(2547 S. K. m. 53) (657 S. K. m. 125)
DAVANIN KONUSU: Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ... Meslek Yüksekokulunda bilgisayar işletmeni olarak görev yapan davacı tarafından, "amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek" disiplin suçunu işlediğinden bahisle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (b) fıkrasının (4) numaralı bendi ile atıf yapılan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin (D) bendinin (1) alt bendi uyarınca "3 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası" ile tecziyesine ilişkin 03.04.2019 tarih ve 03/01 sayılı Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ... Meslek Yüksekokulu Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahip olduğu, bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulduğu, disiplin cezalarının sağlıklı ve objektif olması, cezayı veren disiplin amirlerinin ve kurullarının olayı objektif değerlendirebilmeleriyle mümkün olduğu, soruşturma yapmakla görevlendirilenlerin, cezayı verecek olan disiplin amirlerinin ve disiplin kurulu üyelerinin soruşturmaya konu olayla ilgisi bulunmayan, hakkında soruşturma yapılan kamu görevlisinin suç konusu eyleminden zarar gören, yarar sağlayan, soruşturulanın veya olayın mağduru durumundaki kişilerden etkilenecek konumda bulunmayan, tamamen tarafsız kişi veya kişilerden oluşması gerektiği, bakılan uyuşmazlıkta, disipline konu eyleme ilişkin 23.11.2018 tarihli tutanakta yüksekokul sekreteri ....'nin, öğrenci işleri personeli memur ....'nın, müdür yardımcısı öğretim görevlisi ....'nin, öğretim görevlisi ....'nin ve mali işler personeli bilgisayar işletmeni ....'nın imzasının bulunduğu; yine soruşturma kapsamında yüksekokul sekreteri ....'nin, öğrenci işleri personeli memur ....'nın, müdür yardımcısı öğretim görevlisi ....'nin, öğretim görevlisi ....'nin, mali işler personeli bilgisayar işletmeni ....'nın ve müdür yardımcısı öğretim görevlisi ….'nın ifadeleri alınmak suretiyle 15.03.2019 tarihli soruşturma raporunun düzenlendiği, söz konusu raporda özetle, davacı hakkında amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek fiillerinden dolayı idari yönden 3 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesi yönünde kanaat bildirildiği, soruşturma raporunda getirilen teklif doğrultusunda dava konusu disiplin cezasının verildiği, cezaya ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği disiplin kurulunda 23.11.2019 tarihli tutanakta imzası olan ve ifadeleri ile soruşturmaya yön veren ... yardımcısı öğretim görevlisi ....'nin, öğretim görevlisi ....'nin ve mali işler personeli bilgisayar işletmeni ....'nın üye olarak yer aldığının görüldüğü, bu durumda, disipline konu olaya ilişkin 23.11.2018 tarihli tutanakta imzası bulunan, olayın doğrudan tanığı olan ve soruşturma kapsamında tanık olarak ifadesine başvurulan ...., .... ve .... isimli üç şahsın disiplin kurulunda üye olarak bulundukları, alınan bu ifadelerin soruşturmaya yön verdiği, bu haliyle dava konusu disiplin cezasına ilişkin iş ve işlemlerin objektif ve tarafsız kişiler tarafından yürütülmediğinin anlaşılması karşısında dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Isparta İdare Mahkemesi'nce verilen 10/12/2019 tarih ve E:2019/706, K:2019/1608 sayılı karar ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAF DİLEKÇESİNİN ÖZETİ: Davalı idare vekili tarafından; idarece tesis edilen işlemlerde usulüne uygun olmayan bir durum bulunmadığı, mahkeme kararının usul ve esas bakımından hukuka aykırı olduğu ve davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiğinin tespit edildiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesi kararlarının istinafen incelenerek kaldırılması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45 inci maddesinin 4 üncü ve 5 inci fıkralarında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
İstinaf başvurusuna konu karar usul ve hukuka uygun olduğundan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45 inci maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
SONUÇ:
1-)İstinaf isteminde bulunulan mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, istinaf isteminin REDDİNE,
2-)İstinaf aşamasında yapılan 59,50-TL yargılama gideri toplamının istinaf talep edenin üzerinde bırakılmasına,
3-)Artan posta ücretinin istinaf isteminde bulunan tarafa Mahkemesince iadesine,
2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca, 10.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)