(3194 S. K. Geç. m. 16) (Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ m. 6, 8)
İSTEMİN KONUSU: Sakarya 1.İdare Mahkemesinin 07/02/2020 tarih ve E:2019/591, K:2020/135 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Bilecik İli, Söğüt İlçesi, …… Köyü 117 ada 32 parselde bulunan tek katlı yapıya ilişkin aldığı Yapı Kayıt Belgesinin, yapının 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış olmak şartını sağlamadığından bahisle iptal edilmesine ilişkin Bilecik Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 17.05.2019 tarih ve E.3155 sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: Sakarya 1.İdare Mahkemesinin 07/02/2020tarihve E:2019/591, K:2020/135 sayılı kararı ile; " ...Yapı Kayıt Belgesinin 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız, ruhsat ve eklerine aykırı veya imar mevzuatına aykırı yapılar için yapı sahiplerinin müracaatları üzerine ve beyanına göre düzenlenebileceği, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesinin iptal edileceği, 31/12/2017 tarihinden sonra yapılmış yapılar için Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyeceği ve yapının 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığının anlaşılması halinde belgenin iptal edileceği açık olup; davaya konu taşınmaz üzerindeki yapının da 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığının sabit olması karşısında, yapı kayıt belgesinin iptaline dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN İDDİALARI: Davacı tarafından; mahkeme kararının kararda belirtilen raporun taraflarına tebliğ edilmediği, savunma haklarının kısıtlandığı, savunma dilekçesinde de anılan raporda söz edilmediği, mevsim ve hava koşullarının görüntüleri etkileyebileceği, görüntülerin net olmadığı, çatıda açık renk yalıtım malzeme kullanılması nedeniyle yapının görülmemiş olabileceği, yapının konteynıra ve konteynırın üstüne çelik profillerden yapılan iskeletin shingle ile kaplanması ile tamamlanan çatıdan oluştuğu, eksik işlemlerin tamamlanmasının yasaya aykırı olmadığı, talep etmelerine rağmen savcılık soruşturmasına celp edilerek eksik inceleme sonucu karar verildiği, bu dosyada sunulan fotoğrafların uydu görüntülerinden çok daha net olduğu ileri sürülerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI: Davalı idare tarafından; davanın reddine dair kararın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
BİLECİK VALİLİĞİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. Maddesinin 4. fıkrasında; Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." 6. Fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükümleri yer almaktadır.
İstinaf başvurusu; Bilecik İli, Söğüt İlçesi, …… Köyü 117 ada 32 parselde bulunan tek katlı yapıya ilişkin aldığı Yapı Kayıt Belgesinin, yapının 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış olmak şartını sağlamadığından bahisle iptal edilmesine ilişkin Bilecik Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 17.05.2019 tarih ve E.3155 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; davanın reddine karar veren Sakarya 1.İdare Mahkemesinin 07/02/2020tarihve E:2019/591, K:2020/135sayılı kararının davacı tarafından kaldırılması istemine ilişkindir.
3194 sayılı İmar Kanununun 7143 sayılı Kanunla eklenen geçici 16’ncı maddesinde;
"Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.
Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hâzineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hâzineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hâzineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.
Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmüne yer verilmiş olup;
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinde, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiş, 20 Eylül 2018 tarihli ve 30541 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik yapılmasına Dair Usul ve Esasların 5. maddesi ile değişik 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise; “(2) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca, "yapı kayıt belgesi"; yapının kullanılması amacıyla düzenlenen belgeler olup, belli şartların varlığı halinde söz konusu yapıların kullanımına izin verilmekte bu doğrultuda yapılara elektrik, su, doğalgaz aboneliği bağlanabilmesi imkanı tanınmakta hatta kamu taşınmazlarının ilgiliye satışı, cins değişikliği yapılabilmesi ve kat mülkiyeti kurulabilmesi mümkün kılınmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; Bilecik İli, Söğüt İlçesi, ….. Köyü, 117 ada, 32 parsel sayılı davacının mülkiyetinde bulunan taşınmaz üzerindeki ruhsatsız tek katlı yapıya ilişkin olarak davacı tarafından yapılan başvuru üzerine 21.12.2018 tarihli, GHG83RS1 belge nolu yapı kayıt belgesini düzenlendiği, Bilecik Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 07.12.2018 tarihli, E.6153 sayılı görevlendirme yazısına istinaden anılan yapı hakkında davalı idare teknik elemanlarınca 09.05.2019 tarihinde düzenlenen raporda "... bölgeye ait 16.12.2017 tarih ve 2018 Nisan ayı mozaiği 3m çözünürlüğündeki Planetscope (DOVE Uyduları) uydu görüntülerinde söz konusu yapının taşınmaz üzerinde yer almadığı, ancak 02.11.2018 tarihli görüntüde ve 2018 Temmuz ayı mozaiğinde söz konusu yapının taşınmaz üzerinde bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca makine öğrenimine dayalı yapay zeka algoritmasıyla göz yanılma payının elemine edilmesini sağlayan, iki görüntü arasındaki farkın tespitine ilişkin yapılan çalışmada Aralık 2017 mozaiği ve Aralık 2018 mozaiği uydu görüntülerinin karşılaştırılmasında şikayet konusu taşınmazın (kırmızı renk ile görünen) 117 ada 32 parsel numaralı taşınmaz üzerine 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığı anlaşılmıştır. Avrupa Uzay Ajansına ait 10m çözünürlüğündeki Sentinel-2 L2A Multispektral True Color uydu görüntüleri incelendiğinde 04.07.2018 tarihli görüntüde 117 ada 32 parsel numaralı taşınmaz üzerinde söz konusu yapının yer almadığı, 29.07.2018 tarihli uydu görüntüsünde ise inşaat çalışmalarına başlandığı" tespitlerine yer verilmesi üzerine Bilecik Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 17.05.2019 tarih ve E.3155 sayılı işlem ile yapı kayıt belgesinin iptal edildiği, anılan işlemin tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bakılan davada, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için öncelikle dava konusu işlemle iptal edilen 21.12.2018 tarihli yapı kayıt belgesine konu yapının niteliğinin tespit edilmesi gerekmektedir.
Yapı kayıt belgesi başvurusunda kullanılan fotoğraf incelendiğinde; taşınmaz üzerinde konteynır bir yapının bulunduğu, ayrıca konteynır yapının üzerinin çatı ile kapatıldığı, söz konusu çatının konteynır yapının iki farklı cephesinden taşkın bir biçimde uzatılarak çelik dikmelerle sabitlendiği, konteynır boyutların taşan alanların 3 tarafının açık durumda bulunduğu, bir cephesine ayrıca kapı monte edildiği görülmektedir.
Her ne kadar, yapının 08.05.2018 tarihli fotoğrafında üç tarafı açık olan kısımların kapatıldığı görülmekte ise de; uyuşmazlık, yapının kayıt altına alınan haline ilişkin olduğundan, sonradan kapatılan alanların, yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin işlem hakkında yapılacak yargısal denetime esas alınması uygun olmaması nedeniyle, hukuki denetimin sadece kayıt altına alınan yapı seviyesi hakkında yürütülmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu işleme esas alınan teknik raporun ekinde yer alan ve 03.08.2019 mahkeme kayıt tarihli yazı ekinde yer alan uydu görüntüleri ile 21.11.2019 mahkeme kayıt tarihli Çevre ve Şehircilik Bakanlığı cevap dilekçesi ekinde yer alan fotoğraflar ve uydu görüntüleri ve kolluk kuvveti tarafından çekilen fotoğraflar üzerinden değerlendirme yapılması Dairemizce uygun görülmüştür.
Yukarıdan belirtilen uydu görüntüsü ve fotoğraflar incelendiğinde; davacı tarafından dava dosyasına ibraz edilen 03.07.2017 tarihli fotoğraflardaki konteynır yapının 31.10.2017 tarihli uydu görüntüsünde net bir şekilde görüldüğü, 03.12.2017 tarihli ve 23.12.2017 tarihli fotoğraflarda (Dairemizin 2020/1264 sayılı dosyasında mevcut olup bir örneği dava dosyasına alınmıştır) da konteynır yapının çevresinde çelik ayakların varlığının görüldüğü, davacı tarafından 06.01.2018 tarihli hırsızlık şikayeti üzerine kolluk kuvveti tarafından yapılan inceleme sonucu çekilen 06.01.2018 tarihli fotoğraflardan da konteynır yapının net bir şekilde görüldüğü, bu haliyle uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde 31.12.2017 tarihinden önce konteynır bir yapının (boyutları ve eklentileri tam olarak mevcut dosya muhteviyatına göre tespit edilemeyen) bulunduğu hususu açıktır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar, davalı idarece, "Yapı kayıt belgesi 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için verilir." hükmü doğrultusunda dava konusu işlem tesis edilmiş ise de; yukarıda aktarılan bilgi ve belgeler ile Dairemizce ulaşılan sonuç çerçevesinde, kayıt altına alınan yapının tümünün 31/12/2017 tarihinden sonra yapılmadığının anlaşıldığı, buna göre davalı idare tarafından, davacı tarafından ibraz edilen belgeler ile Jandarma tarafından tutulan tutanak ve eki fotoğraflar da dikkate alınarak yapının "kayıt altına alınan hali ile" 31.12.2017 tarihinden önce mevcut olup olmadığının, 31.12.2017 tarihinden sonra inşa edilen kısımları mevcut ise bu kısımlara yönelik ayrım yapılarak, 21.12.2018 tarihli, GHG83RS1 belge numaralı yapı kayıt belgesi hakkında, gerekirse kısmen iptal yolunda işlem tesis edilmesi gerekirken, yapı kayıt belgesinin tamamının iptali yolunda tesis edilen dava konusu işlemde usule ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE,
2-Sakarya 1.İdare Mahkemesinin 07/02/2020tarihve E:2019/591, K:2020/135 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dava konusu işlemin İPTALİNE,
4-Aşağıda dökümü gösterilen 352,55-TL ilk aşama yargılama gideri ile 240,60-TL İstinaf yargılama giderinin toplamı olan 593,15-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00-TLvekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5-Artan posta giderinin mahkemesince istinaf isteminde bulunana iadesine,
6-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 6.bendi gereğince kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemesine gönderilmesine,
7-Aynı Kanun maddesi uyarınca kesin olarak 29/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)