(AİHS m. 8) (2709 S. K. m. 20, 125) (3269 S. K. m. 12) (5352 S. K. m. 10) (ANY. MAH. 27.02.2019 T. 2014/7256 E.)
DAVANIN KONUSU: Isparta Terörizmle Mücadele Eğitim ve Tatbikat Merkez Komutanlığında sözleşmeli uzman erbaş olan davacı tarafından, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 07.08.2019 tarih ve 17217803-951.04.10-1874938 sayılı işlemin iptali ile ile mahrum kaldığı haklarının işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Isparta Terörizmle Mücadele Eğitim ve Tatbikat Merkez Komutanlığında sözleşmeli uzman erbaş(P.Uzm.Onb.) olarak görev yapan davacının hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde, kendisi hakkında "Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme suçundan HAGB, 3 yıl D.S. (Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi Esas No:2011/233, Karar No:2012/78)"şeklindeki istihbarat bilgi notuna istinaden Aday Değerlendirme Kurulu kararıyla güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırıldığı, güvenlik soruşturmasının olumsuz olması nedeniyle de sözleşmesinin feshedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına esas alınan suçtan hapis cezası cezalandırılmasına, bu cezanın da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve denetimli serbestlik süresine tabi tutulmasına karar verildiği, dolayısıyla davacı hakkında taksirli suçlar hariç diğer suçlar nedeniyle verilmiş hürriyeti bağlayıcı bir ceza bulunmadığı ve maddede belirtilen "mahkumiyet" koşulunun gerçekleşmediği, cezaya esas alınan suçun 3269 sayılı Kanunun 12. maddesi ile mezkur Yönetmeliğin 6. maddesinde sayılan suçlardan da olmadığı ve suça konu olayın niteliği de dikkate alındığında bu suçun tek başına sözleşmeli uzman erbaş olmasına engel olmayacağı, bahse konu olayın özelliği ve fiilin niteliği göz önüne alındığında davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına hukuken kabul edilebilir bir sebep olarak gösterilemeyeceği sonucuna varıldığından, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, diğer taraftan, Anayasanın 125. maddesi ile idarelerin her türlü eylemlerinden ve işlemlerinden doğan zararları tazminle yükümlü tutulduklarına yönelik kural uyarınca yapılan yargılama ile hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının da davalı idare tarafından davacıya hakediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesi gerektiği gerekçesiyle Isparta İdare Mahkemesi'nce verilen 12/02/2020tarih ve E:2019/1035, K:2020/195 sayılı karar ile dava konusu işlemin iptaline, parasal hak isteminin kabulü ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların tahakkuk (hakediş) tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF DİLEKÇESİ ÖZETİ: Davalı idare vekili tarafından; dava konusu işlemin Türk Silahlı Kuvvetlerince bu Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanan MY-114-1(C) Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Korucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesi esaslarına göre yapıldığı, idare güvenlik soruşturması araştırmasında ilgili kurumlardan gelen bilgiler ışığında takdir hakkını en uygun adaydan yana kullanma hak ve yetkisine sahip olduğu, davacı hakkında elde edilen bilgiler, onun başka bir kamu görevinde istihdamına engel görülmeyecek olsa bile, TSK'da görev yapmasını riskli hale getireceği değerlendirilerek dava konusu işlemin tesis edildiği, kamu yararı gözetilerek tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Usul ve esas bakımından hukuka uygun Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava; Isparta Terörizmle Mücadele Eğitim ve Tatbikat Merkez Komutanlığında sözleşmeli uzman erbaş olan davacı tarafından, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 07.08.2019 tarih ve 17217803-951.04.10-1874938 sayılı işlemin iptali ile mahrum kaldığı haklarının işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İnfaz ve koruma memurluğu sınavını kazanan, ancak on sekiz yaşından küçükken işlediği suçun kayıtlarının dikkate alınması suretiyle güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle ataması yapılmayan bir başvurucunun Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı bireysel başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi'nce verilen 27/02/2019 tarihli ve 2014/7256 Başvuru no'lu kararda özetle; "... Resmi makamlar tarafından muhafaza edilmekte olan, başvurucu hakkında yürütülen ceza yargılamasına dair bilgilerin özel hayata saygı hakkı anlamında kişisel nitelikli veriler olduğu açıktır. Söz konusu kişisel verinin kamu kurumlarıyla paylaşılması ve güvenlik soruşturmalarında kullanılmasının Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkına bir müdahale oluşturduğu sonucuna varılmıştır...
...Aynı şekilde 5352 sayılı Kanun'un 10. maddesinde on sekiz yaşından küçüklerle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtlarının ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında degerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hakim veya mahkemelerce istenebileceği düzenlenmiştir. Buna göre kişilerin on sekiz yaşından küçükken işlediği herhangi bir suça ait kayıtların idari makamlara bildirilmesi hukuken mümkün değildir.
Öte yandan somut olayda başvurucunun yazılı ve sözlü sınavı kazandığının ilan edilmiş olduğu, on sekiz yaşından küçükken işlediği suça ilişkin kaydın 5352 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan hükme açıkça aykırı şekilde idari makamlara verilmiş olduğu dikkate alındığında özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin bu yönüyle de kanuni dayanaktan yoksun olduğu anlaşılmaktadır...'' değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Bu durumda, davacının on sekiz yaşından küçükken işlediği suça ilişkin kaydın ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hakim veya mahkemelerce istenebileceği açık olduğundan, kişisel veri niteliğinde olan bu kaydın, güvenlik soruşturması kapsamında ilgili kamu kurumuna verilmesi ve güvenlik soruşturmasında kullanılması hukuka aykırı olduğundan, hukuka aykırı şekilde idari makamlara verilen bu kaydın değerlendirilmesi suretiyle güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılması, Anayasa'nın 20. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi uyarınca "özel hayata saygı hakkının" ihlali sonucunu doğurmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacı hakkında 18 yaşından küçükken suça sürüklenen çocuk olarak yer aldığı yargılama sonucunda Suç Delillerini Gizleme suçundan yapılan yargılama sonucunda Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin Esas No:2011/233, Karar No:2012/78 sayılı kararıyla niha-i olarak 1 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, HAGB kararı verilerek 3 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, dolayısıyla suçun işlendiği tarih itibariyle 18 yaşından küçük olan davacı hakkında tesis edilen karara hukuki değer yüklenmesine yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararı gereği hukuken imkan bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Nitekim, Danıştay 12. Daire Başkanlığı'nın 27/11/2019 tarih ve E:2019/4551, K:2019/9243 sayılı kararı da bu yöndedir.
Buna göre, ilk derece mahkemesi kararı yukarıda belirtilen gerekçe ile de yerindedir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
1-)İstinaf isteminde bulunulan mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, istinaf isteminin anılan karara gerekçe ilave edilerek REDDİNE,
2-)İstinaf aşamasında yapılan 105,50-TL yargılama gideri toplamının istinaf talep edenin üzerinde bırakılmasına,
3-)Artan posta ücretinin istinaf isteminde bulunan tarafa Mahkemesince iadesine,
2577 sayılı Kanun'un 46/c maddesi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 29/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)