İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Çankırı İli, Merkez İlçesi .... Mahallesi, 33 pafta, 532 Ada, 333 parselde bulunan .... numaralı bağımsız bölümlerin satışı esnasında ödenen 58.000,00 TL tapu harcının iadesi talebiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile tecil faizine hükmedilmesi istemiyle açılan davada; dosyadan, davacı tarafından riskli yapı şerhi taşıyan taşınmazını 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca yeniden inşa edilmek üzere .... tarafından devir alındığı, davacı tarafından 6306 sayılı Yasanın 7. maddesi ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 16. maddesi uyarınca yapılan ilk satışların harçtan muaf olmasına rağmen tapu harçlarının ödendiği iddiasıyla ödenen tapu harçlarının iadesi istemiyle vergi dairesi müdürlüğüne başvuru yapıldığı, yapılan başvurunun dava konusu işlemle reddedildiğinin anlaşıldığı, 6306 sayılı Kanunun 7. maddesinde bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olduğunun hükme bağlandığı, ayrıca Kanunun uygulanmasına yönelik olarak çıkarılan Yönetmeliğin 16. maddesinin, (ç)/1. bendine göre 6306 sayılı Kanun kapsamında dönüşüme uğrayan binaların ilk satışının harçtan muaf olduğu hususunun açıkça belirtildiği, bahis konusu istisna hükmünün gayrimenkulün bulunduğu alanın riskli alan olarak ilanından modern yapıların tamamlanıp hak sahiplerine teslimi ve müteahitler açısından ise modern yapıların ilk satışı işleminin yapılması dönemini kapsaması sebebiyle, uyuşmazlık konusu satışın yeniden inşa edilen yapıda gerçekleştirilen ilk satış işlemi olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle, davacıdan tapu harcı tahsil edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, 6306 sayılı Kanunun genel gerekçesinde, riskli yapı stokunun bertaraf edilmesi, daha sağlıklı ve güvenli yaşama alanları oluşturulması, riskli alanlarda düzenli ve bu alanlara uygun güvenilirlikte yapı inşa edilmesinin amaçlandığı belirtilmesi dolayısıyla "riskli yapı" olarak tespit edilen bir binanın yıkılarak yerine standartlara uygun yeni bina yapılması halinde, söz konusu riskli bina yenilenmiş ve kanunda belirtilen amaç gerçekleşmiş olup, riskli yapı konumunda iken, kanun kapsamındaki uygulamalar neticesinde yeni yapı haline getirilen yapının satışı, devri ve tescili işlemlerinin harca tabi tutulması kanun koyucunun öngördüğü amaca aykırılık teşkil edeceğinin de açık olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile tahsil edilen tutarın tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine dair Zonguldak Vergi Mahkemesinin 12/06/2020 gün ve E:2019/1069, K:2020/401 sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANINÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara 4. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden; riskli yapı şerhi konulmuş olan taşınmaz üzerine .... tarafından inşaa edilerek tamamlanan Çankırı İli, Merkez İlçesi .... Mahallesi, 33 pafta, 532 Ada, 333 parselde bulunan .... nolu bağımsız bölümlerin satışı esnasında ödenen tapu harçlarınıniadesi talebiyle yapılan başvurunun reddedilmesi üzere bu işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, 6306 sayılı Kanun kapsamında yeniden inşa edilen gayrimenkulün hak sahibi ile mütaahhit dışında kalan, üçüncü bir kişiye satılması işleminin 6306 sayılı Kanun ile getirilen muafiyettten yararlanıp yararlanamayacağı uyuşmazlığın konusudur.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un, (10.12.2018 tarihinden önceki haliyle) 'Dönüşüm gelirleri' başlıklı 7. maddesinin 9. fıkrasında; "Bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır." hükmüne yer verilmiş olup, 10.12.2018 tarihli 30621 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 29.11.2018 tarihli 7153 sayılı Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 24. maddesi ile yapılan değişikle, "Bu Kanun uyarınca yapılacak olan ve Bakanlık, TOKİ, .... Bankası Anonim Şirketi, İdare ve dönüşüme konu yapıların inşası işini yüklenen müteahhit ile malik ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinden birinin taraf olduğu;a) Bu Kanun kapsamındaki yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri ile bu Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların malik, işi yüklenen müteahhit ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerine ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri, b) Bu Kanun kapsamındaki bir yapıdan dolayı, bu Kanun kapsamındaki parsellerde veya alanlarda veya söz konusu parsel ve alanların dışındaki parsellerde yeni bir yapı yapılması ya da mevcut bir yapının satın alınması veya ipotek tesis edilmesi işlemleri, c) Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların işi yüklenen müteahhit, Bakanlık, TOKİ, .... Bankası Anonim Şirketi, İdare ve bunların iştirakleri tarafından gerçekleştirilecek ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri, ile bu bentlerde belirtilen yapıların dönüşümüne ilişkin olarak Kanun uyarınca yapılacak diğer işlemler noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçlardan, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden, bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kâğıtlar, resmî dairelerin mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler sebebiyle düzenlenen kâğıtlar da dahil olmak üzere damga vergisinden, bu Kanun kapsamındaki yapıların maliklerine ve malik olmasalar bile bu yapılarda kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak en az bir yıldır ikamet ettiği veya bunlarda işyeri bulunduğu tespit edilenlere bu amaçlarla kullandırılan krediler dolayısıyla lehe alınacak paralar, banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisnadır. Bu Kanun kapsamındaki iş, işlem ve uygulamalar, Bakanlık, TOKİ, .... Bankası Anonim Şirketi ve İdarenin, sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketleri tarafından yürütülüyor ise, bu şirketlerce yapılan iş, işlem ve uygulamalarda da bu fıkrada belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır." hükümleri getirilmiştir.
Bu düzenlemelere bakıldığında, maddenin ilk halinde, sadece riskli yapı yerine yapılan taşınmaz/ların yapımının tamamlanmasına kadarki işlemlerin muafiyetten faydalanabilecekleri yönünde açık bir ifade bulunulmadığından bu Kanun kapsamındaki taşınmazların üretimi aşamasında yapıyla hukuki bağı olanların bağı olmayan üçüncü kişilere bu yapıyla ilgi devir işlemlerinin de muafiyet kapsamında kaldığının Kanunun getiriliş amacıyla çelişmediği iddia edilebilecek ve bu yorum kabul görebilecek iken, 10/12/2018 tarihli değişiklikle yoruma yer bırakmayacak şekilde, kimler tarafından gerçekleştirilecek harici devirlerin muafiyet kapsamında olduğu sayılarak belirlenmiştir. Dolayısıyla, anılan değişiklikten önceki muafiyetin sınırı, harice gerçekleştirilen devir işlemleri bakımından yoruma muhtaçtır.
Bu bakımdan; 6306 sayılı Kanunun uyarınca tamamlanmış binada bulunan uyuşmazlığa konu taşınmazın müteahhidince yapılan ilk satış işleminin alıcısı durumunda olan davacı tarafından 10/12/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen taşınmaz devirleriyle ilgi tapu harcı işlemlerine karşı süresinde açılacak idari davada incelenebilecek iddiaların, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 122. ve 124. maddelerinde vergi hataları için öngörülen idari başvuru yolu izlenerek tesis ettirilen işleme karşı açılan idari davada incelenmesine olanak bulunmadığından, bu husus gözardı edilerek, işin esası incelenmek suretiyle verilen mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Zonguldak Vergi Mahkemesince verilen 12/06/2020 gün ve E:2019/1069, K:2020/401 sayılı kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin, 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine, Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi uyarınca davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle istinaf başvurusu sırasında alınmayan 157,50.-TL başvuru harcı ile 54,40.-TL maktu karar harcının davacıdan alınmasına, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı idare tarafından yapılan 67,50.-TL yargılama gideri ile yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.270,00.-TLvekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından artan miktarların istinaf edene iadesine, kesin olarak 08/12/2020 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU: Vergi mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve bu nedenle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)