(3194 S. K. m. 32, Geç. m. 16) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir ili, Narlıdere ilçesi, ….. adresinde ve tapunun 8270 ada, 4 parselinde kayıtlı taşınmazda ruhsat ve eklerine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca aykırılıkların yıkımına, yıkılmadığı takdirde belediyece yıkılarak masrafının davacıdan tahsiline ilişkin Narlıdere Belediye Encümeninin 14.5.2019 tarihli ve 57 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda İzmir 4. İdare Mahkemesince verilen 4.6.2020 günlü ve E:2019/891, K:2020/667 sayılı kararın, davalı tarafından, istinaf başvurusunun kabulü ile kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Dava konusu imalatlara ilişkin geçerli bir yapı kayıt belgesi varken alınan yıkım kararının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğu, istinaf yoluyla incelenen kararın hukuka uygun bulunduğu belirtilerek, istemin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince gereği görüşüldü:
Dava, İzmir ili, Narlıdere ilçesi, ……. adresinde ve tapunun 8270 ada, 4 parselinde kayıtlı taşınmazda ruhsat ve eklerine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca aykırılıkların yıkımına, yıkılmadığı takdirde belediyece yıkılarak masrafının davacıdan tahsiline ilişkin Narlıdere Belediye Encümeninin 14.5.2019 tarihli ve 57 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İzmir 4. İdare Mahkemesince verilen 4.6.2020 günlü ve E:2019/891, K:2020/667 sayılı kararla, dava konusu imalatlara ilişkin yapı kayıt belgesi alındığının görüldüğü, bu belgenin hukuki geçerliliğini tespite yönelik bilgi ve belgelerin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne sunulması sonrasında yetki ve usulde paralellik ilkesine de riayet edilmek suretiyle belgenin iptaline veya geçerli olduğuna karar verilmesi gerekmekte iken, bu süreç sonuçlandırılmaksızın ve yapı kayıt belgesinden kaynaklanan korunması gereken bir hakkın olup olmadığı yolunda somut bir tespit yapılmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı tarafından, yapı kayıt belgesinin geçerli olup olmadığının Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden sorulduğu, verilen cevapta konunun idarelerince değerlendirilmesinin istenildiği, idarelerince imalatların 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığı sonucuna ulaşıldığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen kararın kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davalının istinaf başvurusu kabul edilip İzmir 4. İdare Mahkemesince verilen 4.6.2020 günlü ve E:2019/891, K:2020/667 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesinde, "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır." hükümlerine; geçici 16. maddesinin 1. fıkrasında, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükümlerine, 4. fıkrasında, "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 8.6.2018 tarihli yapı tatil zaptında, ruhsat ve yapı kullanma izni bulunan dubleks meskende; projesinde zemin katta teras olarak onaylanan 30,63 m²'lik teras alan 15,583 m²'lik kat bahçesi, 9,85 m²'lik klima tesisat odası, ruhsatsız-ruhsata aykırı olarak kullanım alanına dahil edilmiştir. Yapılan tadilat ve ilaveler ile piyesler, onaylı projesinden farklı hale gelmiştir. Söz konusu alanlar; mutfak, tuvalet vb. piyeslere dönüştürülmüş, salona ve tüm kullanım alanlarına ilave edilmiştir. 1. Katta 31,252 m²'lik galeri boşluğu 15,773 m²'lik kat bahçesi kullanım alanına dahil edilmiştir. Söz konusu imalatlar ile oda, banyo gibi piyesler oluşturulmuş, ilaveler ile büyümeler olmuştur. Çatının 60 m²'lik kısmında duvar 80 cm yükseltilerek çatı kullanılır hale getirilmiş, çatı katı yapılmıştır, tespitlerine yer verildiği, yapı tatil zaptı eki fotoğraflara göre inşa faaliyetinin devam ettiği, 21.9.2018 tarihli yapı tatil zaptında, 8.6.2018 tarihinde yapı tatil zaptı bulunan yerde inşai faaliyete devam ettiği görülerek tutanak düzenlenmiştir. Çatı katı yarım halde bulunan imalatı tamamlanmış. Çatı örtüsü yapılmıştır. Yapının tamamlandığı görülmüştür, ifadelerine yer verildiği, öte yandan davacı tarafından dava konusu imalatlara ilişkin olarak 5.7.2018 tarihli ve 88YY9TKI belge numaralı yapı kayıt belgesinin alındığı ve 12.12.2018 tarihinde davalıya ibraz edildiği, belgenin geçerliliği konusunda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce alınmış bir karar bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu imalatların ruhsata tabi olduğu, ancak ruhsat alınmaksızın ve mevcut ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapıldığı, inşa faaliyetinin 8.6.2018 tarihi itibarıyla ve bu tarihten 21.9.2018 tarihine kadar devam ettiği, dolayısıyla imalatların 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığı, bu nedenle 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinde düzenlenen haklardan yararlanılmasının da mümkün olmadığı dikkate alındığında, Kanun'un 32. maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 4. İdare Mahkemesince verilen 4.6.2020 günlü ve E:2019/891, K:2020/667 sayılı kararın KALDIRILMASINA, davanın REDDİNE, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 274,90 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 178,60 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.040,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, yatırılan posta gideri avanslarından artan tutarların Mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca yatıranlara geri verilmesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, Danıştay'da temyiz yolu KAPALI ve KESİN olmak üzere, 26.11.2020 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
İzmir 4. İdare Mahkemesince verilen 4.6.2020 günlü ve E:2019/891, K:2020/667 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle Daire kararına karşıyım. (¤¤)