İSTEMİN ÖZETİ: Ürdün uyruklu davacının 6458 Sayılı Yasanın 54/d bendi uyarınca sınır dışı edilmesine ilişkin 17.09.2019 tarih ve 7183384.101.18.03.2 sayılı işlem ile ikamet izninin iptaline ilişkin 17.09.2019 tarih ve 7183384.101.14.4 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelere göre, Ürdün uyruklu davacının kolluk tarafından yapılan üst aramasında üzerinde herhangi bir uyuşturucu madde bulunmamakla birlikte, davacının kolluktaki ifadesinde polis tarafından durdurulan .... plakalı aracın sürücüsü olan ..... ile telefonda görüşerek uyuşturucu almak için anlaştığı, aracın polislerce fark edildiği yerde beklediği, araçta çıkan uyuşturucunun kendisinin olmadığı, .....' yi de ilk defa gördüğünü beyan ettiği, davacının uyuşturucu madde satın almak amacıyla uyuşturucu satıcısıyla buluşmaya gittiğinde yakalandığı sabit olduğundan kamu düzeni ve sağlığı açısından tehdit oluşturduğu, bu nedenle davacının 6458 sayılı Yasa'nın 54/d bendi uyarınca sınır dışı edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan davacı her ne kadar ülkesine geri gönderilmesi halinde can güvenliğinin tehlikeye gireceğini iddia etmekte ise de, davalı idare tarafından davacının 6458 Sayılı Kanunun 4. ve 55. maddeleri kapsamına girip girmediği hususunun değerlendirildiği ve davacının, bu maddeler kapsamında geri gönderilmesinde sakınca olduğu, güvenli üçüncü bir ülkeye geri gönderilmesine karar verildiği anlaşıldığından bu konuda değerlendirme yapılmasına gerek görülmediği, davanın aile ikamet izninin iptaline ilişkin kısmı yönünden incelenmesinden; işlemin dayanağı olan sınırdışı işleminin yukarıda yer verilen sebeplerden ötürü hukuka uygun bulunması nedeniyle iptal edilmesi karşısında dava konusu ikamet izninin iptaline ilişkin işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin İstanbul 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 27/02/2020 tarih ve E:2019/2342, K:2020/535 sayılı kararın, davacı tarafça; ikamet izin iptali ve sınırdışı işlemlerinin dayanaktan yoksun, hukuka ve mevzuata aykırı olduğu iddiasıyla,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Ürdün vatandaşı olan davacının, sınır dışı edilmesine ilişkin işlem ile bu işleme dayalı olarak kısa dönem ikamet izninin iptalleri istemiyle açılmış, ilk derece mahkemesince her iki işlem yönünden de davanın reddine, sınır dışı işleminin iptali açısından kesin, diğer işlem açısından ise istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmiş olup, davacı tarafça bu konuda bir ayrım yapılmaksızın kararın tamamının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
İstinaf başvurusuna konu mahkeme kararının davacının sınırdışı edilmesine ilişkin işlem yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmı açısından yapılan istinaf incelemesi kapsamında;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45.maddesinin 2.fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Aynı kanunun ''Temyiz'' incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49.maddesinin 2.fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun "Sınır dışı etme kararı" başlıklı 53. maddesinin 3. fıkrasında, yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı tarafından, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde idare mahkemesine başvurulabileceği, mahkemeye başvuran kişinin, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildireceği, mahkemeye yapılan başvuruların onbeş gün içinde sonuçlandırılacağı, Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu kararın kesin olduğu hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda, 6458 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen sınır dışı etme işlemine karşı açılan davalarda idare mahkemelerince verilen kararların yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca kesin olması nedeniyle, bu kararların istinaf kanun yoluyla incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
İstinaf başvurusuna konu mahkeme kararının, davacının kısa dönem ikamet izninin iptaline ilişkin işlem yönünden verilen davanın reddine kararı yönünden incelenmesine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, anılan maddenin 3. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği hükme bağlanmıştır.
Aynı kanunun ''Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; Ürdün vatandaşı olan davacının, istinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun, kısa dönem ikamet izinin iptaline yönelik kısmı açısından, işlemin dayanağı olan sınır dışı edilmeye dair işleme ilişkin kısmının kesin kararla reddine karar verilmesi edilmesi karşısında kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar da sözkonusu kararın bu kısımlarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden davacı vekilinin bu bölüme yönelik istinaf başvurusunun reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı tarafın istinaf başvurusunun; ilk derece mahkemesinin davacının sınır dışı edilmesine ilişkin işlem yönünden davanın reddine karar verilmesi yönelik kısmı açısından, kararın bu kısmının kesin olmasından dolayı incelenmeksizin reddine, istinaf başvurusunun kısa dönem ikamet izninin iptaline yönelik işlem yönünden davanın reddine dair kısmı yönünden ise, kaldırma nedenleri bulunmadığından esastan reddine, aşağıda dökümü gösterilen kanun yolu aşamasına ait yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına, tahsil edilen tebligat avansından artan kısmın mahkemesince davacıya resen iadesine, kararın taraflara tebliği amacıyla dosyanın mahkemesine gönderilmesine, temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak,
30/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)