(2577 S. K. m. 45) (6183 S. K. m. 54) (213 S. K. m. 10)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacı tarafından, asıl amme borçlusu .... Gıda ve İçecek Maddeleri İnş. Dek. Tur. Med. Hay. Tic. Ltd. Şti'ne ait amme alacaklarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla adına düzenlenen 04.09.2019 tarih ve 2019/1 ana takip no'lu ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu ödeme emri içeriği borçların asıl borçlu şirketin ithal ettiği içkilerde kullanmak üzere aldığı yabancı içki bandrollerini özel tüketim vergisi ödemeden işletmeden çekmesi nedeniyle tarh edilen 2015/6 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi, gecikme faizi ve yargı harcına ilişkin olduğu, davacının asıl borçlu şirketteki müdürlük sıfatının ise 08.07.2015 tarihi itibariyle sona erdiği görüldüğünden dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarından davacının müteselsil sorumlu sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu, usulüne uygun olarak asıl borçlu şirkete tebliğ edilen ve dava açılmayarak kesinleşen amme alacağının yapılan araştırmalar neticesinde asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından, şirket hakkında tüm takip yollarının tüketildiği ve amme alacağının şirketten tahsil imkanının bulunmadığı, müteselsil sorumlu sıfatıyla davacı hakkında takibe geçilmesinde ve ödeme emri düzenlenmesinde yasal isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Muğla Vergi Mahkemesi'nce verilen 10.02.2020 tarih ve E:2019/658, K:2020/108 sayılı kararın; şirket tarafından açılan davaların Danıştay aşamasında olduğu, şirketin devrinden sonra şirketin müdürü olarak adına yapılan takibatın hukuka aykırı olduğu, şirketin hisselerini devrettikten sonra şirketle ilgisinin kalmadığı, şirketin faaliyetine devam ettiği ve ithalat yaptığı, söz konusu bandrollerin ise şirketin yeni sahibinin uhdesinde olduğu, şirketin ve bandrollerin noterde düzenlenen sözleşme ile devredildiği, şirketin ve bandrollerin 2015 yılında devredildiği, bandrollerin olmadığının ise 2017 tarihinde ortaya çıktığı, şirkette müdür olduğu dönemde bandrollerin kullanıldığına ilişkin somut tespit bulunmadığı, şirket devredilirken şirketin üzerindeki tüm varlıkların Noter satış senedi ile yeni ortağa devredildiği ve 17.06.2015 tarihinde şirket müdürlüğünün sona erdiği, tescil ve ilamın şirketin yeni kanuni temsilcisine geçtiği, devir tarihinden sonra şirketin ithalat yapmaya devam ettiği, şirketin dışarıdan atanan müdürü olarak TTK'nun basiretli tüccar tanımına uygun olarak görevini tamamladığı, devirden sonra da şirketle bir bağının kalmadığı ve sorumluluğu bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü.
İstinaf başvurusu, davacı tarafından, asıl amme borçlusu .... Gıda ve İçecek Maddeleri İnş. Dek. Tur. Med. Hay. Tic. Ltd. Şti'ne ait amme alacaklarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla adına düzenlenen 04.09.2019 tarih ve 2019/1 ana takip no'lu ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine ilişkin olarak Muğla Vergi Mahkemesi'nce verilen 10.02.2020 tarih ve E:2019/658, K:2020/108 sayılı kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 2'nci fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 3'üncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4'üncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 5'inci fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği, bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararlarının kesin olduğu, 6'ncı fıkrasında da, bölge idare mahkemelerinin 46'ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta mahkemece yürütülen muhakeme ve bu muhakeme sonucu varılan sonuçta hukuka uyarlık görülmediğinden istinaf isteminin kabulü ile uyuşmazlık hakkında aşağıda açıklanan şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un54'üncü maddesinde ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, 55'inci maddesinde amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı, 58'inci maddesinde kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni temsilcilerin ödevi" başlıklı 10'uncu maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler veya varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının mal varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin mal varlıklarından alınacağı hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin incelenmesinden tüzel kişilerin vergilendirme ile ilgili ödevlerinin tüzel kişilik adına yetkili olanlar tarafından yerine getirilmesinin zorunlu kılındığı, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde tüzel kişiliğin mal varlığından tahsil imkanı kalmayan kamu alacaklarının bahsedilen sorumluluk kapsamında kanuni temsilciden aranacağı, bununla birlikte kanuni temsilcinin sorumluluğu kusura dayalı bir sorumluluk olduğundan vergi borcunun kanuni temsilcinin yasa ile kendisine yüklenen ödevleri yerine getirmemesinden doğmuş bulunması gerektiği, bu şartın gerçekleşmesi halinde de kanuni temsilci sıfatıyla ilgili kişilerin takip edilebilmesi için, vergi borcunun usulüne uygun bir biçimde tarh, tahakkuk, tebliğ safhalarından geçerek kesinleştirilmesi, asıl vergi borçlusu hakkında tüm takip yollarının tüketilmesi ve amme alacağının vergi borçlusundan kısmen veya tamamen tahsil imkanının bulunmadığının somut biçimde ortaya konulması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının asıl borçlu .... Gıda ve İçecek Maddeleri İnş. Dek.Tur. Med.Hay.Tic.Ltd. Şti.'nde 11.01.2011-08.07.2015 tarihleri arasında dışarıdan müdür olarak kanuni temsilcilik görevini yürüttüğü, dava konusu ödeme emri içeriği borçların 2015/Haziran dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi, gecikme faizi ve yargı harcına ilişkin olduğu, anılan borçların Muğla Vergi Mahkemesinin 13.11.2018 tarih ve E:2017/888, K:2018/1085 sayılı kararına istinaden asıl borçlu şirket adına düzenlenen 21.12.2018 tarih ve 2018/1 sayılı 2 nolu vergi/ceza ihbarnamesinin 26.12.2018 tarihinde asıl borçlu şirkete tebliği üzerine tahakkuk ettirildiği, anılan amme alacakları için öncelikle asıl borçlu şirket hakkında 17.04.2019 tarih ve 2019/530 ana takip nolu ödeme emrinin düzenlenerek 11.05.2011 tarihinde şirkete E-Tebliğ yoluyla tebliğ edildiği, dayanak ödeme emrinin dava konusu edilmeyerek kesinleşmesi üzerine asıl borçlu şirket hakkında mal varlığı araştırması yapıldığı, yapılan mal varlığı araştırması neticesinde amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil imkanının bulunmadığının anlaşılması nedeniyle davacı adına müteselsil sorumlu sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlenerek tebliğ edilmesi üzerine iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan davada, dava konusu ödeme emri içeriği borçların asıl borçlu şirketin, ithal ettiği içkilerde kullanmak üzere aldığı yabancı içki bandrollerini özel tüketim vergisi ödemeden işletmeden çekmesi nedeniyle tarh edilen 2015/Haziran dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi, gecikme faizi ve yargı harcına ilişkin olduğu, davacının müdürü bulunduğu asıl borçlu .... Gıda ve İçecek Mad. İnş. Dek. Tur. Med. Hay. Tic. Ltd. Şti. Fethiye 6. Noterliği'nin 17.06.2015 tarih ve 8470 sayı ile tasdikli hisse devri sözlemesi ile devrettiği ve bu devir işleminin pay defterine işlenerek aynı tarihli ortaklar kurulu kararıyla onaylandığı, davacının müdürlük sıfatının 17.06.2015 tarihinde sona erdiği, şirket devrinden sonra ticaret sicilinde tescil ve ilanın şirketi devralanların sorumluluğunda bulunduğu, yukarıda yer verilen mevzuata göre kanuni temsilcinin sorumluluğu kusura dayalı bir sorumluluk olduğundan, asıl borçlu şirkete dışarıdan müdür olarak atanan davacının şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme ve vergi tekniği raporlarında kusurlu olduğuna ilişkin somut bir tespit bulunmadığı, ayrıca şirketin ve bandrollerin 17.06.2015 tarihinde noter senedi ile devredildiği, bunun aksinin yani bandrollerin devredilmediği ve davacı tarafından işletmeden çekilerek kaçak içkilerde kullanıldığının karşı tarafça (davalı idarece) ispatlanması gerektiğinden bu yönde herhangi bir somut tespit yapılmaksızın (ki bu ancak kaçak içki bulunduranlar nezdinde yapılacak soruşturma, adli yargı mercilerinde yapılacak yargılama sonunda bandrollerin kimden alındığının tespiti ile mümkündür) amme alacağının şirketten tahsil imkanı bulunmadığından bahisle davacı adına düzenlenen ödeme emrinde yasal isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE, Muğla Vergi Mahkemesi'nce verilen 10.02.2020 tarih ve E:2019/658, K:2020/108 sayılı kararının KALDIRILMASINA, DAVANIN KABULÜNE, dava konusu ödeme emrinin iptaline, aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından dava ve istinaf aşamasında yapılan toplam 550,50-₺ yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333'üncü maddesi uyarınca yatırana iadesine, taraflarca temyiz isteminde bulunulması halinde aşağıda dökümü yapılan muhtemel yargılama giderlerinin taraflara bildirilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46'ncı maddesi uyarınca kararımızın tebliğini izleyen otuz (30)gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 30.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)