İSTEMİN ÖZETİ: Jandarma Uzman Onbaşı olan davacının Afyonkarahisar İli Sandıklı İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde görev yapmakta iken meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığının 13.005.2019 tarihli olur işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacı hakkında konuya ilişkin yapılan disiplin soruşturması neticesinde Afyonkarahisar İl Jandarma Disiplin Kurulu'nun 07.12.2018 tarih ve 2018/7 sayılı kararı ile dava konusu fiilin işleniş şekli, niteliği ile davacının daha önce disiplin cezasının da bulunduğu birlikte değerlendirilerek meslekten çıkarılma cezasına yönelik olarak Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edildiği, Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 11.03.2019 tarih ve 2018/123, 2019/52 sayılı kararıyla davacının meslekten çıkarılma cezası ile tecziyesinin uygun bulunduğu, dava konusu İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı'nın 13.05.2019 tarih ve 2059143 sayılı olur işlemi ile de meslekten çıkarma cezasının onaylandığı; 29.09.2019 tarihli Disiplin Soruşturma Heyetinin raporu ile davacının mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyecek şekilde hareket, tutum ve davranışlar içerisinde bulunduğu ve eylemlerini kendisini kısıtlamadan sürdürdüğü, alkol almak ve içkili eğlence mekanlarında zaman geçirmek her bireyin yapabileceği normal bir davranış olmasına rağmen davacının bu davranışları bağımlılık haline getirdiği ve yaşam tarzına dönüştürdüğünün mesai arkadaşları ile .... isimli kişinin beyanından anlaşıldığının, bu yüzden kendisine verilen yetki ve sorumlulukları kötüye kullanma olasılığının yüksek olduğunun, üstleri tarafından defalarca yapılan ikazlara rağmen icra ettiği görevin doğasında bulunan hususları ihlal ettiği, buna binaen bu davranışlarının devamı neticesinde sahip olduğu resmi sıfatın gerektirdiği itibar ve güveni kaybedeceğinin ve daha vahim sonuçlarının ortaya çıkacağının, yanı sıra mensup olunan kurumun itibarının zedeleneceğinin ve görevini devam etmesinin sakıncalı olduğunun değerlendirildiği; .... isimli kişi 09.07.2019 ve 17.07.2019 tarihli ifadelerinde, .... Gazinosu isimli yerde çalıştığını, davacının 2-3 günde bir izinli olduğu günlerde çalıştığı yere geldiğini ve beraber zaman geçirdiklerini, davacıyı alkole düşkünlüğü ile tanıdığını, telefonla da görüştüklerini, olay günü davacının telefonla kendisini aradığını, yemek ve alkol teklifinde bulunduğunu, ... isimli yerde oturduklarını, davacının yine aşırı derecede alkol aldığını, yürüyemeyecek derecede olduğu için arkadaşından gelip götürmesini istediğini, arkadaşları gelmeyince arabayı kullanmayı kabul ettiğini beyan ettiği; davacının daha önce ev arkadaşları olan kişilerin de içinde bulunduğu mesai arkadaşları olan tanıkların davacının içkiye düşkünlüğüne yönelik verdikleri ifadelerin de benzer olduğu, bu durumda, mesleğin saygınlığını zedeleyecek şekilde uygunsuz yerlere gittiği ve görevine, sosyal ve aile yaşantısına, mensubu olduğu kuruma zarar verecek derecede içkiye düşkün olduğu fiillerinin sübuta erdiği görüldüğünden davacının meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Afyonkarahisar İdare Mahkemesi'nce verilen davanın reddine ilişkin 05.02.2020 tarih E:2019/493, K:2020/79 sayılı kararın; davacı vekili tarafından; davacının mesai saatleri içerisinde hiçbir zaman alkollü olmadığı, alkole düşkünlük şeklinde bir bağımlılığı bulunmadığı, davacının yaşadığı olay ile kamu düzeninin bir ilgisi olmadığı buna dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemin kanuna ve hukuka aykırı olduğu, davacı hakkında verilen meslekten çıkarma kararının dayanaktan yoksun olduğu, ismi kararda geçmeyen bir jandarma personeli ve .... isimli sivil şahsın soyut ifadelerine dayanılarak karar verildiği, ....'nin beyanlarının tutarsızlıklarla ve çelişkilerle dolu olduğu ve itibar edilmemesi gerektiği, davacının savunmasının alınmadığı, lehe durumlar göz önüne alınarak bir derece hafif olan ceza uygulanabilir durumunun göz önüne alınmadığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddialarıyla istinafen incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının disiplinsizliğe konu davranışları alışkanlık haline getirdiği, yaşam tarzına dönüştürdüğü, dolayısıyla mesleğin saygınlığına zarar verdiği, kolluk kuvveti olarak görev yapması nedeniyle davranışlarının özel hayatın gizliliği kapsamından çıkarak, Jandarma teşkilatına duyulan güven ve saygıya zarar vereceğinin açık olduğu, davacıya meslekten çıkarma kararının dava açma hakkı bildirilerek tebliğ edildiği, davacının savunma yapma ve hak arama özgürlüğünün elinden alınmadığı, 2017 yılında göreve başlayan davacıya bir yıllık süreçte amirleri tarafından birden fazla kez disiplin cezaları verildiği için bir derece düşük disiplin cezası verme kanaatinin oluşmadığı, kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 'Disiplin Cezası Verilecek Fiiller' başlıklı 8. maddesinin meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller başlıklı 6/i fıkrasında, "Mesleğin saygınlığını zedeleyecek şekilde uygunsuz yerlere gitmek." fiili ile 6/çç fıkrasında, "Görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara ve benzeri kötü alışkanlıklara düşkün olmak." fiili meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Afyonkarahisar ili Sandıklı İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde Jandarma Uzman Onbaşı olarak görev yapan davacının, istirahatli olduğu 08.07.2018 Pazar günü Dinar ilçesindeki ... isimli mekana gittiği, burada .... Gazinosu isimli yerde çalışan ve daha önce tanıdığı .... isimli bayan arkadaşı ile alkol aldıktan sonra araba kullanamayacağından bahisle aracı ....'nın kullanmasına karar verdikleri ve mekandan ayrıldıkları, yolda çift taraflı yaralanmalı trafik kazası yaşadıkları ve olayın davalı idareye intikal ettiği, bunun üzerine başlatılan disiplin soruşturması neticesinde getirilen teklif doğrultusunda mesleğin saygınlığını zedeleyecek şekilde uygunsuz yerlere gittiğinden ve görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede içkiye düşkün olduğundan bahisle meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemin tesisi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacıya verilen meslekten çıkarma cezası, iki farklı disiplinsiz eylemin işlendiği gerekçesiyle verildiği, eylemlere ilişkin soruşturma raporunda, içkili mekanda zaman geçirmenin normal olarak karşılanabileceği ancak davacının bu davranışları bağımlılık haline getirdiği ve yaşam biçimi haline getirdiği, söz konusu hususların davacıyla aynı yerde görevli personel ile .... isimli sivil şahsın beyanlarından anlaşıldığı, defaten ikaz edilmesine karşın davranışlarına devam ettiği, şahsın sahip olduğu resmi sıfatın gerektirdiği itibar güveni kaybedeceği ve daha vahim sonuçların ortaya çıkabileceği gerekçeleri ile hem "Mesleğin saygınlığını zedeleyecek şekilde uygunsuz yerlere gitmek." fiili hem de "Görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara ve benzeri kötü alışkanlıklara düşkün olmak." fiilini işlediğinden bahisle tek bir meslekten çıkarma cezası teklif edildiği görülmüştür.
Buna göre, davacının eylemlerinin iki farklı fiil için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir:
Bu kapsamda, davacının mesai arkadaşlarının alınan ifadelerinde, davacının gazinoya gittiğini beyan etmelerine karşın, sürekli suretle alkol almadığını, göreve alkollü gelmediğini, görevini aksatmadığını ve mesaiye gecikmediğini beyan ettikleri görüldüğünden içkiye düşkün olduğundan söz etmeye olanak bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, davacının zaman zaman gittiği .... Gazinosunun belirli kurallar çerçevesinde umuma açık bir yer olduğu, davacının .... Gazinosuna gittiği sabit görülmekle birlikte, uygunsuz yer olarak tabir edilebilecek yer olduğuna ilişkin dosyada somut bilgi ve belge de bulunmadığından davacının eylemlerinin bu kapsamda görülmesine de olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacının gazinoda çalışan .... ile yaşadığı olaylar ve sonuçları itibariyle eylemleri sabit görülmekle birlikte, söz konusu eylemlerin "Mesleğin saygınlığını zedeleyecek şekilde uygunsuz yerlere gitmek." ve "Görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede ... içkiye ... düşkün olmak." olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık aksi yöndeki Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45 inci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun KABULÜNE, başvuruya konu Afyonkarahisar İdare Mahkemesi'nin 05/02/2020 tarih ve E:2019/493, K:2020/79 sayılı kararının KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, aşağıda dökümü gösterilen dava ve istinaf aşamalarına ilişkin toplam 818,80.-TL yargılama gideri ile yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00.-TL vekalet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine, istinaf aşamasında davacı tarafından yersiz yatırılan 54,40.-TL harcın istemi halinde, artan posta ücretinin ise Mahkemesi'nce davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde doğrudan Dairemiz'e veya Dairemiz'e iletilmek üzere anılan Kanun'un 4 üncü maddesinde sayılan yerlere verilecek dilekçe ile Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere,17/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)