(5957 S. K. m. 2, 3, 4, 5, 8, 9, 12, 15, 16) (213 S. K. m. 1, 127, 131, 132) (Sebze ve Meyve Ticareti ve Toptancı Halleri Hakkında Yönetmelik m. 23, 40, 44, 47, 48)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacı adına düzenlenen, “cezalı hal rüsumu”na ilişkin Manisa Büyükşehir Belediye Encümeni’nin 02.10.2019 tarih ve 2019/4449 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; davalı idarece yapılan denetim sırasında davacıya ait 15.000 kg salatalığın hal kayıt sistemine bildirim yapılmadığının tespit edildiği, bu duruma ilişkin olarak cezalı hal rüsum tutanağı tanzim edildiği, anılan tutanağın polis memuru tarafından herhangi bir şerh düşülmeksizin imzalandığı, buna istinaden dava konusu davalı belediye encümeni tarafından cezalı hal rüsum tutanağının düzenlendiği tarihten bir gün önceki en yüksek salatalık birim fiyatı dikkate alınarak hesaplanan toptan satış bedelinin %25 oranında cezalı hal rüsumu tahakkuk ettirildiği, bu durumda; davacı tarafından bildirimi yapılmadan sebze/meyve ticareti yapıldığının tespit edilmesi nedeniyle mevzuata uygun olarak hesaplanarak kesilen cezalı hal rüsumuna ilişkin davaya konu encümen kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacı tarafından üretici örgütlerinin hal rüsumundan muaf olduğu iddia edilmiş ise de, 5957 sayılı Kanun'un 4'üncü maddesinin 1'inci fıkrası d-bendi ile 5957 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin 1'inci fıkrası hükmü ve Sebze ve Meyve Ticareti ve Toptancı Halleri Hakkında Yönetmeliğin 40'ıncı maddesinin 1'inci fıkrası d-bendinde bildirimcinin tanımı yapılarak üretici örgütlerinin bildirimciler arasında sayıldığı, aynı Yönetmeliğin 44'üncü maddesinin 2'nci fıkrası e- bendinde bildirimde bulunmak kaydıyla üretici örgütlerince toptancı hali içinde ve dışında satılan mallardan hal rüsumu alınmayacağı düzenlemesi karşısında üretici örgütlerinin hal rüsumundan muafiyeti için bildirimde bulunmanın ön şartı olarak öngörüldüğü, dolayısıyla, davacının hal rüsumundan muaf olmasının, hal kayıt sistemine bildirimde bulunma zorunluluğundan muaf olduğu sonucunu doğurmadığı, davanın konusunun bildirimde bulunmama nedeniyle cezalı hal rüsumu olduğu dikkate alınarak davacının bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Manisa Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 25.06.2020 tarih ve E:2019/1569, K:2020/718 sayılı kararın; dava konusu uyuşmazlıkta davacının hal içinde satacağı kendi ürünleri bakımından yapmış olduğu bir bildirimin mevcut olmadığı, ancak bu durumun yaptırımının cezalı olarak rüsum uygulanması değil, Kanunun tanıdığı muafiyeti uygulamayarak cezasız emsal oranlara göre rüsum uygulanması olduğu, yerel mahkemenin ilgili bu hususları gözardı etmesinin hatalı ve isabetsiz olduğu, bu gerekçelerle yerel mahkeme kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Akhisar Hal Şefliği tarafından 24.09.2019 tarihinde yapılan yol denetimlerinde davacıya ait … plakalı araçta taşınan 15000 kg salatalığın hal kayıt sistemine bildiriminin olmadığının tespit edildiği, yapılan bu tespit neticesinde 4778 sayılı cezalı hal rüsum tutanağı düzenlendiği ve cezai işlemin uygulandığı, cezai işlemin Kanun koyucu tarafından belirlenen usul ve esaslara uygun yapıldığı, denetim ekipleri tarafından ilgili firmaya hal rüsumu tahakkuk ettirilmediği aksine bildirimsiz sevk yapıldığı için yetki kapsamında cezalı hal rüsumu tutanağı düzenlendiği, bildirim yükümlülüğü bulunmadığını iddia eden davacının ceza işlem uygulandıktan sonra sevk bildiriminde bulunduğu, 4778 sayılı cezalı hal rüsum tutanağının polis memuru tarafından imza altına alındığı, davacıya tebliğ edildiği, cezalı hal rüsum tutanağının Belediye Encümeni'nince görüşülüp, 02.10.2019 tarih ve 2019/4449 nolu kararı ile cezai işlemin onandığı, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu öne sürülerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü.
İstinaf başvurusu, davacı adına düzenlenen, “cezalı hal rüsumu”na ilişkin Manisa Büyükşehir Belediye Encümeni’nin 02.10.2019 tarih ve 2019/4449 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine ilişkin olarak Manisa Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 25.06.2020 tarih ve E:2019/1569, K:2020/718 sayılı kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
Dava; “cezalı hal rüsumu”na ilişkin Manisa Büyükşehir Belediye Encümeni’nin 02.10.2019 tarih ve 2019/4449 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 2'nci maddesinde üretici örgütleri, üreticilerce kurulan ve Bakanlıktan üretici örgütü belgesi almış olan tüzel kişilikler olarak tanımlandıktan sonra "Toptancı haline bildirim, malların toptan ve perakende alım satımı" başlıklı 4'üncü maddesinin 1'inci fıkrasında;
a) Sınaî üretimde kullanılmak üzere satın alınan mallar.
b) İhraç edilmek üzere satın alınan mallar.
c) İlgili mevzuatı çerçevesinde ithal edilen mallar.
ç) 1/12/2004 tarihli ve 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu kapsamında organik tarım faaliyetleri esaslarına uygun olarak üretilen ham, yarı mamul veya mamul haldeki sertifikalı ürünler.
d) Üretici örgütlerince toptancı hali dışında satılan mallar.
f) İyi tarım uygulamaları kapsamında sertifikalandırılan ürünler.
g) Fatura veya müstahsil makbuzu ile üreticilerden satın alınan malların bildirime tabi olduğu, aynı maddenin ikinci fıkrasında toptancı haline bildirimin, Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde birinci fıkranın (a), (b), (ç), (d), (e), (f) ve (g) bentlerinde belirtilen malların üretildiği yerdeki toptancı haline, (c) bendinde belirtilen malların ise malın girdiği gümrük kapısının bulunduğu yerdeki toptancı haline yapılacak beyan ile gerçekleştirileceği, 5'inci fıkrasında; malların toptan alım ve satımının toptancı hallerinde yapılacağı, ancak bu maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç), (d) ve (f) bentlerinde belirtilen toptan alım ve satımlar ile perakende ya da toptancı halinde toptan olarak satmak veya münhasıran kendi tüketiminde kullanmak üzere fatura veya müstahsil makbuzu ile üreticilerden yapılan toptan alımların toptancı haline bildirilmek kaydıyla toptancı hali dışında da yapılabileceği, hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun'un "Hal Rüsumu" başlıklı 8'inci maddesinin 1'inci fıkrasında ise, toptancı halinde satılan mallardan yüzde bir, toptancı hali dışında satılan mallardan yüzde iki oranında hal rüsumu tahsil edileceği, ancak Bakanlar Kurulunca aksi kararlaştırılmadıkça, üretici örgütlerince toptancı halinde satılan mallar ile toptancı haline bildirimde bulunmak şartıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (ç), (d), (e) ve (f) bentlerinde belirtilen mallardan hal rüsumu alınmayacağı, 4'üncü fıkrasında hal rüsumunun tahakkuk, tahsil ve paylaşımına ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği, 8'inci fıkrasında; bu Kanun hükümlerine aykırı olarak toptancı haline bildirilmeden toptancı hali dışında toptan alınıp satılan ya da toptancı halinde satılmak üzere bildirimde bulunulup toptancı hali dışında toptan satılan, sınaî üretimde kullanılmak veya ihraç edilmek üzere satın alınıp bu maddenin ikinci fıkrasına aykırı olarak iç piyasada satışa sunulan, toptancı halinden satın alınmadan veya toptancı haline bildirilmeden perakende satılan, miktarına, değerine, üretim şekline veya künyesinde belirtilen diğer hususlara ilişkin gerçeğe aykırı beyanda bulunulan mallar için hal rüsumunun, tespitin yapıldığı yerdeki toptancı halinde bir önceki gün o mallar için oluşan birim fiyatların en yükseği esas alınarak belirlenen toptan satış bedelinin yüzde yirmi beşi oranında cezalı olarak alınacağı hal rüsumunun cezalı olarak alınmasına belediye encümenince karar verileceği, cezalı hal rüsumu tahsil edilen mallar için önceden ödenen hal rüsumu varsa cezalı tahsil edilecek hal rüsumundan mahsup edileceği, 9'uncu fıkrasında cezalı hal rüsumundan, malları taşıyan nakliyeciler ya da depolayanların mal sahibiyle birlikte müteselsilen sorumlu oldukları düzenlemesine yer verilmiştir.
Konuya ilişkin olarak 5957 sayılı Yasanın 3, 5, 9, 12, 15 ve 16 ncı maddelerine dayanılarak hazırlanan ve 07.07.2012 tarih ve 28346 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sebze ve Meyve Ticareti ve Toptancı Halleri Hakkında Yönetmeliğin "Denetim" başlıklı 23. Maddesinde; Belediyelerin, ilgili yönetmelik hükümleri saklı kalmak ve yetki alanları içinde olmak kaydıyla, toptancı hali dışında bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde hal zabıtaları aracılığıyla denetim yapma yetkisini haiz olduğu, sınırı ve mücavir alanları içinde toptancı hali bulunmayan belediyelerin, bu denetimi belediye zabıtaları aracılığıyla yerine getireceği, 41'inci maddesinin 1'inci fıkrasında bildirim miktarı veya üzerindeki malların üretildiği yerden veya girdiği gümrük kapısının bulunduğu yerden her ne sebeple olursa olsun sevkinden önce bildirimciler tarafından sisteme bildiriminin yapılmasının gerektiği, "Cezalı Hal Rüsumu" başlıklı 47'nci maddesinde; Kanun, bu Yönetmelik ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olarak; a) Sisteme bildirilmeden toptan alınıp satılan, b) Sınaî üretimde kullanılmak veya ihraç edilmek üzere satın alınıp 41'inci maddenin sekizinci fıkrasına aykırı olarak bildirimde bulunulmadan iç piyasada satışa sunulan, c) Sisteme bildirilmeden perakende satılan, ç) Miktarına, değerine, üretim şekline veya künyesinde belirtilen diğer hususlara ilişkin gerçeğe aykırı beyanda bulunulan mallar için hal rüsumunun, tespitin yapıldığı yerdeki toptancı halinde o mallar için oluşan bir önceki gün birim fiyatlarının en yükseği, bir önceki gün fiyat oluşmamışsa o mallar için oluşan en son birim fiyatlarının en yükseği esas alınarak belirlenen toptan satış bedelinin yüzde yirmi beşi oranında cezalı olarak alınacağı, tespitin yapıldığı yerde toptancı hali bulunmaması durumunda cezalı hal rüsumunun, hal rüsumunun cezalı olarak alınmasına yetkili personelce düzenlenen ceza tutanağına istinaden ilgili Belediye Encümenince karar verileceği, Belediye Encümenince verilen karar ile tahakkuk işleminin gerçekleşeceği, cezalı hal rüsumundan, malları taşıyan nakliyeciler ya da depolayanların, mal sahibi ile birlikte müteselsilen sorumlu oldukları, bildirimde bulunulmayan malları taşıyanlara veya bunları depolayanlara ayrıca bu Yönetmeliğin 48'inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre cezai işlem uygulanacağı, düzenlemelerine yer verilmiştir.
Öte yandan; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 1'inci maddesinde; bu kanun hükümlerinin ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanacağı, yukarıda yazılı vergi, resim ve harçlara bağlı olan vergi, resim ve zamların da bu kanuna tabi olduğu, bu kanunun hükümlerinin kaldırılan vergi, resim ve harçlar hakkında da uygulanacağı, 127'nci maddesinde; yoklamadan maksadın, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmek olduğu, 131'inci maddesinde; yoklama neticelerinin tutanak mahiyetinde olan "yoklama fişine" geçirileceği, bu fişlerin yoklama yerinde iki nüsha tanzim olunarak tarihleneceği, bulunursa nezdinde yoklama yapılan veya yetkili adamına imza ettirileceği bunlar bulunmaz veya imzadan çekinirlerse keyfiyetin fişe yazılarak ve yoklama fişinin polis, jandarma, muhtar veya ihtiyar meclisi üyelerinden birine imzalattırılacağı, 132'nci maddesinde de; yoklama fişlerinin birinci nüshasının yoklaması yapılan şahıs veya yetkili adamına bırakılacağı, bunlar bulunmazsa bilinen adresine 7 gün içinde posta ile gönderileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Manisa ili, Akhisar İlçesi'nde 24.09.2019 tarih ve saat 09:21’de yapılan denetim sırasında davacıya ait ürünleri taşıyan ... plakalı araçta hal kayıt sistemine bildirim yapılmadan 15.000 kg salatalık (kornişon-turşuluk) taşındığından bahisle polis nezdinde 4778 sayılı cezalı hal rüsum tutanağının düzenlendiği, bu tutanağa istinaden Belediye Encümeni'nin 02.10.2019 tarih ve 2019/4449 sayılı kararı ile bir önceki gün toptancı halinde salatalık için belirlenen en yüksek fiyat üzerinden hesaplanan 7.500,00-TL cezalı hal rüsumu kesilmesine karar verildiği, bunun üzerine söz konusu encümen kararının iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen yasal mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden yönetmelikte belirlenen asgari hadleri aşan sebze ve meyvelerin satışının malın sevkinden önce sisteme bildirilmesi zorunlu olmakla birlikte, üretici kooperatifleri yönünden bir takım istisnalara yer verildiği, buna göre üretici örgütlerince toptancı halinde satılan mallardan herhangi bir bildirim şartı aranmaksızın hal rüsumu alınamayacağı, toptancı hali dışında satılan mallar yönünden ise, 5957 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca hal rüsumu alınmaması için toptancı haline bildirimde bulunulmasının ön şart olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Davacı tarafından dava dosya sunulan İstanbul Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü'nce düzenlenen 19.03.2012 tarih 235 no'lu üretici örgütü belgesine göre davacı S.S. İstanbul Umum Bahçıvanlar Sebze ve Meyve Üretim Pazarlama Kooperatifi'nin 5957 sayılı Kanun ve bu Kanun'a istinaden çıkarılan Yönetmelik hükümleri uyarınca, toptancı hali içinde veya dışında toptan ya da perakende sebze ve meyve satışı yapma konusunda yetkilendirilmiş bir üretici örgütü olduğu hususu tartışmasız olup uyuşmazlığın çözümü davacının tespite konu mala ilişkin bildirim yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Olayda, dava konusu encümen kararına dayanak cezalı hal rüsumu tutanağında, malın toptancı hali dışında satışının yapılacağına dair herhangi bir somut tespite yer verilmediği ve dolayısıyla malı teslim ve satış yerleri değerlendirilmeksizin üretici örgüt olan davacı hakkında bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle cezalı hal rüsum tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı idarece, davacının dava konusu malın satışını toptancı hali dışında gerçekleştireceğine ve bu nedenle bildirim yükümlüğü bulunduğuna dair herhangi bir somut tespit ve değerlendirmesinin bulunmaması karşısında 5957 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin 1'inci fıkrası hükmü uyarınca üretici örgütü olan davacının toptancı halinde satacağı mallardan hal rüsumu alınamayacağından davacı hakkında tesis edilen dava konusu encümen kararında ve cezalı hal rüsumunda hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun KABULÜNE, Manisa Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 25.06.2020 tarih ve E:2019/1569, K:2020/718 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın KABULÜNE, dava konusu edilen işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından dava ve istinaf aşamasında yapılan toplam 348,55-tl yargılama giderlerinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca belirlenen 1.890,00-tl vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve buna bağlı tarife uyarınca belirlenen 54,40-tl istinaf karar harcının davalı idareden tahsili için mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın tebligat işlemlerinin tamamlanmasından sonra mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333'üncü maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 09.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)