İSTEMİN ÖZETİ: Cezayir uyruklu davacı hakkında kamu düzeni açısından tehdit oluşturduğundan bahisle 6458 sayılı Kanun'un 54/1-(d) bendi uyarınca sınır dışı edilmesine ilişkin 01.11.2019 tarih ve 8726216.101.18.03.1 sayılı İstanbul Valiliği işlemi ile söz konusu sınırdışı işlemi nedeniyle hakkında düzenlenen Ç-114 (Haklarında Adli İşlem Yapılan Yabancılar-1 Yıl Men), Ç-115 (Cezaevinden Tahliye Olan Yabancılar-1 Yıl Men ve Ç-136 (5-Yıl-Sınırdışı Seyahat Masrafı) kodlu tahdit kayıtlarının iptali istemiyle açılan davada; davacı hakkında " Sarkıntılık Yapmak Suretiyle Cinsel Saldırı " suçu şüphesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Bürosu'nun 2019/164478 sayılı soruşturması kapsamında İstanbul 4.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2019/907 sorgu sayılı kararı ile hakkında tutuklama kararı verildiği, İstanbul 4.Asliye Ceza Mahkemesinde E:2019/419 sayılı dosya ile yargılandığı, duruşma zabtına göre " zanlının cezaevinde dersini aldığı düşüncesi ile şikayetçi tarafından davacı hakkındaki şikayetinden vazgeçilmesi üzerine, mahkemece Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği anlaşılmışsa da, isnat edilen fiilin niteliği ve ağırlığı itibariyle kamu düzenini tehdit eder nitelikte olduğu açık olduğundan, 6458 sayılı Yasanın 54/d bendi kapsamında davacının sınırdışı edilmesine karar verilerek, söz konusu sınırdışı kararı nedeniyle hakkında Ç-114 (Haklarında Adli İşlem Yapılan Yabancılar-1 Yıl Men), Ç-115 (Cezaevinden Tahliye Olan Yabancılar-1 Yıl Men ve Ç-136 (5 yıl- Sınırdışı Seyahat Masrafı) kodlu tahdit kayıtlarının konulmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin İstanbul 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 16/06/2020 tarih ve E:2019/3377, K:2020/960 sayılı kararın; davacı tarafından, yerel mahkemece gerekçeli kararda her ne kadar hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği yazılmış ise de, böyle bir karar verilmediği, kamu davasının düşmesi kararı verildiği, ülkemiz açısından bir tehdit oluşturmadığı iddialarıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Cezayir uyruklu davacı hakkında kamu düzeni açısından tehdit oluşturduğundan bahisle 6458 sayılı Kanun'un 54/1-(d) bendi uyarınca sınır dışı edilmesine ilişkin 01.11.2019 tarih ve 8726216.101.18.03.1 sayılı İstanbul Valiliği işlemi ile söz konusu sınırdışı işlemi nedeniyle hakkında düzenlenen Ç-114 (Haklarında Adli İşlem Yapılan Yabancılar-1 Yıl Men), Ç-115 (Cezaevinden Tahliye Olan Yabancılar-1 Yıl Men ve Ç-136 (5-Yıl-Sınırdışı Seyahat Masrafı) kodlu tahdit kayıtlarının iptali istemiyle açılmış olup, mahkemece dava, kısmen istinaf yolu açık olmak üzere, kısmen kesin olmak üzere reddedilmiştir.
Sınır dışı işlemi açısından istinaf değerlendirmesi;
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun "Sınır dışı etme kararı" başlıklı 53. maddesinin 3. fıkrasında, "Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez." kuralına yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, 6458 sayılı Kanun uyarınca davacı hakkında tesis edilen sınır dışı etme işlemine karşı açılan davada İdare Mahkemesince verilen kararın yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca kesin olması nedeniyle, kararın bu kısmının istinaf yoluyla incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Diğer dava konusu edilen işlemler yönünden istinaf değerlendirmesi;
Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; davacı hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan iki kez cezalandırma istemi ile açılan kamu davasında, İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2019 tarihli ve E:2019/419 K:2019/691 sayılı kararı ile, şikayetçinin vazgeçme nedeni ile TCK'nun 73/4, CMK'nın 223/8 maddesi gereği kamu davasının düşmesine, tutuklu sanığın hükmen tahliyesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İstinaf incelemesine tabi İdare Mahkemesi kararının 2. sayfasının son paragrafında yer alan "..hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği," ifadesi somut olayla bağdaşmamakta ise de; kararda yer verilen mevzuat ve diğer gerekçeler ile yukarıda belirtilen açıklama birlikte değerlendirildiğinde bu durum kararın kaldırılmasını gerektirir bir eksiklik olarak görülmemiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, anılan maddenin 3. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği hükme bağlanmıştır.
Aynı kanunun ''Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacı istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesi kararının, sınır dışı işleminin iptali isteminin reddine dair kısmı açısından incelenmeksizin reddine, davacı hakkında düzenlenen Ç-114 (Haklarında Adli İşlem Yapılan Yabancılar-1 Yıl Men), Ç-115 (Cezaevinden Tahliye Olan Yabancılar-1 Yıl Men ve Ç-136 (5-Yıl-Sınırdışı Seyahat Masrafı) kodlu tahdit kayıtlarının iptali isteminin reddi açısından ise, bu kısımda kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar da sözkonusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden başvurunun yukarıda yer verilen açıklamayla reddine, aşağıda dökümü gösterilen kanun yolu aşamasına ait yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, başvuru sırasında tahsil edilen tebligat avansından artan kısmın mahkemesince ilgilisine resen iadesine, kararın taraflara tebliği amacıyla dosyanın mahkemesine gönderilmesine, temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak 03/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)