(6100 S. K. m. 333) (657 S. K. m. 125)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir İli, Selçuk İlçesi, .... Ortaokulunda Türkçe öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanun'unun 125/B-l maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Selçuk İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 07.05.2019 tarih ve E.8943876 sayılı işlemine yapılan itirazın reddine ilişkin İzmir İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunun 29.05.2019 tarih ve 2019/130 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; "davacı ile öğretmen U.U.'nun okul müdürü ile iyi ilişkilerinin olduğu ve o kul müdürünün iyi anlaşamadığı, diğer öğretmenlerle anılan ikilinin iletişim kurmadığı, okulda yapılacak törenler ile ilgili davacının okul müdürüne yakın olmasından ötürü dediklerini yaptırdığı, okul içerisinde herhangi bir organizasyon sırasında dahi okuldaki karşılıklı iki grubun birbirleriyle herhangi bir faaliyet yapmaktan kaçındığı hususları, herhangi bir grup içerisinde yer almayan okul müdür yardımcısı ve okulda görev yapan ücretli öğretmenlerin ifadelerinde belirtilmiş olmakla birlikte, anılan durumların nihayetinde okul müdür yardımcısının ifadelerine dayandırıldığı, soruşturmacı tarafından söz konusu iddiaların yeterince araştırılmadığı, okuldaki diğer öğretmenlerin soruşturma aşamasında dinlenmediği, müdür yardımcısının çatışmaların ortasında kaldığı ve objektif olarak tarafsız olduğu yönündeki beyanlarının soruşturmacı tarafından beyanına itibar edilmesi için yeterli görüldüğü, şikayetçi öğretmenler ile müdür yardımcısı ....'nin ifadelerinden yola çıkılarak genel ifadelerle söz konusu iddianın sübuta erdiği değerlendirmesi yapılmış ise de; davacının kimlerle gruplaştığı ve hangi davranışlarıyla kurum içinde huzursuzluğa neden olduğunun okulda görev yapan diğer öğretmenlerin de beyanlarına başvurularak açıklığa kavuşturulması gerektiği, kaldı ki davacı ile diğer öğretmenler arasında bir kavga ya da sonucu fiziksel şiddete varan bir olay yaşanmadığı gibi davacı ile diğer öğretmenler arasında sözlü bir tartışmanın dahi yaşanmadığı, kanaat edinilmesine dayanak ifadelerde, birlikte yemeğe çıkılmadığı ve bir organizasyon yapılacağı sırada fikir birliği sağlanamadığı belirtilmişse de; anılan durumların tek başına kurumun huzur ve sükununu bozacak nitelikte davranışlar olmadığı ve bu haliyle konunun yeterince aydınlatılmadığı ve anılan iddianın davacı yönünden sübuta ermediği kanaatine ulaşıldığı, bu durumda, soruşturma raporu ile dosyada bulunan diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacıya isnat edilen ve kınama cezası gerektiren iddiaların sübuta ermediği anlaşılmakta olup, davacının kınama cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işleme yaptığı itirazın reddine dair dava konusu işlemde hukuka
uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilenİzmir 4. İdare Mahkemesinin 01/07/2020 gün ve E:2019/820, K:2020/887 sayılı kararının; davalı idare tarafından, davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporu uyarınca işlem tesisi yoluna gidildiği ve işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İzmir4.İdareMahkemesince verilen 01/07/2020gün ve E:2019/820, K:2020/887sayılı kararın dayandığı gerekçe usul ve hukuka uygun olup, istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, 17/11/2020 tarihinde, kesin olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)