(5015 S. K. m. 4) (Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği m. 18)
İSTEMİN ÖZETİ: BAY/ 453-162/02762 sayılı bayilik lisansı ile Şanlıurfa ili, Suruç ilçesinde ilinde faaliyet gösteren davacı tarafından, 25.11.2016 tarihinde yapılan denetimde "lisansı ile tanınan haklar dışında faaliyet göstererek otomasyon sistemi sağlıklı çalışmamasına rağmen bayilik faaliyeti yapılması" fiili nedeniyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunun 4. maddesinin 1. ve 2. fıkraları, Petrol Piyasası Yönetmeliğinin 18. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 1240 sayılı Kurul Kararının 5. maddesinin 2. fıkrasının a, b, c bendinin ihlal edildiği gerekçesi ile 84.575-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 27.12.2018 tarih ve E.62579 sayılı yazı ile bildirilen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 20.12.2018 tarih ve 8283-60 sayılı kararının; 25.11.2016 tarihli denetimde tutulan tutanağın altında davacı şirket yetkilileri ile birlikte ..... ve otomasyon firması yetkililerinin de imzasının bulunduğu, bir diğer ifade ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu yetkilileri tarafından arıza, nedenleri ve arızanın ne şekilde giderileceğinin davacı şirkete olduğu gibi ..... ve otomasyon firmasına da tefhim edildiği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hayali dolum verisi veren tanklara ilişkin topraklama yapılması gerektiği, arıza kaydının topraklama yapılmasına rağmen giderilmemesi durumunda ise prob değişikliği yapılabileceğinin belirtildiği, davacı şirket uhdesindeki yükümlülük olan topraklama işlemi gerçekleştirilmiş diğer tank-1 ve tank-2’deki sorun giderildiği, 27.11.2016 tarihinde yetkili servis tarafından istasyona gelindiği, davacı şirkete, tank-3'de arıza kaydının devam ettiğine yönelik herhangi bir bildirim yapılmadığı, dava konusu idari para cezası maktu ceza niteliğinde olduğu için bu cezaların verilmesinde ekonomik büyüklük ve sınıf ayrımı yapılmaması ile failin eylemi gerçekleştirirken kasıt ya da ihmalinin olup olmadığı hususunun araştırılmamasının Anayasanın 2. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle açılan davada; 25/11/2016 tarihinde tutulan tutanakta, davacıya ait istasyonda üç adet yer altı tankının dolum hareketlerinin incelendiği, fatura ile alınan tarihler dışında çok sayıda ve olağan dışında dolum verisi olduğunun anlaşıldığı, ancak ..... görevlisi tarafından "arızadan kaynaklı hayali dolum" olabileceğinin belirtildiği, dağıtıcı firmanın üç ay önce durumu tespit ederek .....'e bildirdiği, 10/12/2016 tarihinde gerçekleştirilen denetimde ise topraklama nedeniyle 1 ve 2 numaralı tanklarda meydana gelen arızanın giderildiği ve hayali dolum algılanmadığı, ancak 3 numaralı tankta arızanın devam ettiği, bayinin denetim tarihi de dahil davalı kurum kayıtlarında yer alan otomasyon dökümü incelendiğinde, birbirini izleyen tarihlerde verilerin uyumsuz olduğu, 01/10/2016-30/10/2016 tarihlerini kapsayan dönem için yapılan incelemede ise "dönem başı stok+toplam dolum-toplam satış=dönem sonu stok" hesaplamasının sağlanmadığı gerekçesi ile davaya konu cezanın verildiği, ancak 01/10/2016-30/10/2016 tarihlerini kapsayan dönemin ilk denetimin yapıldığı 25/11/2016 tarihinden önceki döneme ilişkin olduğu 25/11/2016 tarihinde yapılan ilk denetimde arızanın topraklamadan kaynaklı olduğunun tespit edildiği, nihayetinde arızanın giderildiği, 10/12/2016 tarihinde yapılan denetimde 1 (motorin) ve 2 (benzin) numaralı tanklarda otomasyon sisteminde hayali dolum algısı olmadığı, sorunun giderilmiş olduğu, 3 (motorin) numaralı tankta özellikle 03/12/2016- 10/12/2016 arasında hayali dolum devam ettiği, bu tankta 26/11/2016- 03/12/2016 tarihleri arasında hayali dolum verisi olmadığı, ..... otomasyon servisi görevlileri ile yapılan telefon görüşmelerinde topraklama sonrasında hayali dolumun devam etmesinin prop arızasından kaynaklanmış olabileceğinin belirtildiği, dava dilekçesinde ise 10/01/2017 tarihinde 3 numaralı tanka ilişkin prop montajı yapıldığının beyan edildiği, bu durumda, 1 numaralı (motorin) tankta 05/11/2016-10/11/2016 tarihleri arasında 21 adet dolum verisi, 2 numaralı (benzin) tankta 05/11/2016-10/11/2016 tarihleri arasında 24 adet dolum verisi 3 numaralı (motorin) tankta 05/11/2016 (00:01)- 05/11/2016(23:59) tarihleri arasında 6 adet dolum verisi olduğu, 01/10/2016-30/10/2016 tarihlerini kapsayan dönem için yapılan incelemede ise "dönem başı stok+toplam dolum-toplam satış=dönem sonu stok" hesaplamasının sağlanmadığı tespit edilmiş ise de, bu sorunun 1 ve 2 numaralı tanklar açısından topraklama hatasından kaynaklandığı, 3 numaralı tankta ise topraklama sorunu giderildiği halde hayali dolumun devam ettiği, ..... görevlisi tarafından sorunun prop arızasından kaynaklı olabileceğinin belirtildiği, nihayet davacı tarafından bu arızasının 10/01/2017 tarihinde giderildiği beyan edildiği, 01/10/2016-30/10/2016 tarihlerini kapsayan dönem için yapılan incelemede ise tanklarda topraklama arızasının olduğunun açık olduğu, soruşturma raporunda belirtildiği üzere denetim tarihinden önceki bir tarihe yönelik bilgilerin dava konusu işlemin gerekçesi olduğu, istasyonda "hayali dolum" olmadığı, davacının arızalardan denetim tarihinde haberdar olduğu, bu durumda davacının dava konusu fiili kasten işlediği hususunun her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak, Ankara 17. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/12/2019 tarih ve E:2019/294, K:2019/2643 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACI …… AKARYAKIT TAR.GID.NAK.İNŞ. TEKS. SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ. SAVUNMASININ ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
MÜDAHİL DAVACI ..... AKARYAKITA …. SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Ankara 17. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/12/2019 tarih ve E:2019/294, K:2019/2643 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığından, davalı tarafın İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde ilgili tarafa iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere, 23/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)