İSTEMİN ÖZETİ: Aydın ili, İncirliova ilçesi, ... Mahallesi, 414. Sokak No:7 adresinde bulunan yapıda, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 20. maddesi ile Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 57. Maddesi çerçevesinde aykırılıklar bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, söz konusu yapıya ilişkin olarak verilen 20/10/2010 günlü, 4/38 sayılı yapı ruhsatının iptaline yönelik İncirliova Belediyesi'nce tesis edilen 28/02/2018 günlü, 78 sayılı Encümen Kararının iptali istemiyle açılan davada; Aydın 1. İdare Mahkemesinin E:2018/568 sayılı dava dosyasında mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporun dosyada bulunan bilgi ve belgelerle birlikte incelenmesi sonucunda, asma kat çözümünün hatalı olması, normal katların kuzey ve doğu cephelerindeki açık ve kapalı çıkmaların 8906 parsel sayılı taşınmazın sınırları dışına taşması, merdiven evinin herhangi bir cepheden veya ışıklıktan doğrudan ışık almaması, en az 2 merdiven düzenlenmesi gerekirken ilgili mimari projede sadece bir merdiven yer alması, bodrum ve zemin kattaki merdiven basamaklarının çözümünün hatalı olması, bodrum katta bulunan kazan dairesi ve yakıt deposunun hava almasının (doğal veya cebri) sağlanmaması, çatın katın güney cephesinde yer alan 8 aksı üzerindeki duvarın yüksekliğinin 115 cm olması gerekirken bu duvar üzerinde 210 cm yüksekliğinde kapı açılmasının fen, sanat ve sağlık kurallarına aykırı olması, bina yüksekliği 15,50 metrenin üzerinde olmasına rağmen dengelenmiş merdiven yapılması nedeniyle uyuşmazlık konusu yapı ruhsatının ve ekinde mimari projenin ilgili tarihte (20.10.2010) yürürlükte olan mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlendiği sonucuna varıldığı, bahsi geçen aykırılıklar anılan yapı ruhsatının ve eki niteliğindeki mimari projenin iptalini gerektirir nitelikte olduğu ve bu aykırılıklardan bahisle yapı ruhsatının iptali yönünde tesis edilen dava konusu encümen kararında hukuka aykırılık bulunmadığı; her ne kadar davacı tarafından söz konusu yapının 2010 yılında düzenlenen yapı ruhsatına istinaden uzun süredir kullanılması nedeniyle kazanılmış haklarının bulunduğu, mevzuata uygun hale getirilebilecek aykırılıkların giderilmesi için makul süre verilmesi gerekirken imar mevzuatına göre izlenmesi gereken yollar izlenilmeksizin anılan yapı ruhsatının iptal edildiği ileri sürülmekte ise de, kazanılmış hakkın varlığından bahsedilebilmesi için idari işlemin hukuka uygun olarak tesis edilmesi gerektiği, buna karşın somut olayda uyuşmazlık konusu yapı ruhsatının ve ekindeki mimari projenin en başından itibaren mevzuata aykırı şekilde tanzim edildiği, dolayısıyla hukuka aykırı şekilde düzenlenen yapı ruhsatına istinaden sözü geçen yapının kullanılmasının davacının kazanılmış hakları bulunduğu anlamına gelmeyeceği, 3194 sayılı Kanunun 32. maddesinde öngörülen yapı tatil tutanağı düzenlenerek yapının mühürlenmesi, sonrasında aykırılığın giderilmesi için en fazla 30 gün süre verilmesi, ancak bu süre içerisinde aykırılık giderilmezse yapı ruhsatının iptal edileceği şeklindeki sürecin yapı ruhsatının mevzuata aykırı olarak düzenlenmesi halinde değil, ilgili idarece tanzim edilen yapı ruhsatına ve eki mimari projeye aykırı şekilde imalat yapılması halinde işletilmesi gerektiği, dolayısıyla uyuşmazlık konusu binaya ilişkin yapı ruhsatının mevzuata aykırı olarak düzenlendiğinden bahisle iptal aşamasında 3194 sayılı Kanunun 32. maddesindeki sürecin takip edilmesinin ve aykırılığın giderilmesi için süre verilmesinin gerekmediği göz önünde bulundurulduğunda davacının bu yöndeki iddialarına da itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar veren Aydın 2. İdare Mahkemesi'nin 19/09/2019 günlü, E:2018/410, K:2019/674 sayılı kararının; Belediye Encümeni kararında eksiklik olduğu belirtilen hususlarla ilgili olarak; arka bahçeye ulaşım sağlanması durumunun projesinde bulunmadığı, kazan dairesi ve yakıt deposunun havalandırmasının bulunduğu, binanın 414 sokak tarafına bakan cephesinde çekme kat bakımından 3 metrelik çekme bulunmadığı, İncirliova ilçesindeki tüm çatıların aynı şekilde olduğu, projesinde çıkmaların bulunduğu, çıkmaların projeye uygun inşa edildiği, projede ışıklık bulunduğu, taşınmazda inşaat yapılırken komşu parselde çökme riski oluşunca temel kazısının komşu parselden üç metre çekilerek yapıldığı, yapıda döner merdiven sisteminin projeye uygun olarak yapıldığı, ikinci merdivenin projede bulunmadığı, projede üç basamak merdiven bulunduğu, ayrıca davalı idarece yapı kullanım izin belgesi verildikten sonra yapı ruhsatının iptal edilmesinin yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesince, dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince, aynı işlemin iptali istemiyle aynı taşınmazın başka bir bağımsız bölümünün maliki tarafından, Aydın 1. İdare Mahkemesinin E:2018/568 sayısına kayden açılan davada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporu, iş bu dosya için de hükme esas alınabilecek mahiyette bulunması suretiyle esas hakkında karar verildiği, bilirkişi raporunun davanın taraflarına tebliğ edilmediği, dolayısıyla bilirkişi raporuna ilişkin olarak iş bu davanın taraflarının görüş ve itirazları alınmadan, anılan bilirkişi raporuna dayanılarak işin esası hakkında karar verildiği anlaşıldığından, Dairemizin 18.06.2020 günlü ara kararı ile; anılan bilirkişi raporunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 280 ve 281. maddeleri uyarınca iş bu davanın taraflarına da tebliğ edilmesine, taraflardan tebliğ tarihini izleyen günden itibaren iki hafta içinde varsa itirazlarının Dairemize bildirilmesinin istenilmesine karar verilmiş, anılan ara karar ekinde bilirkişi raporunun tebliğ edilmesi üzerine verilen süre içerisinde davacı tarafça ileri sürülen itirazlar Dairemizce yerinde görülmemiş; bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek mahiyette olduğu sonucuna varılmıştır.
İdare ve Vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 2. fıkrası ile göndermede bulunulan aynı Kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Aydın 2. İdare Mahkemesi'nin 19/09/2019 günlü, E:2018/410, K:2019/674 sayılı kararının dayandığı gerekçe ise usul ve hukuka uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin başvuranın üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin talep edilmesi durumunda derhal, talep edilmemesi halinde ise mahkemesince başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrasına göre kesin olarak 09/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)