İSTEMİN ÖZETİ: İzmir İli, Yenifoça 7. Jandarma Komando Eğitim Alay Komutanlığı emrinde uzman çavuş olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshine ilişkin 23/03/2017 tarihli işlemin iptali istemiyle açılan davada; dava dosyası kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütüne mensubiyeti veya iltisakı bulunduğu yönünde herhangi bir bilgi veya belgenin ortaya konulmadığı, adı geçenin yalnızca 2010-2011 yıllarında FETÖ/PDY bağlantılı eğitim kurumunda çalıştığının not düşüldüğü, bunun ise tek başına güvenlik soruşturmasının olumsuz düzenlenmesine dayanak teşkil edecek mahiyet ve nitelikte bulunmadığı, zira dosyaya sunulan güvenlik soruşturması çizelgesinde de davacı hakkındaki Kurul kararının, "suçların şahsiliği ilkesi gereği adayın güvenlik soruşturması olumlu kabul edilmekle birlikte, adı geçen şahsın durumu gerekli araştırma, soruşturma ve takip işlemlerini müteakiben, herhangi bir şüpheli veya sakıncalı bir durumun var ise ortaya çıkartılmasının yok ise şüphenin ortadan kaldırılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir." şeklinde olduğu ve bu durum karşısında, kendisi hakkındaki Kurul kararı "olumlu" olan davacının, salt güvenlik soruşturmasında davalı idareye "not" olarak düşülen tespitten hareketle ve başkaca bir neden olmaksızın güvenlik soruşturmasının olumsuz kabul edilmesi mümkün olmayıp bu kapsamda sözleşmesinin feshedilmesine yönelik işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İzmir 2.İdare Mahkemesinin 24/10/2019 gün ve E:2019/686, K:2019/1291 sayılı kararının; davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, ifa edeceği görevin niteliği göz önünde bulundurularak tesis edilen işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görülmekle, davalı idarenin yürütmenin durdurulması talebi hakkında karar verilmesine gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
Dava, İzmir İli, Yenifoça 7. Jandarma Komando Eğitim Alay Komutanlığı emrinde uzman çavuş olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshine ilişkin 23/03/2017 tarihli işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 7'nci maddesinin 1 numaralı fıkrasında, "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür." hükmüne yer verilmiş, aynı Kanun'un 14/3-e ve 15/1-b maddelerinde ise, ilk inceleme aşamasında dava dilekçelerinin süre aşımı yönünden kanuna uygunluğunun inceleneceği ve süresinden sonra açılmış bulunan davaların reddedileceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlık konusu, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 23.03.2017 tarihli işlemin, davacıya aynı gün usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davanın; dava konusu işlemin tebliğ tarihini izleyen 60 günlük dava açma süresi geçirildikten çok sonra Ankara 6. İdare Mahkemesi'nin kaydına giren dilekçe ile 16.04.2019 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, süre aşımı nedeniyle iş bu davanın esasını inceleme olanağı bulunmadığından davanın 2577 sayılı Yasa'nın 15/1-b maddesi uyarınca süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında verilen başvuruya konu Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacı tarafından başvuru süresi ile başvurabileceği kanun yolları gösteren herhangi bir yazılı belge verilmediği, sözleşmesinin feshedildiğini davalı kurumun idari işlerinden sorumlu memurun telefonla kendisini arayarak bilgi vermesi sonucu sözlü olarak öğrendiği iddia edilmiş ise de; dosya içerisinde yer alan davacı tarafından imzalanan tebellüğ belgesinin bulunması, Anayasa'nın 40/2. maddesinde yer alan hükmün ise somut olayda yasalar tarafından konulan usul kurallarını ortadan kaldıracak şekilde yorumlanmaması gerektiğinden davacının bu konudaki iddiaları yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İzmir 2.İdare Mahkemesince verilen 24/10/2019 gün ve E:2019/686, K:2019/1291 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın 2577 sayılı Yasa'nın 15/1-b maddesi uyarınca süre aşımı nedeniyle reddine, aşağıda dökümü yapılan 235,40 TL ilk derece dava yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden ve davalı idare harçtan muaf olduğundan başvuru sırasında alınmayan 148,60 TL istinaf harcı ile 235,40 TL ilk derece dava yargılama giderlerinin karar kesinleştikten sonra davacıdan tahsili için mahkemesince müzekkere yazılmasına, davalı idare tarafından istinaf aşamasında karşılanan 49,50 TL posta giderinden ibaret yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 11/05/2020 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)