İSTEMİN ÖZETİ: Muğla İli, Seydikemer İlçesi, .... Mahallesinde, 466 ada, 17 parsel sayılı, ....'in hissedar olduğu taşınmazın güney cephesinden geçen kadastrâl yolda, davacı tarafından yaptırılan çalışma esnasında, söz konusu taşınmazın parsel sınırını bozmak suretiyle tecavüzde bulunulduğu gerekçesiyle 3091 sayılı Kanun uyarınca verilen söz konusu tecavüzün menine ilişkin Seydimer Kaymakamlığının 29/08/2019 tarih ve 15 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; davacı tarafından tecavüzde bulunulduğuna karar verilen parsel sınırıyla ilgili gerek idarece sunulan teknik raporda, gerekse davacı tarafından sunulan bilirkişi raporunda sınırlandırma ve ölçü krokisinde sulama arkının ok ile gösterildiğinin ifade edildiği gibi dava konusu alanda (her ne kadar parsel sınırının dışında olduğu ileri sürülmüş ise de) sulama arkı bulunduğunun şikayetçi kişinin de kabulünde olduğu, davacının tecavüzde bulunduğuna karar verilen tel örgünün çekildiği parsel sınırının sulama arkı olup olmadığıyla ilgili soruşturma kapsamında ise herhangi bir tespit yapılmadığı, 3091 sayılı Kanun'un zilyetliği esas alan ve koruyan bir Kanun olması ve bu kapsamda yapılacak soruşturmada, taşınmazın niteliğinin, sınırlarının ve buna bağlı olarak zilyedin ve mütecavizin kim olduğunun tespit edilmesinin gerekmesi karşısında, taşınmazın niteliğine (parsel sınırı ya da sulama arkı olup olmadığına) ilişkin yeterli araştırma yapılmadan (bu yüzden zilyedin ve mütecavizin kim olduğu da net olarak tespit edilmeden) yapılan eksik inceleme ve soruşturmaya istinaden tesis edilen dava konusu işlemde ''şekil'' unsuru yönünden hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda Muğla 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 04/06/2020 tarih, E:2019/1253, K:2020/654sayılı kararın; ne müştekinin ne davacının ne de tanıkların ark ile ilgili bir beyanlarının olmadığı, kadastral ark ile ilgili bir tespitin de bulunmadığı, eksik inceleme ve soruşturmanın söz konusu olmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştayda temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kaldırma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Muğla 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 04/06/2020 tarih, E:2019/1253, K:2020/654 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine, aşağıda ayrıntısı gösterilen yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesince yatırana iadesine, 19/11/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)