İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında başlatılan soruşturma sonucunda "amir veya üstlerini dövmeye teşebbüs etmek" fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8/5-ç-9 maddesi gereğince "yirmidört ay uzun süreli durdurma cezası" verilmesine ilişkin 24/12/2018 tarihinde tebliğ edilen İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 22/11/2018 tarih ve 3621 karar sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptaline ilişkin İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 14/11/2019 tarih ve E:2019/119, K:2019/2291 sayılı kararının; hukuka ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğu, disiplin suçunun disiplin soruşturması dosyasında mevcut bilgi ve belgelerle sabit olduğu iddialarıyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idare tarafından dosyada mevcut tanık anlatımları, kamera kaydı çözümlemeleri, olay gününe ilişkin yazışmalar, olay tutanakları, raporlar ve diğer tüm deliller göz ardı edilmek suretiyle işlem tesis edildiği, istinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında başlatılan soruşturma sonucunda "amir veya üstlerini dövmeye teşebbüs etmek" fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8/5-ç-9 maddesi gereğince "yirmidört ay uzun süreli durdurma cezası" verilmesine ilişkin 24/12/2018 tarihinde tebliğ edilen İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 22/11/2018 tarih ve 3621 karar sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince "...Uyuşmazlıkta, olay günü yapılacak miting kapsamında davacının Başbakanlık koruma ekibinde görev yaptığı, yine olay mahallinde bomba imha ekibinde görevli dava dışı M.U. Arasında bağlı oldukları birimlerin farklı olmasından dolayı görev tanımı ve mahalli konusunda tartışma yaşandığı, M.U. tarafından tutulan tutanağın davacı tarafından "bomba imha ekibinde olmadığı"ndan ve sorumluluğun farklı birimde olduğundan bahisle imzalanmadığı, ….. bu olay üzerine sinirlenerek davacının üzerine yürüdüğü ve hakaret ettiği, yaşanan olayı izinsiz olarak kameraya aldığının ifadelerden anlaşıldığı, öte yandan yine davacı hakkında verilen tanık ifadeleri ile 06.07.2018 tarihli "görüntü inceleme ve tespit tutanağı" dikkate alındığında, davacının ….. M.U.'ya yönelik olarak dövme ya da dövmeye teşebbüs sayılacak bir fiilinin bulunmadığı, yine dosya münderecatından M.U.'nun davacıya yönelik olarak agresif bir tutum içine girdiği, davacının üzerine fiziksel olarak yürüyerek olayları kameraya aldığı, davacının eyleminin (itekleme) ise sadece kendisine yönelen fiili tehlikeyi bertaraf etmeye yönelik olduğu, bunun dışında davacının mevzuatta öngörülen amir veya üstlerini dövmeye teşebbüs etmek fiilini oluşturacak başkaca herhangi bir eyleminin bulunmadığı ve böylelikle davacıya isnat edilen fiilin sübuta ermediği anlaşıldığından davacıya "yirmidört ay uzun süreli durdurma cezası" verilmesine ilişkin 24.12.2018 tarihli işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 1. maddesinde; "(1) Bu Kanunun amacı; Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik ve cezaları, disiplin amirlerini ve kurullarını, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususları düzenlemektir." hükmü, 2. maddesinde; "(1) Bu Kanun; a) Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatında çalışan her sınıftan memurları,... kapsar..." hükmü, 7. maddesinde; "...d) Uzun süreli durdurma: Personelin bulunduğu kademede ilerlemesinin oniki, onaltı, yirmi veya yirmidört ay süre ile durdurulmasıdır..." hükmü, 8. maddesinde; "...(5) Uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:...ç) Yirmidört ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller;...9) Amir veya üstlerini dövmeye teşebbüs etmek...." hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı hakkında Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı kadrosunda geçici görevli polis memuru olarak görev yapmakta iken, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Bomba İmha İnceleme Şube Müdürlüğü kadrosunda görevli ….. …… tarafından tanzim edilen 14/06/2018 tarihli rapora istinaden başlatılan disiplin soruşturması sonucu düzenlenen 02.11.2018 tarih ve 2018/5906 sayılı soruşturma raporunda; alınan ifadeler ve tahkikat ekinde gönderilen olaya ilişkin kamera görüntülerini içeren CD'nin incelemesi neticesinde, davacının üstlerine karşı kastı aşan saygısız davranışlarda bulunduğu, fiili müdahalede bulunduğu, birinci fiili saldırısında yanlarında bulunan personel tarafından olay yerinden uzaklaştırılmaya çalışıldığı halde ikinci defa fiili saldırısına devam ettiğinin anlaşıldığı belirtilerek davacının fiilinin 7068 sayılı Kanunun 8/5-ç maddesinde yirmidört ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiillerden "amir veya üstlerini dövmeye teşebbüs etmek" fiili olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği, buna istinaden İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun dava konusu 22/11/2018 tarih ve 3621 karar sayılı işlemi ile davacının "amir veya üstlerini dövmeye teşebbüs etmek" fiilinin sübuta erdiği ve disiplin yönünden kusurlu olduğu tespit edildiğinden bahisle 7068 sayılı Kanunun 8/5-ç-9. maddesi gereğince "yirmidört ay uzun süreli durdurma cezası" ile tecziyesine karar verildiği, söz konusu kararın davacıya 24/12/2018 tarihinde tebliği üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, polis memuru olarak görev yapan davacının amiri konumundaki ...... ...... tarafından tanzim edilen 14/06/2018 tarihli raporda; kendisinin 14/06/2018 tarihinde Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğü ……. olarak İstanbul Anadolu Yakasında Başbakan ......'ın yapacağı miting ve programlarında görevlendirildiği, Sancaktepe İlçesindeki görev yerine geldiğinde burada asli olarak kendi birimlerinde görevli ancak geçici olarak Başbakanlık Koruma Daire Başkanlığında görevli bomba imha uzmanı davacı ...... ile konuşurken davacı ......'in Ekipler Amiri ile görüştüğünü ve kendilerinin fazladan gereksiz olarak göreve gönderildiklerini beyan ettiği, kendisinin de kafalarına göre gelmediklerini Koordinasyon Şube Müdürünce görevlendirildiklerini söylediğinde ......'in alaycı tavırlarla cevap verdiği, sonrasında Sancaktepe İlçesindeki görev alanında aramalarını tamamladıktan sonra hazırladıkları arama tutanağına ......'in imza atmadığı, ...... yanlarına geldiğinde tutanağı imzalamama sebebi sorulduğunda ......'in kendisine hitaben "kimsin lan sen, hadsiz, sen kimsin beni yok sayıyorsun" dediği, kendisinin şahsı uyarmasına rağmen şahsın aynı söylemlere devam ettiği ve akabinde boğazına sarılarak fiili saldırıda bulunduğu, orada bulunan diğer kişilerin araya girerek polis memuru ......'i uzaklaştırmaya çalıştıkları, ......'in onların arasından kurtularak fiili saldırısına devam ettiği, küfür ettiği hususlarının belirtildiği, soruşturma kapsamında ifadesinde başvurulan ...... E.E.'nin ifadesinde, Kadir Topbaş Kültür Merkezinde görevli olduğu, Kültür Merkezi önünde 7-8 kişilik bir kalabalık grubu fark ettiğini, ismini ...... olarak öğrendiği polis memurunun ...... ......'a doğru el kol hareketleri yaparak üstüne yürümeye çalıştığını ve orada bulunan diğer personelin ayırmaya ve birbirlerinden uzaklaştırmaya çalıştığını gördüğünü beyan ettiği, yine soruşturma kapsamında ifadesinde başvurulan ve olay esnasında şahısların yanında olduğunu beyan eden polis memuru H.A.'nın alınan ifadesinde, …… …… ile polis memuru ......'in konuşması sırasında ......'ın ......'in üzerine eğildiğini, ......'in de sağ eli ile ……'ı göğsünden iteklediğini, polis memuru K.K.'nin alınan ifadesinde ise, ….. ……'ın ......'e biraz yaklaştığı için polis memuru ......'in ...... ......'ı göğsünden iteklediğini beyan ettikleri, ayrıca olaya ilişkin kamera görüntülerini içeren bir adet CD'nin Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü personeli tarafından incelenmesi sonucu düzenlenen görüntü inceleme ve tespit tutanağında, …. ……….'ın yanına gelen iki kişi ile konuştuğu sırada polis memuru ......'in de yanlarına geldiği ve karşılıklı konuşmaların olduğu, daha sonra ......'in ……'ı eli ile yakasına yapışarak ittiği, karşılıklı itişmelerin yaşandığı, araya giren diğer personel tarafından ayrıldıkları, fakat ......'in araya giren şahsı iterek elinden kurtulduğu ve tekrar …..'ın üzerine yürüdüğü hususlarına yer verildiği görülmüştür.
Her ne kadar davacı tarafından, soruşturma kapsamında alınan ifadesinde, …… ......'a fiili saldırıda bulunmadığı, ......'ın kendisine yaklaşarak kolundan tuttuğu ve sıktığı, bunun üzerine istem dışı şahsı göğüs hizasından ittiği ifade edilmiş is de, gerek soruşturma kapsamında alınan tanık ifadelerinde gerekse olaya ilişkin görüntü inceleme ve tespit tutanağında, …….. ......'ın davacı ......'e yönelik davacının ifadesinde geçtiği şekildeki gibi bir fiili müdahalesinin olduğu yönünde beyan veya tespitin olmadığı, bu nedenle idare mahkemesince, "davacının eyleminin (itekleme) ise sadece kendisine yönelen fiili tehlikeyi bertaraf etmeye yönelik olduğu" yönündeki gerekçesinin yerinde olmadığı, öte yandan soruşturma kapsamında ifadesinde başvurulan ...... E.E.'nin, polis memuru davacı ......'in …… ......'a doğru el kol hareketleri yaparak üstüne yürümeye çalıştığını ve orada bulunan diğer personelin ayırmaya çalıştığını gördüğü yönündeki ifadesi ve bu ifadeyi destekler nitelikteki görüntü inceleme ve tespit tutanağında yer verilen, ......'in ......'ı eli ile yakasına yapışarak ittiği, karşılıklı itişmelerin yaşandığı, araya giren diğer personel tarafından ayrıldıkları, fakat ......'in araya giren şahsı iterek elinden kurtulduğu ve tekrar ......'ın üzerine yürüdüğü yönündeki tespitler karşısında idare mahkemesince, "bunun dışında davacının mevzuatta öngörülen amir veya üstlerini dövmeye teşebbüs etmek fiilini oluşturacak başkaca herhangi bir eyleminin bulunmadığı" yönündeki gerekçesinde de hukuki isabet görülmemiştir.
Bu durumda, davacı hakkında Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı kadrosunda geçici görevli polis memuru olarak görev yapmakta iken başlatılan disiplin soruşturması sonucu düzenlenen soruşturma raporu ekinde yer alan ifadeler ile olaya ilişkin kamera görüntülerinin incelenmesi sonucu düzenlenen görüntü inceleme ve tespit tutanağında yer verilen kayıtlardan, davacının ...... ......'a fiili müdahalede bulunduğu ve birinci fiili saldırısında yanlarında bulunan personel tarafından olay yerinden uzaklaştırılmaya çalışıldığı halde ikinci defa fiili saldırısına devam ettiği, bu şekilde dosyadaki mevcut delil durumuna göre 7068 sayılı Kanunun 8/5-ç-9 maddesinde yer alan "amir veya üstlerini dövmeye teşebbüs etmek" fiilinin maddi olayda sübuta erdiği anlaşılmakla davacının anılan Kanun maddesi uyarınca "yirmidört ay uzun süreli durdurma cezası" ile tecziyesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf talebinin kabulüne, İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 14/11/2019 tarih ve E:2019/119, K:2019/2291 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 271,25-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasında davalı idarece yapılan 49,00-TL posta gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.590,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle istinaf aşamasında alınmayan 148,60-TL istinaf başvurma harcının davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili vergi dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, posta gideri avansından varsa artan kısmın mahkemesince taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46.maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 23/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)