(2577 S. K. m. 45, 46, 49)
İSTEMİN ÖZETİ: Manisa İli, Alaşehir ilçesi, ….. Mahallesi 165 ada, 16 parsel sayılı taşınmazın hissedarı olan davacılar tarafından, 3091 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvurunun kabulüne, tecavüzün men'ine dair 15.10.2019 tarih ve 7 sayılı Alaşehir Kaymakamlığı işleminin iptali istemiyle açılan davada; Olayda, davacılar …….. ve müdahil ile birlikte …. ve …..'ın Manisa ili, Alaşehir ilçesi, …. Mahallesi 165 ada, 16 parsel sayılı bağ niteliğindeki taşınmazın hissedarı oldukları, taşınmazın rıza-i taksim sözleşmesi uyarınca paylaşılan şekliyle hissedarlar tarafından kullanıldığı, uyuşmazlık konusu olan ve öten beri yol olarak kullanıldığı ileri sürülen yerin parsel sınırları içinde kaldığı yönünde taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, taşınmazdaki tecavüz iddiasına yönelik mevzuata uygun olarak davalı idare tarafından 08.10.2019 tarihinde mahallinde inceleme yapıldığı ve bu inceleme sırasında bir kadastro teknisyen ve bir kadastro kontrol memuru tarafından krokili rapor düzenlendiği, şikayetçi ……'in (müdahilin), şikayet olunanların (davacıların) ve aralarında taşınmazdaki hissesini şikayetçiye satan davacı ..... ağabeyi ……, hissedar …'ün yakını ….. ile ..... ve ..... isimli tanıkların beyanlarının alındığı, dinlenen tanık beyanlarında davacı beyanlarının aksine niza konusu yerin 20-30 yıldır boş olduğu ve diğer hissedarlar tarafından geçiş amacıyla kullanıldığını beyan ettikleri, müdahil tarafından satın alınan hisselere tekabül eden ve üzerinde bina bulunan alanların taşınmazın ana yola uzak kısmında yer alan kısma geçmek için kullandığı yolun yer yer "tel çekmek, çalı çırpı ile kapatmak, demir kapı yapmak ve taş yığmak suretiyle kapatıldığı, bu durumda, uyuşmazlık konusu taşınmasın üzüm bağı olduğu, taşınmaz sınırları içinde kalan ve taşınmazın doğu sınırı boyunca uzanan bağ sıralarının başında dönek başı olarak bırakılan boş alanın öteden beri tüm hissedarlar tarafından yol olarak kullanılması sebebiyle bu alana ilişkin zilyedliğin tüm hissedarlara ait olduğundan bu alanın sadece davacılar zilyedliğinde bulunduğundan söz edilemeyeceği, davalı idarece birlikte zilyed olunan alanın (yolun) davacılar tarafından kapatılarak diğer hissedarların bu alandan geçişinin engellenmesinin zilyetlik hakkına tecavüz niteliğinde olduğu sonucuna varılarak yapılan müdahalenin 3091 sayılı Kanun uyarınca men edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği, öte yandan davacının men kararı verilen alana yönelik daha üstün bir hakkı bulunduğu iddiasında bulunması durumunda bu konuda görevli adli yargı mercilerinde ayrıca uyuşmazlık çıkarma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda Manisa 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 04/06/2020 tarih, E:2019/1004, K:2020/326 sayılı kararın; kanun hükmü ile öngörülen süre geçirildikten sonra başvuru yapıldığı, hisseli taşınmazın öteden beri fiili taksim sözleşmesi uyarınca kullanıldığı, diğer hissedar H.Ç. tarafından kullanılan alanın …… yoluna cephesi bulunduğu, yola erişimine engel bir halin bulunmadığı, işleme konu edilen alanın davacıların zilyetliğinde bulunduğu, şikayetçi tarafından hiç kullanılmadığı ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvuru dilekçesine yanıt verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay’da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kaldırma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Manisa 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 04/06/2020 tarih, E:2019/1004, K:2020/326 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine, aşağıda ayrıntısı gösterilen yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesince yatırana iadesine, 19/11/2020 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)