(2577 S. K. m. 45) (4045 S. K. m. 1) (3269 S K. m. 19) (Uzman Erbaş Yönetmeliği m. 6) (Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği m. 1, 11)
İSTEMİN ÖZETİ: Kastamonu İdare Mahkemesi'nce verilen 21/02/2020 gün ve E:2019/1139, K:2020/260 sayılı kararın, istinaf incelemesine tabi tutularak, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Dava Jandarma Genel Komutanlığı, Kastamonu 5. Jandarma Eğitim Alay Komutanlığı'nda Uzman Erbaş Adayı olarak görev yapan davacı tarafından, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilerek, ilişiğinin kesilmesine ilişkin 31.07.2019 tarihli işlemin iptali ile yoksun kaldığı maddi hakların yasal faiziyle iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Kastamonu İdare Mahkemesi'nce verilen 21/02/2020 gün ve E:2019/1139, K:2020/260 sayılı kararla, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, ''davacının kendisinin Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 'basit yaralama' suçundan 19.11.2018 kesinleşme tarihli ve 2018/582 karar sayısıyla sanık sıfatıyla yargılandığı, 112 gün karşılığında 2.240-TL adli para cezası ile cezalandırılması, 5 yıl hükmün açıklanmasının geriye bırakılması nedeniyle denetimli serbestlik kararı verildiği, babasının 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir iken KHK ile kapatılan Bank.......'da 2013 yılında 0-TL, 2014 yılında 15.044,03-TL arttıran hesabının bulunduğu, Denizli İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nün 2016/31406 Hazırlık Soruşturma Sayılı dosyasına istinaden hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçu ile ilgili adli işlem yapıldığı"ndan bahisle olumsuz kabul edilerek sözleşmesinin feshedildiği, söz konusu fesih işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, Uzman Erbaşlığa kabul edilmenin koşullarından birisinin de, Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin "Personelde aranacak nitelikler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde aranan güvenlik soruşturmasının uygun olması gerektiği koşulu olduğu, davacının kendisi ve babasıyla ilgili elde edilen bilgilerin mahiyeti dikkate alındığında, davacı tarafından icra edilecek olan görevin Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde milli güvenliğin tesisi amacına yönelik askerlikle ilgili bir görev olduğu, yapılacak görevin hassasiyeti, vasfı ve niteliği de göz önünde bulundurulduğunda, anılan Yönetmeliğin 6/1-g maddesinde aranan "güvenlik soruşturması uygun olmak" koşulunu taşımayan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle uzman erbaşlık sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesinde; "Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır. Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir." hükmüne yer verilmektedir.
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin amacını düzenleyen 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı; yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde Devletin güvenliğinin, iç ve dış menfaatlerinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birim ve kısımlarını belirlemek, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını düzenlemektir." hükmü düzenlenmekte ve güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasında gözetilecek genel ilkeler ve uyulacak genel esaslar hakkında kurallara yer verilmekte, işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle ''Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında Araştırılacak Hususlar'' başlıklı 11. maddesinde,
''Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam dikkate alınarak,
a) Kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğruluk derecesi, uyrukluğu, geçmişte yabancı bir devletin uyrukluğuna girip girmediği,
b) Kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığı, kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat birimlerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adli sicil kaydının ve hakkında arama kaydı veya herhangi bir tahdidin olup olmadığı,
c) Yıkıcı faaliyetlerde bulunup bulunmadığı ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında kanuna ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranıp davranmadığı,
d) Şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı,
e) Yabancılarla, özellikle hasım ve hasım olması muhtemel Devlet mensupları ve temsilcileriyle ilgili derecesinin iç yüzü ve nedeni,
f) Sır saklama yeteneğinin olup olmadığı, araştırılı.'' hükmüne yer verilmiştir.
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 19. maddesinde yer alan; "Personelde aranacak nitelikler, müracaat şekli ve zamanı, müracaatın kabul edilmesi, sözleşmenin yapılması ve feshedilmesi sebepleri, verilecek sicilin şekil ve usulleri görevde başarısız olma ve kendilerinden istifade edilememe halleri ve bunlara yapılacak işlem şekli, sözleşmenin uzatılmasında uygulanacak esaslar, uzman onbaşıların uzman çavuş olabilmeleri için gerekli şartlar, astsubay sınıfına geçirilecekler için uygulanacak esaslar, astlık üstlük münasebetleri ile bu hususlardaki işlem şekli ve ilgili diğer hususlar kanunun yürürlüğe girmesini takip eden 6 ay içerisinde Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken çıkarılacak bir yönetmelikte gösterilir." hükmüne istinaden 20/09/2005 tarih ve 20942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin "Personelde aranacak nitelikler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde; "İcra edilen temel askerlik eğitimini başarıyla tamamlayanlardan güvenlik soruşturması uygun olmak veya ilk atamaları doğrudan doğruya kıt’a veya birliklere yapılan uzman erbaşlar için güvenlik soruşturması uygun olmak." hükmü,
Aynı maddenin (ı) bendinde; Ayrıca;
"1) Verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse veya affa uğrasa dahi; Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı yahut 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde yazılı suçlardan mahkûm olmamak, 2) Taksirli suçlar hariç olmak üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olmamak, 3) Taksirli suçlar nedeniyle altı ay veya daha fazla süre ile hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olmamak." hükmü, mülga (i) bendinden sonra gelen bentte de, "Uzman erbaş olmak için gerek muvazzaflık görevini yaptığı sırada, gerekse terhislerini müteakip başvuruda bulunan ve alınmaları uygun görülen personelin, güvenlik soruşturmaları; kuvvet komutanlıkları veya Jandarma Genel Komutanlığı yahut Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yaptırılır. Temel askerlik eğitimi sırasında güvenlik soruşturması sonuçlanmayanların eğitimleri devam ettirilir. Bunlardan güvenlik soruşturmaları olumlu sonuçlananlar göreve başlatılır, olumsuz sonuçlananların ise Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile ilişiği kesilir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşüren veya askerliğin şeref ve haysiyeti ile bağdaşmayacak eylemlerde bulunanlar ile tutum ve davranışları ile yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüşü benimseyenler, uzman erbaş olarak istihdam edilmezler." hükmü düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Kastamonu 5. Jandarma Eğitim Alay Komutanlığı'nda Uzman Erbaş Adayı olarak görev yapan davacı hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, ''davacının kendisinin Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 'basit yaralama' suçundan 19.11.2018 kesinleşme tarihli ve 2018/582 karar sayısıyla sanık sıfatıyla yargılandığı, 112 gün karşılığında 2.240-TL adli para cezası ile cezalandırılması, 5 yıl hükmün açıklanmasının geriye bırakılması nedeniyle denetimli serbestlik kararı verildiği, babasının 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir iken KHK ile kapatılan Bank.......'da 2013 yılında 0-TL, 2014 yılında 15.044,03-TL arttıran hesabının bulunduğu, Denizli İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nün 2016/31406 Hazırlık Soruşturma Sayılı dosyasına istinaden hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçu ile ilgili adli işlem yapıldığı"ndan bahisle Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Değerlendirme Kurulunca ''olumsuz'' kabul edilerek sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına yol açan hususlardan babasına ilişkin olarak yapılan incelemede, 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının babasının ''Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma'' suçundan yargılandığı davada, Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15.01.2019 tarihli ve E:2017/18, K:2019/4 sayılı kararıyla Beraat ettiği, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla da babasının başvurusunun kabul edildiği, davacının ''Basit Yaralama Suçu''ndan yargılanarak 112 gün karşılığında 2.240-TL adli para cezası ile cezalandırılması, 5 yıl hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına ilişkin Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:2018/430, K:2018/582 sayılı kararının ise tek başına davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olmasına yol açmayacağı sonucuna ulaşıldığından, kendisi ve ailesi hakkında güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına yol açacak başkaca bir tespit bulunmayan davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının belirtilen sebeplerle olumsuz kabul edilerek, sözleşmesinin feshine ilişkin işlemde ve bu işleme karşı açılan davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, Kastamonu İdare Mahkemesi'nce verilen 21/02/2020 gün ve E:2019/1139, K:2020/260 sayılı kararın KALDIRILMASINA; dava konusu işlemin İPTALİNE, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının, hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ÖDENMESİNE, toplam 615,75-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca takdir edilen 1700,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE, artan posta ücretinin karar kesinleştikten sonra davacıya İADESİNE, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 30/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)