(2577 S. K. m. 14, 15, 45) (7269 S. K. m. 13)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından; 23/10/2011, 09/11/2011 ve devamı tarihlerde Van İlinde meydana gelen depremler neticesinde, davacıya ait Van İli, Merkez İlçesi, ...... Mahallesi, ...... Caddesi, No: 18/1 adresinde bulunan üç katlı taşınmazın hasar durumunun; az hasarlı olduğuna dair düzenlenen 19/12/2011 tarihli rapor ile orta hasarlı olduğuna dair düzenlenen 09/02/2012 tarihli raporun ve "Van Valiliğinin 10/11/2014 tarih ve 11341 sayılı oluruna istinaden 31/12/2014 tarihine kadar uzatılmış olan süreler içerisinde güçlendirme işlemleri yapılmamış olan orta hasarlı yapıların ağır hasarlı olarak kabul edileceği"ni bildiren Van Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün 10/01/2018 tarih ve 41110129-952.99 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, "Dava konusu taşınmazın az hasarlı olduğuna dair düzenlenen 19/12/2011 tarihli rapor ile orta hasarlı olduğuna dair düzenlenen 09/02/2012 tarihli raporun iptali istemi yönünden;(...)Bu durumda, asıl işlem olan yıkım ya da hak sahipliği işleminin hazırlayıcısı, diğer bir ifadeyle ön işlem niteliğinde bulunan ve bu haliyle idari davaya konu edilmesine olanak bulunmayan hasar tespit raporlarına karşı açılan davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığından, bu istemler açısından davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Dava konusu taşınmazın verilen süre içerisinde güçlendirme işleminin yapılmaması nedeniyle ağır hasarlı olarak kabul edileceği bildiren Van Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nün 10/01/2018 tarih ve 41110129-952.99 sayılı işleminin iptali istemi yönünden;(...)Buna göre, davacının sahibi olduğu Van İli, Merkez İlçesi, ...... Mahallesi, ...... Caddesi, No: 18/1 adresinde bulunan üç katlı taşınmaz hakkında ağır hasarlı olduğu yönünde bir tespit raporu bulunmadığı, ancak davalı idarenin tek yanlı ve icrai nitelikte bulunan işlemi ile verilen süre içerisinde güçlendirme çalışmaları yapılmamış orta hasarlı yapıların ağır hasarlı olarak kabul edildiği, başka bir ifadeyle dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden idarenin teknik süreci bu şekilde nihayetlendirdiği görülmekte olup, bu haliyle dava konusu işlemin idari yargıda iptal davasına konu olabilecek, kesin sonuç doğuran ve yürütülmesi zorunlu nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu minvalde dava konusu uyuşmazlığın çözümlenebilmesi amacıyla Mahkememizin 20/09/2018 tarihli ara kararı üzerine mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen 18/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Yapılan tespitler ve incelemeler dava konusu binanın tamamı için yapılmıştır. Binanın zemin kat, 1.kat ve 2.katında yer alan kolon ve kiriş yüzeylerinde detaylı incelemeler yapılmıştır. Binanın mevcut haliyle oturulmasında herhangi bir risk öngörülmediği, binanın beton dayanımının yüksek olduğu, kolon sayısının ve diziliminin uygun olduğu, yapıda belirgin herhangi bir hasar tespit edilmediğinden, tekniğe uygun olarak hazırlanmış olan deprem performans raporlarında yapının olası depremlerde can güvenliğini sağladığı tespiti bir arada değerlendirilmiş ve dava konusu yapının güçlendirilmesine gerek olmadığı yani ağır ve orta hasar sınıfında yer almadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Keşif esnasında taşıyıcı kolon ve kirişler üzerinde yapılan incelemeler ile taşıyıcı olmayan duvarlar üzerinde yapılan gözlemler sonucunda yapının keşif tarihi itibarıyla hasarsız olduğu tespit edilmiştir." yönünde tespitlere yer verildiği görülmektedir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalı idare vekilinin rapora vaki itirazları yerinde görülmemiş, rapor Mahkememizce uygun görülerek karar vermeye esas alınır mahiyette kabul edilmiştir. Bu durumda, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar davalı Van Valiliği tarafından davacının, Van İli, Merkez İlçesi, ...... Mahallesi, ...... Caddesi, No: 18/1 adresinde bulunan üç katlı taşınmazının orta hasarlı olduğu ve güçlendirme çalışmalarının yapılmaması nedeniyle hasar durumunun ağır hasara dönüştüğüne ilişkin işlem tesis edilmiş ise de mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 18/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu binanın ağır ve orta hasarlı olmadığının "hasarsız" olduğunun tespit edildiği görüldüğünden, taşınmazın hasar durumunun ağır hasara dönüştüğü yönünde tesis edilen 10/01/2018 tarih ve 41110129-952.99 sayılı dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesiyle Van 2. İdare Mahkemesince verilen "dava konusu taşınmazın az hasarlı olduğuna dair düzenlenen 19/12/2011 tarihli rapor ile orta hasarlı olduğuna dair düzenlenen 09/02/2012 tarihli raporun iptali isteminin incelenmeksizin reddine, taşınmazın ağır hasarlı olarak kabul edileceğine dair Van Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nün 10/01/2018 tarih ve 41110129-952.99 sayılı işleminin iptaline" dair 30/09/2019 tarih ve E:2018/81, K:2019/1419 sayılı kararın iptale yönelik kısmının; yapılan incelemeler neticesinde davacıya ait olan taşınmazın ağır hasarlı olduğunun tespit edildiği, hasar tespitlerinin 7269 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında görevlendirilen deneyimli kişiler tarafından yerine getirildiği, keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı takdirde düzenlenen hasar tespit raporlarının doğruluğunun anlaşılacağı, yapının yıktırılması gerektiği öne sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf aşamasında savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince, dava dosyasının istinaf talebi yönünden tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin esas hakkında işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde; "dilekçelerin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği", 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca ise; "idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmaması durumunda davanın reddine karar verileceği" belirtilmiş olup, davanın esastan incelenebilmesi için, dava konusu işlemin tek başına idari davaya konu olabilecek bir işlem olması gerektiği açıktır.
29/05/2003 kabul tarihli 4864 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 13/a maddesine eklenen fıkrada; ''Yapılacak asıl işlemlere esas olmak üzere, fen kurulları tarafından düzenlenen teknik mahiyetteki hasar tespit raporlarına mahallî ilân tarihinden itibaren otuz gün içinde itiraz edilebilir ve hasar tespit raporları ancak asıl işlemlerle birlikte dava konusu edilebilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu hükmün gerekçesinde; madde ile hasar tespit raporlarının münferiden dava konusu edilmemesinin amaçlandığı, doğal afetlerin ve özellikle depremlerin hemen akabinde ön hasar tespitlerinin valilik ve yerel idarelerce, nihai hasar tespitlerinin ise Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca oluşturulan fen heyetlerince yapıldığı, hasar tespitlerinin yapılacak asıl işlemlere esas olmak üzere teknik rapor içeriğinde bir hazırlık ve maddi durum tespiti mahiyetinde düzenlendiği, asıl işlemler olan hak sahipliği ve yıkım gibi işlemlere veri teşkil ettiği, hasar tespit raporlarının, yapılan başvuru üzerine idarece mükerrer olarak düzenlenebilmesi, idare kurullarınca itiraz üzerine veya artçı depremlerle hasar oranlarının değişebilmesi gibi nedenlerle bu raporların münferiden dava konusu edilmemesi yönünde düzenleme yapıldığı, böylelikle hem afetzedelerin zor deprem koşullarında hasar tespiti, hak sahipliği ve yıkım gibi işlemleri ayrı ayrı dava konusu etmesinin önlenmiş olacağı, hem de idare açısından ön hasar tespitlerinden konutların teslimine kadar olan sürecin kesintiye uğramadan daha sağlıklı bir şekilde yürütülebileceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, maliki olduğu Van ili, Merkez ilçesi, ...... Mahallesi, ...... Caddesi, No: 18/1 adresinde bulunan üç katlı yapı ile ilgili olarak, Van ilinde 23/10/2011, 09/11/2011 ve devamı tarihlerinde meydana gelen depremler neticesinde hazırlanan hasar tespit sonucunun tarafına verilmesi istemiyle idareye başvuruda bulunulduğu, idare tarafından Van Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün 10/01/2018 tarih ve 41110129-952.99 sayılı; "... adınıza hasar tespit kaydı bulunan yapının (2012 tarihli itiraz hasar tespit raporuna istinaden) orta hasarlı olduğu tespit edilmiştir" yönündeki işleminin tesis edilerek davacıya tebliğ edildiği, anıl cevap yazısında; "Van Valiliği'nin 10.11.2014 tarih ve 11341 sayılı Olur'una istinaden 31.12.2014 tarihine kadar uzatılmış olan süreler içerisinde güçlendirme işlemleri yapılmamış orta hasarlı yapılar ağır hasarlı olarak kabul edilmektedir." bilgisinin not olarak yazının sonuna eklendiği, bu işlemin davacıya tebliği sonrasında, daha önce binasının az hasarlı olduğuna dair düzenlenen 19/12/2011 tarihli rapor ile orta hasarlı olduğuna dair düzenlenen 09/02/2012 tarihli raporun ve Van Valiliği'nin 10/11/2014 tarih ve 11341 sayılı Olur'una istinaden 31/12/2014 tarihine kadar uzatılmış olan süreler içerisinde güçlendirme işlemleri yapılmamış olan orta hasarlı yapıların ağır hasarlı olarak kabul edileceğini bildiren Van Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün 10/01/2018 tarih ve 41110129-952.99 sayılı işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan davada, taşınmazın hasar tespit raporunun sonucunu öğrenmek amacıyla yapılan başvuru neticesinde tesis olunan "Van Valiliği'nin 10/11/2014 tarih ve 11341 sayılı Olur'una istinaden 31/12/2014 tarihine kadar uzatılmış olan süreler içerisinde güçlendirme işlemleri yapılmamış olan orta hasarlı yapıların ağır hasarlı olarak kabul edileceği"ni bildiren Van Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün 10/01/2018 tarih ve 41110129-952.99 sayılı işleminin, taşınmazın hasar durumunun tespiti mahiyetinde bulunduğu, bu haliyle de hasar tespit raporu niteliğini taşıdığının kabulü gerektiği, yukarıda belirtilen mevzuat hükmü uyarınca da hasar tespit raporlarının, hak sahipliği, yıkım, tahliye gibi işlemler idarelerce tesis edildiğinde ve bu işlemlerle birlikte olmak kaydıyla davaya konu edilebileceği görülmektedir.
Bu durumda, hasar tespit raporu tek başına dava konusu edilemeyeceğinden, Van Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün dava konusu taşınmazın hasar durumunun tespiti mahiyetindeki 10/01/2018 tarih ve 41110129-952.99 sayılı işleminin, idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülebilir nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf isteminin kabulü il Van 2. İdare Mahkemesinin 30/09/2019 tarih ve E:2018/81, K:2019/1419 sayılı kararının Van Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün 10/01/2018 tarih ve 41110129-952.99 sayılı işleminin iptaline ilişkin kısmının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1/b bendi uyarınca davanın incelenmeksizin reddine, dava netice itibariyle tümden "İncelenmeksizin Ret" ile sonuçlandığından aşağıda dökümü yapılan ilk derece aşamasına ait toplam 6.578,80.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasına ait posta giderinden ibaret olan 123,90.-TL yargılama giderinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, Mahkeme kararında davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olduğu görüldüğünden ve kararın buna dair kısmı istinaf edilmeden kesinleştiğinden davalı lehine tekrar vekalet ücreti takdirine gerek bulunmadığına, harçtan muaf olan davalı idarece istinaf aşamasında ödenmeyen 148,60.-TL harcın 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciye müzekkere yazılmasına, artan posta avansının Mahkemesince re'sen yatıranlara iadesine, 2577 sayılı Kanun'un 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak, 14/07/2020 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 2. fıkrasının göndermede bulunduğu aynı kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
Van 2. İdare Mahkemesinin 30/09/2019 tarih ve E:2018/81, K:2019/1419 sayılı kararının dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına karşıyım. (¤¤)