(3713 S. K. Ek m. 3) (2933 S. K. m. 2) (Devlet Madalya ve Nişanlar Yönetmeliği m. 5)
İSTEMİN ÖZETİ: Jandarma Genel Komutanlığında albay olarak görev yapmakta iken, 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilen darbe teşebbüsü esnasında yaralanması nedeniyle 675 sayılı KHK uyarınca gazilik unvanı verilen davacının Devlet Övünç Madalyası verilmesi istemiyle 02.05.2018 tarihli dilekçeyle Jandarma Genel Komutanlığına yaptığı başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacının Jandarma Genel Komutanlığında albay olarak görev yapmakta iken 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilen darbe teşebbüsü esnasında yaralanması nedeniyle yaralanma derecesine bakılmaksızın 675 sayılı KHK uyarınca gazilik unvanı verildiği, 675 sayılı KHK uyarınca yaralanma derecesine bakılmadığından gazilik unvanı verilmesi bakımından davacı malul kabul edilmekle birlikte 5434 sayılı Kanun uyarınca davacının malul olmadığı hususunda uyuşmazlığın bulunmadığı, dava dilekçesinde 13.07.1953 tarihli ve 4/1053 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre derecesinin altı olduğu tespit edildiğinden 684 sayılı KHK uyarınca aylık bağlandığının belirtildiği, 23.01.2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 684 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesiyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'na eklenen Ek 3. maddesinde "21 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (h), (i) ve (j) bentleri kapsamında terör eylemi nedeniyle yaralandığı, ilgili mevzuatına göre malul sayılmamaları nedeniyle aylık bağlanamayanlardan, talepleri üzerine 13/7/1953 tarihli ve 4/1053 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre derece tespiti yapılanlara, bu dereceleri esas alınarak aşağıda yazılı gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda, nakdi tazminat karar tarihini takip eden aybaşından başlamak üzere aylık bağlanır." hükmüne yer verildiği, dolayısıyla ilgili mevzuatına göre malul sayılmamaları nedeniyle aylık bağlanamayanlara 13.07.1953 tarihli ve 4/1053 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre derece tespiti yapılanlara aylık bağlanmasının da durumu değiştirmeyeceği, davacının 2933 sayılı Kanun'un aradığı anlamda malul olmadığı sonucuna varıldığı, davacının 2933 sayılı Kanun'un aradığı anlamda bir maluliyetinin bulunmadığı, ayrıca Devlet Övünç Madalyası verilmesi hususunda idarenin takdir yetkisi bulunduğu, İçişleri Bakanlığının ikinci savunma dilekçesinde "15 Temmuz Gazisi olanlardan ateşli silahla yaralananlara madalya teklifi yapıldığı, derdest edilenlere madalya teklifi yapılmadığı" hususunun belirtildiği, davalı idarece takdir yetkisinin sübjektif olarak kullanıldığına dair dosyada herhangi bir delil de mevcut olmadığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 08/01/2020 gün ve E: 2018/1873, K: 2020/35sayılı kararın, davacı vekilleri tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞININ
SAVUNMASININ ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞININ
SAVUNMASININ ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce işlem tarihinde yürürlükte olan 2933 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca dava konusunun Devlet Övünç Madalyası teklif edilme işlemi olduğu anlaşılmakla Cumhurbaşkanlığı hasım mevkiinden çıkarılarak işin gereği görüşüldü:
Dava; Jandarma Genel Komutanlığında Jandarma Kurmay Albay olarak görevli iken, 15/07/2016 tarihinde Fetö/PDY terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilen darbe teşebbüsü esnasında yaralanan ve gazi ünvanı verilen davacı tarafından Devlet Övünç Madalyası verilmesi istemiyle yapılan başvurunun davalı Jandarma Genel Komutanlığı'nın zımnen reddi üzerine zımni ret işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 9 ncu İdare Mahkemesinin 08/01/2020 tarih, E:2018/1873, K:2020/35 sayılı kararı ile; davacının 2933 sayılı Kanun'un aradığı anlamda bir maluliyetinin bulunmadığı, ayrıca Devlet Övünç Madalyası verilmesi hususunda idarenin takdir yetkisi bulunduğu, davalı idarece takdir yetkisinin subjektif olarak kullanıldığına dair dosyada herhangi bir delil mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; davacının Devlet Övünç Madalyası verilmesi için gerekli şartları sağladığı, 2933 sayılı Kanuna göre maluliyetin geniş yorumlanması gerektiği, davacının 15 Temmuz gazisi olduğu, davacı ile kendilerine Devlet Övünç Madalyası verilen 15 Temmuz gazisi sivil vatandaşlar ile diğer kamu personeli arasında fark olmadığı, yaralanma derecesi davacı ile aynı olan sivil vatandaşlara Devlet Övünç Madalyası tevcih edilirken uygulanan kriterlerin davacıya da uygulanması gerektiği, idare tarafından takdir yetkisinin objektif kullanılmadığı ileri sürülerek kararın istinaf kanun yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
İşlem tarihinde yürürlükte olan (02/07/2018 tarihli 698 sayılı KHK'nın 38 nci maddesiyle yapılan değişiklikten önce (2933 sayılı Madalya ve Nişanlar Yasası'nın 2/b maddesinde; ''Devlet Övünç Madalyası, İlgili Bakanın teklifi, Bakanlar Kurulunun onayı Cumhurbaşkanının kararı ve tevcihi ile yurt içinde veya dışında gösterdiği sorumluluk ve görev anlayışı içinde feragat ve fedakarlık, başarı ve yararlılık dolu çalışmalarıyla Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti adına haklı gurur kaynağı teşkil ederek malul olanlara ve şehit olan kişilerin bu Kanunun 5 inci maddesinde belirtilen mirasçılarına verilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
2933 sayılı Yasa uyarınca Bakanlar Kurulu'nca çıkarılan 88/13039 sayılı Devlet Madalya ve Nişanlar Yönetmeliği'nin 5/B maddesinde; '' Devlet Övünç Madalyası: Yurtiçinde veya dışında gösterdiği sorumluluk ve görev anlayışı içinde feragat ve fedekarlık, başarı ve yararlık dolu çalışmalarıyla Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti adına haklı gurur kaynağı teşkil ederek malül olanlara ve şehit olan kişilerin 12 nci maddede belirtilen mirasçılarına verilen madeni ve altın kaplama semboldür. Bu madalya ilgili bakanın teklifi, Bakanlar Kurulu'nun onayı ve Cumhurbaşkanının tevcihi ile verilir. '' hükmüne yer verilmiştir.
Jandarma Genel Komutanlığı Personeline Devlet Övünç Madalyası Teklif Edilmesi Hakkındaki Yönerge'nin 2. Bölüm 1/g maddesinde, terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonel faaliyet ile pusu keşif gözetleme arama/tarama psikolojik....istihbarat görevleri sırasında; bu tür görevlerin fiilen icrası esnasında görevin sebep ve tesiriyle ve aynı Yönerge'nin ikinci bölüm 1. maddesinin son fıkrasında belirtilen Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti adına haklı gurur kaynağı teşkil ederek malul ve şehit olanlara Devlet Ödünç Madalyası verileceği düzenlenmiştir.
Dava dosyasındaki belge ve bilgilerin incelenmesinden; Jandarma Kurmay Albay olan davacının, menfur darbe girişiminin yaşandığı 15/07/2016 tarihinde, Jandarma Genel Komutanlığında Plan Güvenlik Daire Başkanı olarak görevli olduğu, FETO/PDY örgüt mensuplarının Beştepe'de bulunan Jandarma Genel Komutanlığını işgal etme girişimlerini öğrenmesi üzerine kimseden emir almadan, saat 22:30 sıralarında beraberindeki 3 Kurmay Albay ile beraber sivil araç ve üniforması ile Jandarma Genel Komutanlığı nizamiye bölgesine geldiği, nizamiyede bulunan FETO/PDY örgütü mensuplarının davacıya müdahale de bulunduğu, FETO/PDY örgütü askerler ile aralarında bir arbede ve yumruklaşma yaşandığı, bu arbede sırasında davacının birlikte geldiği Kurmay Albay ....'ın ateşli silah ile vurulduğu, davacının nizamiyede bulunan FETÖ/PDY örgüt mensubu askerlere saldırarak kendisine karşı çıkan askerlere yaptıklarının suç olduğu, derhal eylemden vazgeçmeleri gerektiğini söylediği, ancak personel tarafından davacıya silah doğrultulduğu, ve davacının akabinde silahının alınarak karargah içine götürülerek derdest edildiği, karargah içinde Fetöcü Albay .... tarafından Fetöcü askerlerin direnişlerini kırmak için söylediği söz ve davranışlar nedeniyle davacıya silah doğrultmak ve tetiği çekmek suretiyle öldürmeye teşebbüs edildiği, bu durumların Jandarma Genel Komutanlığı'nda yaşanan olaylara ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen iddianame de ayrıntılı olarak belirtildiği, .... hakkında da, Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile davacıya karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müeebbet hapis cezası verildiği, davacı tarafından 08/05/2018 tarihli dilekçe ile, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına başvuru yapılarak, tarafına Devlet Övünç Madalyası verilmesi talebinde bulunulduğu, başvurusuna, davacının dilekçesinin Jandarma Genel Komutanlığı'na gönderildiği şeklinde bilgi mahiyetinde cevap verildiği, davalı Jandarma Genel Komutalığınca başvuruya cevap verilmemesi üzerine bakılan işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı Jandarma Genel Komutanlığı tarafından, Devlet Övünç Madalyası teklifinin yapılması veya yapılmaması yönünde idareye verilen takdir yetkisi kapsamında bir işlem tesis edilmediği, diğer davalı İçişleri Bakanlığı tarafından ise, olayın madalya teklif edilmesini gerektirir bir olay niteliği olmadığı, 15 Temmuz gazisi olanlardan ateşli silahla yaralananlara madalya teklifi yapıldığı, derdest olanlara yapılmadığı ileri sürülmektedir.
Yapılan incelemede; davacının menfur darbe teşebbüsünden sonra, o gün Jandarma Genel Komutanlığında gösterdiği davranışlar ve yaralanması nedeniyle Jandarma Genel Komutanlığı'nın 30/11/2016 tarihli Rozet Berat'ı ile Muhabere yaralısı şerit rozeti verilmesinin uygun görüldüğü, yine davacıya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı, o gece gösterdiği fedakarlık nazara alınarak taltif edici bir belge düzenlendiği, davacıya 675 sayılı KHK uyarınca gazilik unvanı verildiği, İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun 14/10/2016 tarih, 2016/2039 sayılı kararı ile, davacının darbe teşebbüsü sırasında ve terör eylemleri sırasında, terör eyleminin etkisinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında faydalı olduğu ve bu faaliyetlerden dolayı yaralanması da nazara alınarak 3713 sayılı Kanunun 21(j) bendi uyarınca nakdi tazminat ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
2933 sayılı Yasa'nın 2/b maddesine göre bir kimseye Devlet Övünç Madalyası verilebilmesi için davacının malul olması ve maluliyetine sebep olan görev sırasında Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti adına haklı gurur kaynağı teşkil edecek şekilde feragat ve fedakarlık yaparak başarılı ve yararlılık dolu çalışmalarda bulunmak gereklidir.
"Fedakarlık: Sıkıntıya katlanma pahasına bir şeyin veya bir kimsenin menfaati için göze alınan hareket, fedakarca davranış" (İlhan AYVERDİ; Misalli Büyük Türkçe Sözlük, Y.2005, C.1 s.929)
"Feragat: Başkası için kendi menfaatinden isteyerek vazgeçmek" (İlhan AYVERDİ; a.g.e, s.936) şeklinde tanımlanmaktadır.
Tüm bu açıklamalar dikkate alındığında, bir kimsenin Devlet Övünç Madalyasına hak kazanabilmesi için görevi gereği yapması gereken olağan davranış ve hareketlerin dışında fazladan sorumluluk üstlenmesi ve üstlenilen bu sorumluluğun doğal sonucu olarak diğer personelden farklı olarak birtakım tehlike veya riskleri göze alarak kendisinin sıkıntıya ve zor duruma düşmesi pahasına milletin ve ülkenin menfaatine hareket ve davranışlarda bulunması gereklidir.
Dava konusu işlem, Devlet Övünç Madalyası teklif edilmemesi işlemidir. Devlet Övünç Madalyası teklif edilmemesi işleminde idarenin takdir yetkisi olduğu kabul edildiğinde, bu yetkinin ancak Kanunun temel ilkeleri, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması yada idari yargı yerlerince saptanması halinde, dava konusu işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı sebebiyle iptalini gerektireceği açıktır.
Bütün idari işlemler, nihai olarak kamu yararını gerçekleştirme hedefine yönelmek durumunda olduğundan idari işlemin amaç unsuru bakımından hukuka aykırı sayılabilmesi için, idari işlemin tesis edilmesinde, kamu yararı dışında bir amacın gözetilmiş olması gerekir. Anayasa Mahkemesi kararlarında kamu yararı kavramından ne anlaşılması gerektiği ortaya konulmuştur.
Buna göre, kamu yararı, genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yarar ifade etmektedir.
Öte yandan idare, takdir yetkisini kullanırken şartlar itibariyle aynı durumda bulunan kişilere adil ve eşit muamele yapma yükümlülüğü altındadır.
Dairemizin ara kararı ile, davalı İçişleri Bakanlığı'ndan; "1-15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişiminde gazi olan Polis memurları ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., ...., .... ve ....'a Devlet Övünç Madalyası verilip verilmediği, söz konusu polis memurlarının maluliyetlerinin bulunup bulunmadığı hususu sorularak bu hususlara ilişkin bilgi ve belgeler ile Yine Jandarma Genel Komutanlığı'nın 23.01.2020 tarih, 82181076-100.01-425055 sayılı yazısı ile 4 rütbeli personel ve 1 devlet memuruna Devlet Övünç Madalyası teklifinde bulunulduğu anlaşılmakla, söz konusu bu 4 rütbeli personelin ve devlet memurunun malul olup olmadıkları araştırılarak ilgili belge ve bilgilerin onaylı suretlerinin gönderilmesinin istenildiği, Jandarma Genel Komutanlığı'ndan gelen cevabi yazı ile, ateşli silahın etkisiyle yaralanan 15 Temmuz gazisi 4 personel ile Genelkurmay Başkanlığı önünde tankın halkın üzerine gittiği esnada yere düşerek yaralanan bir devlet memuru olmak üzere 5 kişi hakkında Devlet Övünç Madalyası tekliflerinde maluliyet şartı aranmadığının belirtildiği ve ayrıca İçişleri Bakanlığı'na yazılan yazıya cevap verilmediği de görülmüştür.
Dava dosyasında, İçişleri Bakanlığı'nın 03/04/2017 tarihli yazısı ve 15 Temmuz Şehitleri ve Gazileri için madalya teklifi konulu yazısı ile Jandarma Genel Komutanlığı'na hitaben yazılan yazı ile, 15 Temmuz gazisi olan personele madalya teklifinde bulunulması hususunun değerlendirilmesinin takdirinin istenildiği, buna rağmen davalı Jandarma Genel Komutanlığı'nca davacı hakkında takdir hakkı kapsamında 15 Temmuz gazisi olmasına rağmen madalya teklifi yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; 15/07/2015 günü menfur darbe girişimi sırasında, davacının kendisinden beklenen olağan davranış ve hareket dışında herhangi bir tehlike veya riski göze alarak görevini başarma gayesine yönelik davranış ve eylemde bulunmak suretiyle fedakarlık ve feragat kavramı kapsamında davranışlarının olduğu, bu davranışları nedeniyle 15 Temmuz gazisi sayılan ve 3713 Sayılı Kanunun 21(J) bendi kapsamında kendisine nakdi tazminat ödenen ve muhabere yaralısı şerif rozeti verilen davacıya, Devlet Övünç Madalyası teklifi yapılması için öngörülen şartların davacı yönünden oluştuğu sonucuna ulaşılmakla, davalı idareler tarafından malul olmadığı ve takdir yetkisi gerekçesiyle Devlet Övünç Madalyası teklif edilmeme işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacı istinaf isteminin KABULÜNE, Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 08/01/2020 gün ve E: 2018/1873, K: 2020/35 sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasanın değişik 45/4 maddesi uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda dava konusu Devlet Övünç Madalyası teklif edilmemesi işleminin İPTALİNE, aşağıda dökümü yapılan mahkeme ve istinaf safhalarına ilişkin toplam 560,60-TL yargılama giderleri ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL avukatlık ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45.maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 11/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)