İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, yapılan devre mülk satışlarına ilişkin bilgi ve belgelerin idareye sunulmaması suretiyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 75. maddesine aykırı davranıldığından bahisle aynı Kanunun 77/15. maddesi uyarınca 219.681,07-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü'nün 26/03/2018 tarih ve 07 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; davacı şirket hakkında BİMER üzerinden yapılan şikayet başvurusunda "Bolu İli, Göynük İlçesi, .... Köyü, .... Mevkii, 128 ada 101 parsel sayılı taşınmazdan devremülk alındığı, 14 günlük yasal süresi içinde cayma hakkının kullanılmasına rağmen bedelin iade edilmediği" iddialarının ileri sürüldüğü, söz konusu şikayetin 10/08/2016 tarihinde davalı Bakanlığın kayıtlarına girmesi akabinde denetim elemanlarının başlattıkları inceleme ve denetim kapsamında davacı şirketten 20/10/2016 tarihli yazı ile denetime esas bilgi ve belgelerin (devremülk satış sözleşmeleri, yapılan satışlar, kiralamalar v.b) istendiği, buna karşın davacı şirket tarafından sunulan 28/10/2016 tarihli cevabi yazıyla, yangın meydana geldiği ileri sürülerek bilgi ve belgelerin sunulabilmesi için 90 günlük ek süre talebinde bulunulduğu, 90 günlük ek süre zarfında istenilen bilgi ve belgelerin gönderilmediğinin tespiti üzerine 07/02/2017 tarihli yazıyla davacı şirkete 13/02/2017 tarihine kadar istenilen evrakları sunması için süre tanındığı, davacı şirketin 27/02/2017 tarihinde sunduğu cevabi yazıda; "projeye 09/06/2019 tarihinde başlanıldığı, bitiş tarihinin 2019 Mayıs olarak planlandığı, inşaatın başlangıç seviyesinde olduğu, tesisin satış ve pazarlama faaliyetinin henüz başlamadığı, dolayısıyla projeden paylı taşınmaz satın alan tüketicinin bulunmadığı, satış başlamadığı için henüz tüketicilerden ödeme alınmadığı" beyanlarında bulunduğu, şikayetçinin iddiasıyla (sözleşmeyle devremülk aldığı) davacı şirketin savunması (henüz satış, sözleşme yok) arasında meydana gelen çelişkinin giderilebilmesi amacıyla 01/03/2017 tarihli yazıyla davacı şirketten yapılan tüm sözleşmeleri sunmasının istenildiği, davacı şirketin 07/03/2017 tarihli cevabi yazısının; "...daha önce belirttiğimiz üzere henüz satış yok, dolayısıyla sözleşme ve eki belgeler de yok" şeklinde olduğu, bunun üzerine banka faaliyetlerinin incelenmesiyle, davacı şirketin mevduat hesaplarında; devremülk ödemesi, devremülk aidat, devremülk yıllık aidat, devremülk senet, devremülk taksit ödemesi, devremülk peşinatı adı altında ödemelere rastlanıldığı, davacının, 6502 sayılı Kanunun 75/2. maddesinde yer alan her türlü bilgi ve belgenin doğru olarak gösterilmesi veya istenilmesi halinde belgelerin aslının veya onaylı kopyalarının verilmesine ilişkin yükümlülüğü ihlal ettiğinden bahisle aynı Kanunun 77/15. maddesi uyarınca dava konusu para cezasının verildiği, yapılan uzlaşma görüşmesinden de bir sonuç alınamaması üzerine bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, bakılan uyuşmazlıkta, davacı şirketin, hakkında yürütülen inceleme ve denetim kapsamında istenen bilgi ve belgeleri yapılan ihtarlara rağmen süresi içerisinde gerçeğe uygun ve tam olarak ibraz etmemek suretiyle 6502 sayılı Kanunun 75/2. maddesine aykırı davrandığı sabit olduğundan, davacı şirketin aynı Kanunun 77/15. maddesi uyarınca para cezası ile tecziye edilmesi gerekmekte ise de; davacı şirkete verilecek para cezası miktarı tespit edilirken, davacı şirketin aykırılığın tespitinden bir önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirlerinin, 2016 yılı bilanço ve gelir gider tablolarındaki "brüt satış" tutarının, "alınan sipariş avansları" ve "uzun vadeli sipariş avansları" hesabının toplamı olarak tespit edildiği ve bu tutarın % 1'i oranında ceza hesaplanarak davacıya tatbik edildiğinin görüldüğü, uyuşmazlık konusu para cezasının hesabında gayrisafi gelir tutarının kapsamı içerisinde hangi kalemlerin yer aldığı hususunda mevzuatta açık bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle bilançoda yer alan "brüt satışlar" tutarının dışındaki diğer kalemlerin gayrisafi gelir içinde değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda, "alınan sipariş avansları" ve "uzun vadeli sipariş avansları" hesabının davacının 2016 yılı gayrisafi geliri içinde değerlendirilmesi suretiyle bulunan matrah üzerinden ceza tatbik edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/10/2019 gün ve E:2018/1775, K:2019/2308 sayılı kararın; gerek Maliye Bakanlığı, gerek Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan alınan görüşlerin değerlendirilmesiyle, ön ödemeli devremülk/tatil satışlarında gayrisafi gelir olarak 'brüt satışların' tek başına dikkate alınmasının hakkaniyetle bağdaşmayacağı, uygulanacak idari para cezalarının tespitinde 'brüt satışlar' kaleminin yanı sıra 'sipariş avansları' hesaplarının da dikkate alınması gerektiği sonucuna varıldığı, bu hesaplama yönteminin sadece davacı şirket için değil, ön ödemeli devremülk konut satışı yapan tüm şirketler için geçerli olduğu, buna göre, dava konusu idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İlgili mevzuatta açık bir düzenleme olmaması sebebiyle, gayrisafi gelir hesabında brüt satışlar tutarının esas alınması gerektiği, bunun dışında bilançoda yer alan diğer tutarların gayrisafi gelir içinde değerlendirilmemesi gerektiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarıda anılan Ankara 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/10/2019 gün ve E: 2018/1775, K: 2019/2308 sayılı karar, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, istinaf istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığından istinaf isteminin reddine, aşağıda dökümü yapılan 68,00-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde başvuruda bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın 46 (b) maddesi uyarınca, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 30/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)