(2577 S. K. m. 45, 49) (4207 S. K. m. 5) (5326 S. K. m. 16)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir İli, ….. adresinde faaliyet gösteren davacıya ait iş yerinde tütün ürünü tüketildiğinden bahisle iş yerinin 4207 sayılı Kanun'un 5/16. maddesi gereğince 10 gün süreyle kapatılmasına ilişkin 16.01.2019 tarih ve 2019/6 sayılı Buca Kaymakamlığı işleminin iptali istemiyle açılan davada; 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesinin ikinci ve on altıncı fıkraları uyarınca ve bu fıkralarda öngörülen sürelere uygun olarak süresiz değil, belirli bir süre için davacıya ait işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına ilişkin idari yaptırım kararının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, önce 13.2.2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra 24.5.2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle, 4207 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerle Kanun’un yeniden düzenlendiği ve bu haliyle, 4207 sayılı Kanun’da, “işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına” ilişkin karara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemenin yer almadığının anlaşıldığı, bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleri dikkate alınacağından, “işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına” ilişkin karara karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar verenİzmir4.İdare Mahkemesi'nin 09/07/2020 gün ve E:2020/42, K:2020/953 sayılı kararının; usul ve yasaya aykırı olduğu, görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğu yönünde bir çok emsal karar bulunduğu, Kabahatler Kanununda işyeri kapatmaya yönelik idari yaptırımların idari yargı mercilerinde dava konusu edileceğinin düzenlendiği ileri sürülerek, istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 2. fıkrasının göndermede bulunduğu aynı kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
İzmir 4. İdare Mahkemesi'nin 09/07/2020 gün ve E:2020/42, K:2020/953 sayılı kararının dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrasına göre kesin olarak, 13/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.(¤¤)