(4706 S. K. Ek m. 6) (Milli Emlak Genel Tebliği m. 5, 7, 8)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir ili, Çeşme ilçesi, ... Mahallesinde ve tapunun 469 ada, 31 sayılı parselinde kayıtlı bulunan taşınmazın, 387 sıra sayılı Milli Emlak Tebliğinin 5. maddesi uyarınca davacı tarafından kiralanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Çeşme Kaymakamlığı Milli Emlak Müdürlüğünün 26/04/2019 tarih ve E.44088 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; davalı idarece 25/04/2016 tarihinde mahallinde yapılan tespit neticesinde davacıdan 26/04/2011-25/04/2016 tarihleri arasında taşınmazı tarım amaçlı kullandığından bahisle 3.182,676-TL ecrimisil bedeli istenildiği, davacının başvurusu sonrasında dava konusu taşınmazın mahallinde yapılan tespitlere ilişkin 24/04/2019 tarihli tutanak incelendiğinde de; taşınmazın kullanım amaç ve biçimi olarak "tarım" ifadesinin yazılı olduğu ve bu tespitten de anlaşıldığı üzere davacının taşınmaz üzerinde uzun süredir tarım amaçlı açık bir işgalinin bulunduğu, bu durumda, 4706 Sayılı Kanunun Ek 6. maddesininde yer alan "Hazineye ait tarım arazilerini; 31/12/2017 tarihinden önce en az üç yıl süreyle tarımsal amaçla kullandığı İdarece belirlenmiş olan ve başvuru tarihi itibarıyla da kullanımları halen devam edenler" düzenlemesinde yer alan ve hak sahipliği için belirlenen tüm şartları sağlayan davacının, işgalci olduğunun açık olması ve bu işgalin 4706 Sayılı Kanunun Ek 6. maddesi kapsamında kalan bir kullanımdan kaynaklanıyor olması karşısında, davacının kiralama talebinin reddedilmesine yönelik tesis edilen davalı idare işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren İzmir 4. İdare Mahkemesi'nin 01/07/2020 gün ve E:2019/857, K:2020/884 sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu, başvuru üzerine yapılan incelemede davacının taşınmazı fiilen tarım amaçlı kullanmadığının tespit edildiği ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; İzmir ili, Çeşme ilçesi, ... Mahallesinde ve tapunun 469 ada, 31 sayılı parselinde kayıtlı bulunan taşınmazın, 387 sıra sayılı Milli Emlak Tebliğinin 5. maddesi uyarınca davacı tarafından kiralanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Çeşme Kaymakamlığı Milli Emlak Müdürlüğünün 26/04/2019 tarih ve E.44088 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
18/05/2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7143 sayılı Kanunla 4706 Sayılı Kanuna eklenen Ek Madde 6'da; "(Ek: 11/5/2018-7143/17 md.) İmar planı bulunmayan veya imar planında tarımsal amaca ayrılan Hazineye ait tarım arazilerini en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kullandığı31/12/2017 tarihinden önce Bakanlıkça tespit edilen ve başvuru tarihi itibarıyla kullanımlarının halen devam ettiği belirlenen kullanıcılardan; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içerisinde bu arazileri doğrudan kiralamak için başvuruda bulunanlara, ecrimisil borçları bulunmaması şartıyla, cari yıl ecrimisil bedelinin yarısı üzerinden on yıla kadar doğrudan kiralanabilir.
Kira süresi sonunda yükümlülüklerini yerine getirdiği tespit edilen ve talepte bulunan kiracıların kira süresi uzatılabilir veya bu araziler sözleşme hükümleri çerçevesinde on yıllık kullanımı müteakip kiracılarına doğrudan satılabilir. Bu arazilerin satışında 26/4/2012 tarihi itibarıyla belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan araziler için bu Kanunun 4 üncü maddesinin onikinci fıkrası, bu tarih itibarıyla belediye ve mücavir alan sınırları dışında yer alan araziler için ise 6292 sayılı Kanunun Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir" düzenlemesi yer almıştır.
387 Sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin "Kira İşlemleri" Başlıklı İkinci Bölümünün "Hak Sahipliği" başlıklı 5. maddesinde "(1) Hazineye ait tarım arazilerini; 31/12/2017 tarihinden önce en az üç yıl süreyle tarımsal amaçla kullandığı İdarece belirlenmiş olan ve başvuru tarihi itibarıyla da kullanımları halen devam edenlerden 19/11/2018 tarihine kadar başvuruda bulunanlar hak sahibi sayılırlar." hükmüne, "Kiralama yapılmayacak taşınmazlar" başlıklı 6. maddesinde "(1)Özel kanunlar kapsamında kalıp kiralanması mümkün olmayan yerler ile Bakanlıkça belirlenen taşınmazlar üzerinde tarımsal amaçlı kiralama yapılamaz.
(2) Bu Tebliğ kapsamında, kiralama işlemine konu taşınmazlar için İdare kayıtlarında bulunan bilgiler esas alınarak kiralama yapılır. Kiralama işleminden sonra birinci fıkra kapsamında kaldığı anlaşılan taşınmazların ilgili kurumlarca tahsisi veya devrinin talep edilmesi halinde yapılan sözleşmeler İdare tarafından tek taraflı olarak feshedilir." hükmüne, "Başvuru" başlıklı 7. maddesinde "(1) İdare tarafından kullanıcıların bu Tebliğ kapsamından yararlanmalarının sağlanması amacıyla Hazineye ait tarım arazilerinin bulunduğu ilgili belediye, belde, mahalle ve köy ile ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası vb. yerlerde başvuru süresi de dikkate alınmak suretiyle başvuru süresi, şartları vb. hususları içerecek şekilde gerekli duyurular yapılır.
(2) Bu Tebliğ kapsamında Hazineye ait tarım arazilerini kiralamak isteyenlerin, başvuru süresi içerisinde kiralama talebini içeren örneği bu Tebliğ ekinde (Ek-1) yer alan başvuru formu ile İdareye başvurmaları gerekir.
(3) Kiralama işlemleri, hak sahibinin belirlenmesi işlemleri de dahil olmak üzere başvuru tarihinden itibaren üç ay içerisinde sonuçlandırılır." hükmüne, "Değerlendirme" başlıklı 8. Maddesinde "(1) Başvuruda bulunulan Hazineye ait tarım arazilerinin kullanıcılarının hak sahipliği şartlarını sağlayıp sağlamadıkları ile ecrimisil borçlarının bulunup bulunmadığı İdarece belirlenir.
(2) Tarımsal amaçlı kullanımın belirlenmesinde 31/12/2017 tarihinden önce düzenlenen; milli emlak veya muhakemat birimlerinin kayıtlarında bulunan ve birbirini doğrulayan bilgi veya belgeler (tespit tutanağı, ecrimisil ihbarnamesi, ecrimisil tahsilat makbuzları, mahkeme kayıtları, kamu kurum ve kuruluşlarının yazıları, kadastro veya tapulama kayıtları, varsa hava fotoğrafları, tapu kütüğünde yer alan şerh, belirtmeler vb.) dikkate alınır.
(3) Dosya, kayıt ve belgeler üzerinden gerekli hazırlıklar yapıldıktan sonra bir program dahilinde talep konusu Hazineye ait tarım arazilerinin mahallinde tespitleri yapılarak başvuruda bulunanların başvuru tarihi itibariyle kullanıcı olup olmadıkları tespit edilir. Yapılan bu tespit sonucunda başvuruda bulunanın hak sahipliğine ilişkin tüm şartları taşıdığının anlaşılması halinde başvuru sahibi hak sahibi olarak belirlenir." hükümlerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, İzmir ili, Çeşme ilçesi, ... Mahallesinde ve tapunun 469 ada, 31 sayılı parselinde kayıtlı bulunan 3.315 m² yüz ölçümüne sahip taşınmaz ile ilgili olarak, davacı tarafından 22/10/2018 tarihli dilekçe ile taşınmazı tarımsal amaçlı kullanmak üzere kiralama talebinde bulunulduğu, davalı idarece bu talep üzerine 24/04/2019 tarihinde taşınmazın mahallinde inceleme yapıldığı ve aynı tarihli taşınmaz tespit tutanağında; taşınmaz üzerinde havuz ve beton dolgu ile bahçe düzenlemesi yapıldığı ve işgal veya tasarrufun amaç ve biçiminin ise havuz ve bahçe düzenlemesi ile tarım olarak belirtildiği ve 2014 yılından itibaren eksik alınan ecrimisil bedelinin de tahakkuk ettirilmesi yönünde bilgiler yer aldığı, anılan tespite istinaden 26/04/2019 tarih ve E.44088 sayılı dava konusu işlemle; taşınmazın bahçe düzenlemesi, havuz ve süs ağaçları yapılarak kullanıldığının tespit edildiğinden bahisle kiralama talebinin reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıya metni alınan mevzuat hükümlerine göre, 4706 sayılı Yasanın Ek 6. maddesiyle düzenlenen Hazineye ait taşınmazların kiralanmasındaki amacın, tarımın desteklenmesi, atıl halde bulunan Hazineye ait taşınmazların tarımsal üretime kazandırılması olduğu açıktır. Madde kapsamındaki taşınmazların kiralanabilmesindeki asıl koşul olarak, geriye dönük en az üç yıllık süreçte tarımsal amaçla kullanılıyor olması ve de başvuru tarihi itibarıyla tarımsal amaçla kullanımın devam ediyor olması gerekliliğinin belirlendiği görülmektedir.
Uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin geriye dönük ecrimisil tahakkukları incelendiğinde, taşınmazın kullanım amacının "tarım" amaçlı kullanımı yanında, "havuz" olarak da belirlendiği görülmektedir.
Davacı başvurusuna istinaden davalı idarece taşınmazın bulunduğu yerde 24/04/2019 tarihinde yapılan denetim neticesinde ise, taşınmazın havuz ve bahçe düzenlemesi amacıyla da kullanıldığının tespit edildiği ve havuz, masa sandalye konulmak suretiyle oluşturulmuş dinlenme alanı, taş döşeme yapılmış alan gibi yapıların ve peyzaj düzenlemesi yapılan alana ilişkin görsellerinin de alındığı, İzmir Kadastro Müdürlüğü Çeşme Birimi tarafından 20/02/2019 tarihinde hazırlanan krokide de, taşınmazda 83,53 m² büyüklüğünde havuz, 103,72 m² büyüklüğünde beton kaplama, 21,37 m² büyüklüğünde merdiven ve taş döşeli yol, 15,50 m² büyüklüğünde kayrak taş döşemeli kısım bulunduğunun kayıt altına alındığı görülmektedir.
Diğer yandan; davacı tarafından, dosyaya sunulan çiftçilik belgesinde uyuşmazlığa konu taşınmazın ada parsel bilgilerine yer verilmediği görülmekte olup, ziraat odası nezdinde söz konusu taşınmazın tarımsal amaçla kullanıldığına ilişkin bir bildirimin de bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; uyuşmazlığa konu taşınmazın geçmiş yıllar ecrimisil tahakkuklarında her ne kadar, kısmen tarımsal amaçla kullanıldığı belirlemesine yer verilmiş ise de, aynı tutanaklarda tarımsal amacın dışında kalan "havuz yapılmak" suretiyle kullanıldığının da belirtildiği, bu haliyle, geçmiş en az 3 yıllık sürede taşınmazın bir bütün halinde salt tarımsal amaçla kullanılmadığının sabit olduğu, davacının başvuru tarihi itibarıyla da taşınmazın bir bütün halinde tarımsal amaçla kullanılmadığının dosyada mevcut bilgi, belge ve görsellerle ortaya konulduğu, kaldı ki, davacı tarafından dosyaya sunulan ve taşınmazın sadece tarım amacıyla kullanıldığına karine teşkil edebilecek çiftçilik belgesinde de uyuşmazlığa konu taşınmaz bilgilerinin yer almadığı, bu hale göre, taşınmazın önceki yıllarda kısmen tarım amaçlı kullanılmış olmasının mutlak suretle kiralama talebinin kabulü gerektiği sonucunu doğurmayacağı, bir kısmı üzerinde tarımsal amaca hizmet etmeyen ve davacı tarafından inşa edilen yapılar bulunan taşınmazın davacıya kiralanması için idarenin yargı kararıyla zorlanamayacağı, aksine bir kabulün yukarıya metni alınan mevzuat hükümlerinin amacıyla çelişeceği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İzmir 4. İdare Mahkemesi'nin 01/07/2020 gün ve E:2019/857, K:2020/884 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 318,55-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 16,50-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.590,00-TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine, yatırılan posta gideri avanslarından artan miktarların mahkemesince aidiyetlerine göre yatıranlara iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrasına göre kesin olarak, 18/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)