İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, Çekmeköy İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, "Muhafazası veya sevkiyle yükümlü bulunduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak." fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-c-2 maddesi uyarınca "20 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ve 5 ceza puanının özlük dosyasına işlenmesine ilişkin İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun 15.03.2019 tarih ve 460 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İstanbul 13. İdare Mahkemesinin 31/01/2020 tarih ve E:2019/1036, K:2020/210 sayılı kararının; hukuka ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğu, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu, genel bütçeye tabi olduğundan harçtan muaf olmasına karşın mahkeme kararının harçları da kapsayacak şekilde verildiği iddialarıyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, İstanbul İli, Çekmeköy İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, "Muhafazası veya sevkiyle yükümlü bulunduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak." fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-c-2 maddesi uyarınca "20 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ve 5 ceza puanının özlük dosyasına işlenmesine ilişkin İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun 15.03.2019 tarih ve 460 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince "...Uyuşmazlıkta, ceza yargılamasına konu bir suç şüphesi bulunmayıp 6458 sayılı Yasa kapsamında idari işlemle sınır dışı edilmek üzere gözetim altında bulundurulan kişinin, 7068 sayılı Yasa'nın 8/5-C-2 maddesinde düzenlenen "şüpheli", "sanık", "tutuklu" ya da "hükümlü" olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı gibi, muhafazası veya sevkiyle yükümlü bulunduğu gözetimi altındaki kişinin uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak eyleminin, niteliği ve ağırlığı itibariyle de 7068 sayılı Yasa'nın 8/5-C-2 maddesinde düzenlenen fiille örtüşmediği açıktır. Bu durumda, muhafazası veya sevkiyle yükümlü bulunduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün uyanık davranmamak fiilini işlediğinden bahisle davacının tecziyesine dair işlemde "tipiklik" ilkesine ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan, davalı idarece tipiklik unsuru da dikkate alınarak disiplin açısından davacı hakkında yeniden değerlendirme yapılabileceği de tabiidir." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 7/1-d maddesinde; "Uzun süreli durdurma: Personelin bulunduğu kademede ilerlemesinin oniki, onaltı, yirmi veya yirmidört ay süre ile durdurulmasıdır." hükmüne yer verilmiş, 8/5-c-2 maddesinde; "Muhafazası veya sevkiyle yükümlü bulunduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak." fiili yirmi ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Alemdağ Polis Merkezine kasten yaralama suçundan müşteki olarak getirilen, yurda kaçak yollarla girişi yapmış olduğu tespit edilen ve deport işlemleri için muhafaza altında bekletilen Afganistan uyruklu ......... isimli şahsın hava alması için polis memuru davacı ........ nezaretinde çıkarıldığı Polis Merkezi bahçesinde bulunduğu esnada bir anda kullanılmayan ve kilitli vaziyette bulunan kapının üzerinden tırmanarak kaçması olayı ile ilgili olarak başlatılan soruşturma sonucunda 31/01/2019 tarih ve 2018/254 sayılı disiplin soruşturma raporunun düzenlendiği ve söz konusu rapora istinaden davacının "Muhafazası veya sevkiyle yükümlü bulunduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak." fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanunun 8/5-c-2 maddesi uyarınca "20 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ve 5 ceza puanının özlük dosyasına işlenmesine ilişkin İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun dava konusu 15.03.2019 tarih ve 460 sayılı işleminin tesis edildiği görülmüştür.
Uyuşmazlıkta, davalı idare tarafından savunma dilekçesi ekinde sunulan disiplin soruşturma raporu ve diğer bilgi ve belgelere bakıldığında, Afganistan uyruklu ......... isimli şahsın kaçması olayına ilişkin Alemdağ Polis Merkezi Amirliğinde görevli grup amir vekili ve müracaat memuru davacı ........, nezarethane sorumlusu ve çevre koruma nöbetçisi ........, çevre koruma nöbetçisi ve mukayyit ........ ve mukayyit ........ tarafından tutulan 23/10/2018 tarihli Tutanağın olduğu, buna karşın başlatılan soruşturmada, soruşturmacı tarafından, söz konusu tutanakta imzası bulunan ilgili polis memurlarının ifadelerine başvurulmadığı ve bunun sonucunda olayın oluş şekli açık bir biçimde ortaya konularak görev tanımları itibariyle sorumlu olabilecek kişilerin belirlenmediği, sadece davacının ifadesine başvurulmak suretiyle soruşturmanın tamamlandığı ve dava konusu işlemin tesis edildiği görülmüş olup, bu durumda eksik inceleme sonucu sadece Afganistan uyruklu ......... isimli şahsın davacı nezaretinde bahçeye çıkarıldığı ve bahçede bulunduğu esnada kaçtığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yönündeki ilk derece mahkemesi kararında ise sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 13. İdare Mahkemesi'nin 31/01/2020 tarih ve E:2019/1036, K:2020/210 sayılı kararı hakkında yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, istinaf aşamasında yapılan 76,00-TL yargılama giderinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasındaki posta gideri avansından varsa artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 26/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)