(2577 S. K. m. 45) (2863 S. K. m. 6, 7, 8, 9, 10, 16, 57) (3194 S. K. Geç. m. 16)
İSTEMİN ÖZETİ: Manisa ili, Ahmetli ilçesi, ....... Mahallesi, 108 ada, 1 parselde bulunan yapıya ilişkin alınan yapı kayıt belgesinin 2863 sayılı Yasa açısından herhangi bir hak oluşturmayacağına, parseldeki izinsiz olan yapının müzesi denetiminde kaldırılmasına ilişkin 07.04.2017 tarih ve 8016 sayılı ve 26.10.2017 tarih ve 8935 sayılı kararların geçerli olduğuna ilişkin İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 15.02.2019 tarih ve 10829 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda Manisa 2. İdare Mahkemesince verilen 31/10/2019 gün ve E:2019/463, K:2019/1006 sayılı kararın; davacı tarafından; istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Yapı kayıt belgesi verilmesi ile sadece, 3194 Sayılı İmar Kanunu kapsamındaki yapılardaki aykırılığın kayıt altına alınmasının amaçlandığı, yapı kayıt belgesinin özel kanunlar kapsamında uygulanması gereken herhangi bir yükümlülüğü cezayı ortadan kaldırmadığı, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; Manisa ili, Ahmetli ilçesi, ....... Mahallesi, 108 ada, 1 parselde bulunan izinsiz yapının müzesi denetiminde kaldırılmasına ilişkin İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 15.02.2019 tarih ve 10829 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Manisa 2. İdare Mahkemesi verilen 31/10/2019 gün ve E:2019/463, K:2019/1006 sayılı karar ile; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile ilgili mevzuatın birlikte değerlendirilmesi neticesinde, yapılan yapıya ilişkin alınan yapı kayıt belgesinin 2863 sayılı Yasa uyarınca herhangi bir hak oluşturmayacağı nazara alındığında, davacının 3. derece arkeolojik sit alanında bulunan taşınmaza 2863 sayılı Kanun ve Kanun hükümleri uyarınca alınmış olan İlke Kararlarına uygun olmadan yapmış olduğu yapıların, müzesi denetiminde kaldırılmasına ilişkin 07.04.2017 tarih ve 8016 sayılı ve 26.10.2017 tarih ve 8935 sayılı kararların geçerli olduğuna yönelik dava konusu İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 15.02.2019 tarih ve 10829 sayılı kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; yapılarının yapı kayıt belgesi alınması özelliklerini taşıdığı, fabrikanın köy içinde bulunduğu, çevresinin tamamen yapılarla dolu olduğu, taşınmazın hiçbir kültür varlığına zarar vermediği ileri sürülerek, ileri sürülerek, istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen karanı kaldırılması, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrasında; "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir." hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davalı idarenin istinaf başvurusu kabul edilerek, Manisa 2. İdare Mahkemesinin 31/10/2019 gün ve E:2019/463, K:2019/1006sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
Dava dosyasının incelenmesinden; Manisa ili, Ahmetli ilçesi, ....... Mahallesi, 108 ada, 1 parselde (eski 209 parsel) 10mx15m ölçülerinde inşaat temeli atma suretiyle izinsiz uygulama yapıldığının Manisa Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne bildirilmesi üzerine 23.02.2017 tarihinde mahallinde yapılan incelemede izinsiz uygulama alanının İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat VarlıklarınıKorumaKurulu'nun01.06.1990 tarih ve 1946 sayılı kararı ile tescil edilen 3.Derece Arkeolojik Sit sınırı içerisinde kaldığının tespit edildiği, akabinde İzmir 2 Numaralı Kültür VarlıklarınıKorumaBölgeKurulunun07.04.2017 tarih ve 8016 sayılı kararı ile"... Manisa ili, Ahmetli ilçesi, ....... Mahallesi, ....... Mevkiinde bulunan, İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 01.06.1990 tarih ve 1946 sayılı kararı ile tescilli Bintepeler Nekropolü 3.(Üçüncü) Derece Arkeolojık Sit alanında bulunan, tapunun 209 nolu parselinde kayıtlı taşınmazda yapılan izinsiz inşaatın ilgili Belediyesince Müze Müdürlüğü denetiminde kaldırılması, söz konusu izinsiz inşaata ilişkin Manisa Valiliği İl Kültür Turizm Müdürlüğünün 03.03.2016 tarih ve 1009 sayılı yazısı ile yasal soruşturmanın başlatılmış olduğu anlaşıldığından, işlem sonucuna ilişkin bilgi ve belgelerin Kurul Müdürlüğüne iletilmesine" karar verildiği, söz konusu izinsiz inşaatı ruhsatlandırmaya yönelik davacı şirket yetkilisinin başvurusu üzerine de İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 26.10.2017 tarih ve 8935 sayılı kararı ile;"... Manisa ili, Ahmetli ilçesi, ....... Mahallesi, ....... Mevkiinde bulunan, İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 01.06.1990 tarih ve 1946 sayılı kararı ile tescilli Bintepeler Nekropolü 3.(Üçüncü) Derece Arkeolojik Sit alanında bulunan, tapunun 108 ada 1 parselinde (eski 209 nolu parselinde) kayıtlı taşınmazda yapılan izinsiz inşaata ilişkin 07.04.2017 tarih ve 8016 sayılı kararımızın geçerli olduğuna, alana ilişkin Koruma Amaçlı İmar Planı hazırlanarak Kurula iletilmesine" karar verildiği, uyuşmazlık konusu parseldeki izinsiz yapıya ilişkin 06.07.2018 tarih ve DMMPHV4S belge numarası ile alınan yapı kayıt belgesi doğrultusunda davacı şirketin zeytin ve zeytinyağı faaliyetlerine devam etmek istediğine ilişkin 12.09.2018 ve 20.09.2018 tarihli dilekçeleri ile İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna başvurması üzerine, dava konusu İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun 15.02.2019 tarih ve 10829 sayılı kararı ile "..Parselde yapılan yapıya ilişkin alınan yapı kayıt belgesinin 2863 sayılı yasa açısından herhangi bir hak oluşturmayacağına, parseldeki izinsiz olan yapının müzesi denetiminde kaldırılmasına ilişkin 07.04.2017 tarih ve 8016 sayılı ve 26.10.2017 tarih ve 8935 sayılı kararların geçerli olduğuna" karar verildiği, anılan kararın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın özünü III. Derece arkeolojik sit alanı içinde kalan taşınmazlar üzerine, ruhsatsız ya da ruhsat ve eki projesine aykırı yapılan yapılar için, 3194 Sayılı Yasaya eklenen geçici 16. madde uyarınca alının yapı kayıt belgesinin geçerli sayılıp sayılmayacağı oluşturmaktadır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 6. maddesinde, "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları şunlardır: (...)
c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları, (...)";7. maddesinde, "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılır. Yapılacak tespitlerde, kültür ve tabiat varlıklarının tarih, sanat, bölge ve diğer özellikleri dikkate alınır. Devletin imkanları gözönünde tutularak, örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eser, korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenir. Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitler koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunur. (...)";8. maddesinde, "Yedinci maddeye göre tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi Koruma Kurullarına aittir. (...)'';9. maddesinde, "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır.";10. maddesinin 1. fıkrasında, "Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir."; 16. maddesinde, "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile, koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır."; 57. maddesinde, "Koruma bölge kurulları, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde olmak kaydıyla aşağıdaki işleri yapmakla görevli ve yetkilidir.
(...)
g) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarına ilişkin uygulamaya yönelik kararlar almak. (...)
(Ek fıkra: 4/2/2009-5835/3 md.) 16/6/2005 tarihli ve 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun uyarınca ilan edilen yenileme bölgelerinde yenileme projelerini onaylamak üzere 5366 sayılı Kanun uyarınca oluşturulan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları da bu maddede belirtilen işleri yapmakla görevli ve yetkilidir." hükümleri bulunmaktadır.
Diğer taraftan, Kültür Bakanlığı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 05.11.1999 tarih ve 658 sayılı İlke Kararında, "Arkeolojik Sit; insanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanlardır."; "3) III. Derece Arkeolojik Sit: Koruma - kullanma kararları doğrultusunda yeni düzenlemelere izin verilebilecek arkeolojik alanlardır.
Bu alanlarda, belediyesince veya valilikçe inşaat izni verilmeden önce, ilgili müze müdürlüğü uzmanları tarafından sondaj kazısı gerçekleştirilerek, sondaj sonuçlarının bu alanlarla ilgili varsa kazı başkanının görüşleriyle birlikte müze müdürlüğünce koruma kuruluna iletilip kurul kararı alındıktan sonra uygulamaya geçilebileceğine" karar verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16.maddesinde;"Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." kuralı yer almaktadır.
Yukarıda belirtilen yasa maddeleri ile Kültür Bakanlığı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca alınan ilke kararının 3. Derece arkeolojik sit ilan edilen yerlerde yapılabilecek yapılarla ilgili kısmın birlikte değerlendirilmesinden; Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca alınan ilke kararına göre, 3. Derece arkeolojik sit ilan edilen yerlerde, koruma kurulundan karar alınmak kaydıyla belediye veya valilikçe inşaat izni verilebileceği dolayısıyla bu alanda denetime tabi olmak kaydıyla yapı yapılabileceği anlaşılmakta, bundan da III. derece arkeolojik sit alanı olarak tescillenen yerlerin kesin yapı yapı yasağı kapsamında olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. 3194 Sayılı Yasaya eklenene geçici 16. Madde ile de, 31.12.2017 tarihinden önce ruhsatsız ya da ruhsatına aykırı yapılan yapılar için yapı kayıt belgesi alınması halinde bu yapıların kentsel dönüşüm yapılıncaya kadar kullanılmak suretiyle koruncağı öngörülmektedir. Bu hale göre kesin yapı yasağı olmayan, denetimli bir şekilde de olsa yapı yapılabilecek bir alanda (III. Derece arkeolojik sitete) kalan taşınmaz üzerine yapılan yapı için alınan yapı kayıt belgesinin, yapı kayıt belgesi alınma şartlarını taşıması halinde geçerli sayılarak, yapının salt III. Derece arkeolojik sit alanında kaldığından bahisle yıkılmaması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bakılan davada; III. Derece arkeolojik sit alanı ilan edilen Ahmetli İlçesi, ....... Mahallesinde bulunan, 1 parsel üzerine yapılan yapı hakkında, yapı kayıt belgesi alındığı ve yapı kayıt belgesinin herhangi bir şekilde iptal edilmediği görülmektedir.
Bu durumda, kesin yapı yasağı bulunmayan, koruma kurulundan izin alınmak suretiyle de olsa yapı yapılabilecek bir alanda (III. Derece arkeolojik sitte) ruhsatlı bina üzerine, ruhsatsız yapılan ilave yaşama alanı için yapı kayıt belgesinin geçerli sayılarak, işleme konu yapının korunması gerekirken, yerin salt III. Derece arkeolojik sit alanında kaldığından bahisle, yapı kayıt belgeli imalatın, belediyesince yıkılması yolunda alınan koruma kurulu bölge kurulu kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun KABULÜ ile Manisa 2. İdare Mahkemesince verilen 31/10/2019 gün ve E:2019/463, K:2019/1006 sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 498,05-TL yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana geri verilmesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, Danıştay'a temyiz yolu KAPALI ve KESİN OLMAK üzere, 24/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)