İSTEMİN ÖZETİ: İzmir .... Kara Harp Okulu Maltepe Yerleşkesinde muvazzaf subay adayı olarak eğitimine devam eden davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle adaylıkla ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; İzmir .... Kara Harp Okulu Maltepe Yerleşkesinde muvazzaf subay adayı olarak eğitimine devam eden davacı hakkında yapılan arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması sonucunda Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:2012/42, K:2013/569 sayılı dosyasında "koruma ihtiyacı olan suça süreklenen çocuk" sıfatı ile hakkında yapılan ceza kovuşturması sonucu "basit yaralama" suçundan ve yine Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:2012/1151, K:2013/636 sayılı dosyasında "suça süreklenen çocuk" sıfatı ile hakkında yapılan ceza kovuşturması sonucunda "mala zarar verme" suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildiği, ayrıca kardeşi olan ..... isimli şahsın İzmir'de FETÖ/PDY paralelinde faaliyet gösterdiği gerekçesi ile kapatılan bir dernekte sorumlu düzeyde görev aldığı" yönünde bilgi bulunduğunun tespiti üzerine, davacının güvenlik soruşturması olumsuz kabul edilerek adaylığının sonlandırıldığı, işlemin sebebi olan her iki ceza yargılamasında da davacının suçun işlendiği tarihte 18 yaşını doldurmadığı ve suça sürüklenen çocuk sıfatıyla yargılandığı, 18 yaşından küçükken işlenilen bir suçtan dolayı ilgilinin sürekli bir kamu görevini üstlenmekten çocukların korunmasına dair uluslararası sözleşmeler ve mevzuat hükümleri uyarınca yoksun bırakılamayacağı, kardeşi hakkındaki bilginin tek başına kardeşinin ve dolayısıyla davacının terör örgütü ile irtibatını ve iltisakını ortaya koymayacağı, somut kanaate ve bilgiye dayalı güvenilir, teyit edilebilir nitelikte, ön yargıdan uzak hukuken denetlenebilen başkaca herhangi bir somut bilginin de idarece dile getirilmediği gerekçesiyle işlemin iptaline karar veren İzmir 5. İdare Mahkemesi'nin 03/07/2020 gün ve E: 2019/1652, K: 2020/685sayılı kararının; Türk Silahlı Kuvvetlerine ait maddi/manevi değeri olan ve hassasiyetle muhafaza edilmesi gereken her çeşit bilgi, belge, döküman veya tesisin insanın fiziki veya fikri kontrolünde olduğu, bu nedenle, TSK bünyesindeki personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin başlı başına önemli bir güvenlik hususu olduğu, TSK' nın temin edeceği kısıtlı kadrolar için başvuran binlerce aday içerisinden takdir hakkını en uygun adaydan yana kullandığı ve personeli bu hassasiyetle değerlendirdiği, idarenin güvenlik soruşturmasında/arşiv araştırmasında ilgili kurumlardan gelen bilgiler ışığında takdir hakkını en uygun adaydan yana kullanma hak ve yetkisine sahip olduğu, dava konusu işlemin kamu yararına ve tüm yönleriyle hukuka uygunluk gösterdiği ileri sürülerek, istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Bahsi geçen suçların işlendiği dönemde davacının on sekiz yaşını doldurmadığı ve yargılamasının çocuk sıfatıyla yapıldığı, cezaların şahsîliği ilkesi gereği bir başkasının işlediği fiilden kendisinin sorumlu tutulamayacağı, istinaf talebinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5.İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, İzmir .... Kara Harp Okulu Maltepe Yerleşkesinde muvazzaf subay adayı olarak eğitimine devam eden davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle adaylıkla ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinin 3/a fıkrasında, dava dilekçelerinin öncelikle görev ve yetki yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1/a fıkrasında, idari yargının görevli olduğu konularda görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği, 14. maddesinin 6. fıkrasında ise, davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
2577 sayılı Kanununun 32. maddesinin 2. fıkrasında da, bu Kanunun uygulanmasında yetkinin kamu düzeninden olduğu hükmü belirtildikten sonra, " İdari davalarda genel yetki" başlıklı 32. maddesinde de, "1. Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. 2. Bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir." hükmüne yer verilmiştir.
Yine 2577 sayılı Kanunun, "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin (5) numaralı fıkrasında, Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği, Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanunun 32. maddesinin 2. fıkrasında, bu Kanunun uygulanmasında yetkinin kamu düzeninden olduğu hükme bağlandığından, istinaf dilekçesinde ileri sürülmese dahi, davaya bakan mahkemenin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili olup olmadığının istinaf merciince re'sen dikkate alınacağı tabiidir.
Olayda, dava konusu edilen 20 Aralık 2019 günlü işlemin Millî Savunma Bakanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığı'nca tesis edildiği, dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünde, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın yer aldığı Ankara İlinin idarî yargı yetkisi yönünden bağlı bulunduğu Ankara İdare Mahkemesi yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim, Danıştay Sekizinci Dairesi'nin emsal bir uyuşmazlıkta İzmir 2. İdare Mahkemesi ile Ankara 16. İdare Mahkemesi arasında ortaya çıkan yetki uyuşmazlığı üzerine verilen 14/07/2020 günlü 2020/3900, 2020/3388 sayılı "Yetkili Yargı Yerinin Belirlenmesi Kararı" nda, Ankara İdare Mahkemesinin yetkili kılınmasına karar verilmiştir.
Sonuç olarak; davanın yetki yönünden reddedilerek, dosyanın yetkili Ankara İdare Mahkemesine gönderilmesi gerekmekte olup, İzmir 4. İdare Mahkemesi'nce davanın esasının incelenmesinde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 5. Fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, İzmir 5. İdare Mahkemesi'nin 03/07/2020 gün ve E: 2019/1652, K: 2020/685 sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine,01/12/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)