İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 23. İdare Mahkemesi'nce dava konusu işlemin iptali yönünde verilen 14/11/2019 gün ve E:2019/269, K:2019/2861 sayılı kararın; davalı idare vekilince istinaf dilekçesinde belirtilen gerekçelerle mevzuata ve hukuka aykırı olduğu, davacının şikayeti üzerine gerçekleştirilen işlemin disiplin veya ceza soruşturması olmayıp 2547 sayılı Yasanın 53/c maddesi kapsamında soruşturma açılmasına karar verilip verilmeyeceği yönünde yapılan bir inceleme işlemi olduğu, Danıştay 2. Dairesince davacının itirazının incelenmeksizin reddi yolunda verilen kararın hukuki değerlendirme hatasını ortaya koyduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı savunularak istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi talep edilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava; davacı tarafından, Prof.Dr....., Doç.Dr..... ve Doç.Dr..... aleyhine 09.05.2017 tarihinde yapılan şikayet üzerine, 11.10.2017 tarih ve ÖNT-218-4753 sayılı onay gereğince Prof.Dr..... hakkında başlatılan inceleme sonucunda, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin 24.11.2017 tarih ve 25181 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare mahkemesince, davacı tarafından Rize İdare Mahkemesi nezdinde açılan davada, bilirkişi heyeti olarak seçilen ve rapor hazırlayan Prof.Dr....., Doç.Dr..... ve Doç.Dr. G.....'ün sahte rapor hazırladığı ve görevi kötüye kullandıkları iddiası ile Rize Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunması üzerine ilgili dosyanın ve eklerinin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na gönderildiği, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nında söz konusu şikayet ve eklerini Hacettepe Üniversitesi'ne gönderdiği, şikayet edilenlerin Hacettepe Üniversitesi'nde öğretim elemanı olması sebebiyle yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri doğrultusunda Hacettepe Üniversitesi Rektörü'nün disiplin amiri olduğu, ilk soruşturma açılmasına karar verilerek Prof.Dr.....'ün görevlendirildiği, Prof.Dr..... tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda dosyanın işlemden kaldırıldığı, son soruşturmanın açılıp açılmamasına öğretim elemanlarının şikayet edilmesi halinde üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul tarafından karar verilmesi gerektiği halde rektör tarafından dosyanın işlemden kaldırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı, bu durumda, görevlendirme yapılarak soruşturmanın açıldığı söz konusu soruşturmanın ilk soruşturma kapsamına girdiği, son soruşturma aşamasında ise üç kişilik kurul tarafından karar verilmesi gerekirken rektör tarafından karar verilmesi nedeniyle 24.11.2017 tarih ve 25181 sayılı işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun53. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yükseköğretim kurumlarının disiplin amirlerine, (b) bendinde ise yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanları, memur ve diğer personeline uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş, Ceza soruşturması usulüne ilişkin (c) bendinde ise,
"Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında yetkili makamlarca inceleme başlatılabilir, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılması hâlinde aşağıdaki hükümler uygulanır:
(1) İlk soruşturma:
Yükseköğretim Kurulu Başkanı için, kendisinin katılmadığı, Milli Eğitim Bakanının başkanlığındaki bir toplantıda, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek en az üç kişilik bir kurulca, diğerleri için, Yükseköğretim Kurulu Başkanınca veya diğer disiplin amirlerince doğrudan veya görevlendirecekleri uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılır.
Öğretim elemanlarından soruşturmacı tayin edilmesi halinde, bunların, hakkında soruşturma yapılacak öğretim elemanının akademik unvanına veya daha üst akademik unvana sahip olmaları şarttır.
(2) Son soruşturmanın açılıp açılmamasına;
a) Yükseköğretim Kurulu Başkan ve üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesi,
b) Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumu rektörleri, rektör yardımcıları ile üst kuruluş genel sekreterleri hakkında, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek üç kişilik kurul,
c) Üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kurulu üyeleri, fakülte dekanları ve dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ve yardımcıları ile üniversite genel sekreterleri hakkında, rektörün başkanlığında rektörce görevlendirilen rektör yardımcılarından oluşacak üç kişilik kurul,
d) Öğretim elemanları, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri hakkında üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul,
e) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar hakkında, mahal itibariyle yetkili il idare kurulu, karar verir..." hükmüne yer verilmiştir.
2547 sayılı Kanunun 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yer alan “ileri sürülen suçlar hakkında” ibaresi 2/12/2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle yapılan değişiklikle “ileri sürülen suçlar hakkında yetkili makamlarca inceleme başlatılabilir, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılması hâlinde” şeklinde değiştirilmiştir.
2547 sayılı Kanunun 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine 2/12/2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanunun 26. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesinde"...yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumlan yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kuramların 657 sayılı Kanuna tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada suç işlediklerinin iddia edilmesi halinde, buna ilişkin ihbar veya şikayet başvurusunun somut ve inandırıcı mahiyette bilgi veya belge olmaksızın yapılması halinde veya suçun işlenmediğinin kısa bir inceleme ile açıkça görülebildiği diğer hallerde bir inceleme yapılmasının ardından ceza soruşturması başlatılmamasına karar verilebilmesinin sağlanmasının amaçlandığı" belirtilmiş olup, değişiklik öncesinde, görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada suç işlediklerinin ileri sürülmesi hâlinde, yetkili merciler tarafından soruşturmacı görevlendirilmesi suretiyle ilk soruşturmanın başlatılması, soruşturmacının iddialarının bir rapora bağlaması ve bu raporda dikkate alınarak yetkili kurullar tarafından son soruşturmanın açılıp açılmamasına ilişkin men-i muhakeme veya lüzum-u muhakeme şeklinde bir karar alınması yasal zorunluluk olmakla birlikte, bu değişiklik sonrasında, Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında yetkili makamlarca inceleme başlatılabilmesi, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılması hâlinde ilk soruşturmanın açılması aşamasına geçilmesi, aksi halde soruşturma açılmamasına karar verilebilmesi imkanı getirilmiştir. Böylece, yetkili makamlar tarafından, suç işlendiğinin iddia edilmesi halinde, buna ilişkin ihbar veya şikayet başvurusunun somut ve inandırıcı mahiyette bilgi veya belge olmaksızın yapılması veya suçun işlenmediğinin kısa bir inceleme ile açıkça görülebildiği diğer hallerde bir inceleme yapılmasının ardından ceza soruşturması başlatılmamasına karar verilebilecektir.
Sonuç olarak, önceden 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki personelin bir suç işlediğinin ileri sürülmesi halinde ilgililer hakkında ilk soruşturma açılması öngörülmüşken, söz konusu (c) bendinin birinci fıkrasında 2.12.2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanunun 26. maddesiyle yapılan değişiklikle doğrudan soruşturma yolu saklı tutulmakla birlikte soruşturma açılmadan önce yetkili mercilere ayrıca bir inceleme yapma yetkisi de verilmiştir. Yapılacak inceleme sonucunda, yetkili merci soruşturma açılmasına veya açılmamasına karar verecek; soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, yine (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen usuller uygulanacaktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; .... Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde Araştırma Görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, .... Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Anabilim Dalında 31.12.2015 tarihinde ilan edilen 1.derece yardımcı doçent kadrosuna atanmak istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle Rize İdare Mahkemesi'nin 2016/218 esasına kayden açılan davada, Mahkeme tarafından bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği ve Hacettepe Üniversitesi'nde görev yapmakta olan Prof.Dr....., Doç. Dr..... ve Doç.Dr.G.....'ün bilirkişi heyeti olarak görevlendirildiği, bilirkişilerin 26.01.2017 tarihli bilirkişi raporunu hazırlayarak dosyaya sundukları, Rize İdare Mahkemesi'nin 15.03.2017 tarih, E.2016/218, K.2017/290 sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, anılan kararın davalı üniversite ile davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge İdare Mahkemesi'nin 27.09.2017 tarih, E.2017/950, K.2017/992 sayılı kararı ile davanın reddine kesin olmak üzere karar verildiği, davacı tarafından bilirkişiler aleyhine sahte rapor yazma ve görevi kötüye kullanmak suçunu işlediklerinden bahisle 09.05.2017 tarihli dilekçe ile Rize Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğu, Rize Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.05.2017 tarih ve Soruşturma No:2017/3052, Karar No:2017/2 sayılı kararı ile Cumhuriyet Başsavcılığı'nın görevsizliğine ve gereğinin takdir ve ifası için Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı'na gönderilmesine dair kararın verildiği, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 30.06.2017 tarih ve 44181 sayılı karar ile şikayet edilen kişilerin Hacettepe Üniversitesi personeli olması ve konunun üniversite alanına girmesi nedeniyle söz konusu görevsizlik kararı ve eklerinin işlem yapılmak üzere Hacettepe Üniversitesi'ne gönderildiği, söz konusu yazı üzerine davalı idare tarafından ön inceleme başlatıldığı ve Öğretim Üyesi Prof.Dr..... hakkında disiplin ve/veya ceza soruşturması açılmasına gerek olup olmadığı hususunda inceleme yapmak üzere 11.10.2017 tarihli ve rektör imzalı yazıyla Prof.Dr.....'ün görevlendirildiği, söz konusu görevlendirme gereğince 27.10.2017 tarihli bilirkişi görüşünün hazırlanarak sunulduğu ve bilirkişi raporunda Prof.Dr..... hakkında disiplin ve/veya ceza soruşturmasının açılmasına gerek olmadığı yönünde rapor verilmesi üzerine tesis edilen 24.11.2017 tarih ve 25181 sayılı işlem ile dosyanın işlemden kaldırılması kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, İdare Mahkemesince üniversite rektörü tarafından disiplin amiri olarak ilk soruşturma açılmasına karar verildiği ve bu kapsamda Prof. Dr. ....'ün görevlendirildiği belirtilmiş ise de, söz konusu görevlendirmenin ön inceleme yapılması amacıyla gerçekleştirildiği, açıklanan sürecin bu aşamasında ortada henüz ilk soruşturma açılması yönünde bir karar bulunmadığı, dolayısıyla son soruşturmanın açılıp açılmamasına üniversite yönetim kurulu üyeleri arasında oluşturulacak üç kişilik kurul tarafından karar verilmesi gerekirken, bu hususa yönelik kararın rektör tarafından verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Bu durumda, dava konusu işlemin 09.12.2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6764 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 2547 sayılı Kanunun 53/C maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yapılan değişiklik kapsamında incelenmesi ve bu olayda; inceleme başlatma yetkisine sahip olan rektörün, söz konusu inceleme sonucunda vermiş olduğu işlemden kaldırma kararının, hukuka uygun olup, olmadığı hususuna ilişkin hukuka uygunluk denetimi yapılması gerekmektedir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, bakılan uyuşmazlıkta, davacı tarafından Rize İdare Mahkemesi Nezdinde açılan davada, bilirkişi heyeti olarak seçilen ve rapor hazırlayan Prof. Dr. ...., Doç. Dr. .... ve Doç. Dr. ....'ün bilinçli ve kasıtlı bir şekilde somut ve hukuki dayanaktan yoksun sahte rapor hazırladıkları ve bu şekilde görevi kötüye kullandıkları iddiası ile Rize Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunması üzerine dosya ve eklerinin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na gönderildiği, şikayet edilenlerin Hacettepe Üniversitesi'nde öğretim üyesi olması sebebiyle disiplin amiri konumunda olan Rektör tarafından ceza soruşturması açılmasına gerek olup olmadığı hususunda inceleme yapmak üzere Prof. Dr. ....'ün görevlendirildiği, düzenlenen 27.10.2017 tarihli inceleme raporunda; "Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü yardımcı doçent kadrosu için müracaatta bulunan ve asgari koşulları sağlamış olan iki adayı (.... ve ....) ilan edilen kadroya atanma ölçütleri açısından yeniden değerlendiren Bilirkişi Heyetinde yer alan Üniversitemiz Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. ....'nun Bilirkişi Heyeti üyesi olarak bilimsel ölçütleri önceleyerek, bilimsel bir değerlendirme yapılırken olması gerektiği gibi kadroya talip adayların eserlerini nicelikten çok niteliğe (bilimsel nitelik/kalitenin göstergeleri olan .... kapsamındaki dergilerde yayın önceliği) önem vererek, sadece ilgili mahkemeni kendilerine yönelttiği 4 adet soruyu yanıtlayacak şekilde bir Bilirkişi Raporu (E....) hazırladıkları, bu durumda, Üniversitemiz Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim teknolojileri Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. .... hakkında disiplin ve/veya ceza soruşturmasını açılmasına gerek olmadığı" yönünde görüş belirtilmesi üzerine, dava konusu edilen işlem ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda uyuşmazlığa konu şikayet hakkında davalı idarece yapılan incelemenin yeterli olduğu görülmekle, tüm dosya içeriği ile inceleme raporu birlikte değerlendirildiğinde, şikayet edilen öğretim üyesinin bilirkişi olarak görevlendirildiği uyuşmazlıkta görevinin gereklerini yerine getirdiği, görevinin sınırları dışına çıkmadığı ve özel ve teknik bilgiye dayalı olarak bu görevi yerine getirdiğinin anlaşıldığı ve bu suretle davacının iddialarının soruşturma açılmasını gerektirecek mahiyette bulunmadığı sonucuna varıldığından, belirtilen bu yönüyle hukuka aykırılık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise, dosyanın işlemden kaldırılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan mahkeme safhasına ait toplam 203,95 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasına ait toplam43,50 TL yargılama gideri ile işbu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine; artan tebligat avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi uyarınca taraflara iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince diğer kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere, 24/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)