İSTEMİN ÖZETİ: Çanakkale İli, Biga İlçesi, ... Mahallesi, 150 ada 8 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacılar tarafından, söz konusu taşınmaz üzerinde imar mevzuatına aykırı yapı yapıldığından bahisle kaçak ve ruhsatsız yapının yıkılmasına ilişkin 31/01/2019 tarih ve 2019/41 sayılı Biga Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada; davanın reddi yolunda Çanakkale İdare Mahkemesince verilen 12/12/2019 gün ve E:2019/175, K:2019/1447 sayılı kararın; davacı tarafından; istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; Çanakkale İli, Biga İlçesi, ... Mahallesi, 150 ada 8 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacılar tarafından, söz konusu taşınmaz üzerinde imar mevzuatına aykırı yapı yapıldığından bahisle kaçak ve ruhsatsız yapının yıkılmasına ilişkin 31/01/2019 tarih ve 2019/41 sayılı Biga Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Çanakkale İdare Mahkemesi verilen 12/12/2019 gün ve E:2019/175, K:2019/1447 sayılı karar ile; Çanakkale ili, Biga ilçesi, ... Mahallesi, 150 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yukarıda bahsedilen mevzuata aykırı olarak, gerekli izinler alınmaksızın ruhsatsız yapı yapıldığı ve söz konusu imara aykırılıkların ruhsata bağlanma imkanı bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu yapının yıkımına ilişkin Biga Belediye Başkanlığı Encümeninin 31/01/2019 tarih ve 2019/41 sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; taşınmazın üzerinde 100 yıldır bir bina bulunduğu, yapılan işlemin mevcut binanın tamiri olduğu yapılan işle binanın büyütülmesinin küçültülmesinin söz konusu olmadığı, yapı ile ilgili alınan yapı kayıt belgesinin değerlendirilmediği ileri sürülerek, istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrasında; "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir." hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacı istinaf başvurusu kabul edilerek, Çanakkale İdare Mahkemesi'nin 12/12/2019 gün ve E:2019/175, K:2019/1447 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32'nci maddesinde, bu kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı, ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, Belediye veya Valiliklerce, o andaki inşaat durumunun tespit edileceği, yapı mühürlenerek inşaatın derhal durdurulacağı, ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa mührün Belediye veya Valilikçe kaldırılarak inşaata izin verileceği, aksi takdirde, ruhsatın iptal edileceği, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan binanın, Belediye Encümeni veya İl İdare Kurulu kararının müteakip, Belediye veya Valilikçe yıktırılacağı ve masrafının yapı sahibinden tahsil edileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 7143 sayılı Kanunla eklenen geçici 16 'ncı maddesinde;
"Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla. 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanım kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir,
Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.
Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 saydı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların. Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.
Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmüne yer verilmiş olup;
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinde. Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırlan içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları. Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararlan ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiş, 20 Eylül 2018 tarihli ve 30541 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik yapılmasına Dair Usul ve Esasların 5. maddesi ile değişik 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise; "(2) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda. Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur. " düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Çanakkale ili, Biga ilçesi, ... Mahallesi, 150 ada 8 parsel sayılı taşınmazda imara aykırı yapı yapıldığından bahisle 03/09/2018 tarihli tutanakla söz konusu yapının mühürlendiği, anılan tutanağa istinaden 06/09/2018 tarih ve 2018/458 sayılı encümen kararıyla davacıların 19.010,32-TL idari para cezası ile tecziye edildiği, akabinde 28/01/2019 tarihinde dava konusu yapının bulunduğu alana ikinci kez gidildiğinde, söz konusu imara aykırı yapının yıkılmadığı ve mühür fekki yapılarak inşaai faaliyetin tamamlandığı, ayrıca söz konusu yapıya ilave olarak mülkiyeti ...'e ait 150 ada, 19 parsel sayılı taşınmazın zemin katındaki bağımsız bölümle aralarındaki duvarlar yıkılmak suretiyle alan büyümesi yapılarak tek bağımsız bölüm oluşturulduğu tespit edilerek aynı tarihli tutanakla söz konusu yapının mühürlendiği, anılan imara aykırı yapının ıslahının mümkün olmaması (150 ada, 8 parsel taşınmazın cephe genişliğinin yetersiz olması ve 150 ada, 7 parsel sayıla taşınmaz ile birleşerek inşaat yapılma zorunluluğu) ve önceki denetimde verilen 30 günlük yasal süre içinde davacılar tarafından da söz konusu yapının yıkılmaması sebebiyle, 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca dava konusu yapının yıkılmasına ilişkin 31/01/2019 tarih ve 2019/41 sayılı encümen kararının alındığı, bu encümen kararının tebliği üzerine de anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca, "yapı kayıt belgesi"; yapının kullanım amacına yönelik belgeler olup İmar Kanunu ve diğer imar mevzuat hükümlerine aykırı dahi olsa belli şartların varlığı halinde söz konusu yapıların kullanımına izin verilmekte, bu doğrultuda yapılara elektrik su, doğalgaz aboneliği bağlanabilmesi imkanı tanınmakta, hatta cins değişikliği ve kat mülkiyeti kurulabilmesi mümkün kılınmaktadır. Bu itibarla, "yapı kayıt belgesi" verilmiş ruhsatsız ve yapı kullanma izni bulunmayan yapılara, mezkur belge ile "yapı kullanma izni" verilmiş yapılara tanınan haklar tanınmaktadır.
Öte yandan, aynı yasayla "Yapı Kayıt Belgesi" verilen yapılar hakkında alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği yolunda amir hüküm getirilmiştir.
Bakılan davada, uyuşmazlık konusu yapı için 30/08/2018 tarihinde Yapı Kayıt Belgesi düzenlendiği, yapı tatil zaptının ise daha sonra 03/09/2018 tarihinde düzenlendiği, iptali istenen encümen kararının da yine daha sonraki bir tarih olan 31/01/2019 da tesis edildiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalardan da anlaşılacağı üzere uyuşmazlık konusu yapı, "yapı kayıt belgesi"nin düzenlendiği tarih olan 30/08/2018 tarihinden itibaren kayıt altına alındığından anılan "yapı kayıt belgesi"nin idari veya kazai bir kararla iptali söz konusu olmadığı sürece kayıt altına alınan yapı için 31/12/2017 tarihinden önce yapılan ve yapı yasaklı alanda kalmayan kısımlarına yönelik İmar Kanunu uyarınca "yıkım" ya da "idari para cezası" müeyyidelerinin uygulanabilmesi mümkün değildir. Bu nedenle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulü ile Çanakkale İdare Mahkemesince verilen 12/12/2019 gün ve E:2019/175, K:2019/1447 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 404,13-TL yargılama giderleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafça fazladan yatırılan 54,40-TL karar harcının talep halinde yatırana iadesine, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana geri verilmesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, Danıştay'a temyiz yolu kapalı ve kesin olmak üzere, 27/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)