(2577 S. K. m. 45, 49) (3213 S. K. m. 13) (213 S. K. m. 112)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, adına düzenlenen 28.11.2018 tarih ve 2018112866ESi0000001 sayılı ödeme emrinin 18.476,00-TL tutarındaki maden ruhsat bedeline ve bu alacağın 8.979,50-TL gecikme faizine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada; ödeme emrinin maden ruhsat bedeline ilişkin 18.476,00-TL'lik kısmı yönünden: davacının II-B Grubu işletme ruhsatı sahibi olduğu, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun işlem tarihinde yürürlükte bulunan 13'ncü maddesi uyarınca, yatırılmayan maden işletme ruhsat bedelinin %70'ine tekabül eden tutarın 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirileceği açık olduğundan, dava konusu ödeme emrinin maden ruhsat bedeline ilişkin 18.476,00-TL'lik kısmında hukuka aykırılık görülmediği, ödeme emrinin maden ruhsat bedelinin faizine ilişkin 8.979,50-TL'lik kısmı yönünden ise: mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, gecikme faizi uygulanmasının 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112. maddesinde yer alan hükümden kaynaklandığı, aynı Kanun'un 1. maddesinde, bu kanun hükümlerinin genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanacağının belirtilmesi ve 6183 sayılı Kanun'da da gecikme faizi alınacağına ilişkin bir hükmün yer almaması karşısında; bu kapsamda bulunmayan maden ruhsat bedeline gecikme faizi uygulanması mümkün olmadığından, dava konusu ödeme emrinin gecikme faizine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin maden ruhsat bedelinin gecikme faizine ilişkin 8.979,50-TL'lik kısmının iptaline, dava konusu işlemin maden ruhsat bedeline ilişkin 18.476,00-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar veren İzmir 1.İdare Mahkemesi'nin 18/02/2020 gün ve E:2019/199, K:2020/213 sayılı kararının, davacı tarafından; davanın redde ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu, uyuşmazlık konusu taş ocağının fiilen işletilmediği, gelir elde edilmediği, davalı idarenin zamanaşımı süresi içinde işlem yapmadığı, kusurlu davrandığı ileri sürülerek, istinaf yolu ile incelenerek redde ilişkin kısmının kaldırılması ve bu kısım yönünden de işlemin iptaline karar verilmesi, davalı idare tarafından ise; davanın iptale dair kısmının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek, istinaf yolu ile incelenerek iptale ilişkin kısmının kaldırılması ve bu kısım yönünden de davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALI İDARENİN SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 2. fıkrasının göndermede bulunduğu aynı kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
İzmir 1. İdare Mahkemesi'nin 18/02/2020 gün ve E:2019/199, K:2020/213 sayılı kararının dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurularının reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin başvuranlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avanslarından artan miktarların istem bulunmadığı takdirde hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince başvuranlara iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 13/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)