(488 S. K. m. 1, 2, 3, 4, 10)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacı şirket adına, takdir komisyonu kararı uyarınca 2014/1-12 dönemi için re'sen salınan tek kat vergi ziyaı cezalı damga vergisi tarhiyatının kaldırılması istemiyle açılan davada; 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1, 2,3,4 ve 10'uncu maddeleri ile anılan Kanun'a ekli (1) sayılı tablonun "II-Kararlar ve Mazbatalar" başlıklı bölümünün 2'nci bendi hükümlerinden bahisle dava dosyasının incelenmesinden; ....... Birliği'nin ülke çapındaki Genel Sekreterliklerince, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 22/F maddesi kapsamında yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin olarak düzenlenen birim fiyat sözleşmelerinde, sözleşme damga vergisi matrahına esas teşkil eden sözleşme bedellerinin hatalı veya noksan olarak belirlenmesi nedeniyle damga vergisi tutarlarının eksik tahakkuk ettirildiğinin belirtildiği, bu gerekçelerle düzenlenen 06.11.2018 ve 2018-A-2092/8 sayılı Görüş ve Öneri Raporunda, sözleşme bedelinin Sağlık Bakanlığı ....... Kurumunun 21.05.2014 tarih ve 2014/6 sayılı Genelgesine göre hesaplanması gerektiği değerlendirilerek, davacının da arasında bulunduğu yüklenici firmalar adına noksan tahakkuk ve tahsil edilen damga vergisinin tarh edilmesi gerektiği tespitlerine istinaden, davacı şirketin, 03.03.2014 tarihli sözleşmeye ilişkin olarak beyan edilen damga vergisi matrahının hatalı beyan edildiğinden bahisle takdir komisyonuna sevki üzerine, takdir komisyonu kararı uyarınca belirlenen matrah üzerinden vergi ziyaı cezalı damga vergisi tarhiyatı yapılması üzerine bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 22'nci maddesinin (F) bendi kapsamında yapılan alımlara ait birim fiyat tip sözleşmesi incelendiğinde, idarenin yaptığı birim fiyat sözleşmelerinin mal ve hizmet alımı sözleşmelerinden farklılıklar gösterdiği, sözleşmenin 5.2 maddesinde sözleşmenin imzalanmış olmasının idareye alım yükümlülüğü getirmediğinin açıkça yazıldığı, idarenin tahmini ihtiyaç miktarı üzerinden birim fiyat talep ettiği, bunun tamamını veya bir kısmını alabileceği gibi hiç alım yapmayabileceği, 2013/5 sayılı Genelge kapsamında imzalanan sözleşmelerde belirlenen birim fiyatların toplamı üzerinden bedel belirlendiğinin görüldüğü, olayda, davalı idarece matrahın bulunuş şeklinin münhasıran sözleşme içeriğinde yer alan alınacak malların tahmini miktarlarını içeren listeye dayandığı, matrahın sözleşmedeki veriler ışığında tespit edildiğine dair bir açıklık bulunmadığı, esasen söz konusu sözleşmenin birim fiyat sözleşmesi olup, bu sözleşme kapsamında toplamda hangi tutarda alım yapılacağının önceden belirlenebilir olmadığı, bu itibarla, davalı idare tarafından dava konusu verginin matrahının sözleşme üzerinden değil, sözleşmeyi imzalayan taraftan alınan veriler doğrultusunda oluşturulduğu dikkate alındığında, davacı ile ....... Kurumu arasında imzalanan sözleşmenin, idarenin öne sürdüğü matrah tutarında belli bir parayı ihtiva etmediği veya bu tutarın sözleşmedeki tutardan oluşmadığı görüldüğünden, davalı idarenin belirlediği matrahın Kanunun aradığı belli para olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bir kağıdın nispi oranda damga vergisinin konusunu oluşturabilmesi için kağıdın belli bir meblağ içermesi veya kağıttaki meblağların toplam tutarının kağıttan anlaşılabilmesi gerektiğinden, davalı idarece, damga vergisine konu sözleşmede açıkça yazılmayan bir meblağı sözleşme dışında elde ettiği verilerle hesaplayarak belirlediği matrah üzerinden tarh edilen vergi ziyaı cezalı damga vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı damga vergisi tarhiyatının kaldırılmasına ilişkin olarak İzmir Üçüncü Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 10.12.2019 tarih ve E:2019/36, K:2019/1625 sayılı kararın; olayda sözleşmenin davacının iradesini yansıttığı, 5, 6 ve 7'nci maddelerinde teknik şartname ve eklerinin ayrılmaz parçası olduğunun belirtildiği, yüklenicinin birim fiyatlar toplamı üzerinden değil, miktar ve fiyat çarpımlarının toplamı üzerinden sorumluluk altına girdiği, vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İzmir Üçüncü Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 10.12.2019 tarih ve E:2019/36, K:2019/1625 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan 30,00-₺ yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın tebligat işlemlerinin tamamlanmasından sonra Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333'üncü maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 30.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)