı edilmesi yasak kişilerden olup olmadığı yönünden bu davada değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından bu iddiaya itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddi yolunda Denizli İdare Mahkemesi'nce verilen 01/06/2020 tarih, E:2019/1276, K:2020/431sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinafa konu İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştayda temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kaldırma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Denizli İdare Mahkemesi'nce verilen 01/06/2020 tarih, E:2019/1276, K:2020/431 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine, davanın adli yardım talepli olması nedeniyle istinaf başvurusu sırasında davacıdan alınmayan 148,60-TL başvuru harcı ile 138,00-TL posta giderinin karar kesinleştikten sonra davacılardan tahsilinin Mahkemesince tahsil Dairesinden istenilmesine, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesince yatırana iadesine, 17/11/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)